AİHM Başvuru

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Ceza Hukuku  > AİHM Başvuru

AİHM Başvuru

AİHM Başvuru ve Örnek Kararlar

AİHM Başvuru Ve Örnek Kararlar

AİHM Başvuru ve Örnek Kararlar | Her iki tarafın usulüne uygun şekilde imzaladığı ortak bir deklarasyon, 1 Aralık 2016 tarihinde Mahkemeye ulaşmıştır. Buna göre, başvuran, Hükümetin kendisine manevi tazminat olarak 15.000 avro (on beş bin avro), maddi tazminat olarak 6.875 Türk lirası (altı bin sekiz yüz yetmiş beş Türk lirası) ve masraf ve giderleri için 12.720 Türk lirası (on iki bin yedi yüz yirmi Türk lirası) ödemeyi taahhüt etmesi karşılığında,

Mahkeme önündeki başvurusunun kayıttan düşürülmesini kabul etmiştir. Taraflar, işbu ortak deklarasyon uyarınca, anılan ödeme ile davanın nihai çözüme kavuşturulacağını kabul etmiş olup; başvuran Abdurrahman Dilipak bu davada adil tazmin talebiyle Mahkemeye başvurma hakkından feragat etmiştir.

AİHM Başvuru Ve Örnek Kararlar 2

Mahkeme’nin içtihatlarına göre, başvuranın masraf ve giderlerini geri alabilmesi için, söz konusu masraf ve giderlerin fiilen ve gerekli olduğu için yapılmış olduğunun belgelenmesi ve makul miktarda olması gerekmektedir. Bu bağlamda, Mahkeme, zaman çizelgelerinin daha önce birçok davada destekleyici belge olarak kabul edilmiş olduğunu tekrarlamaktadır.

Somut davada, Mahkeme elindeki belgeleri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak, tüm başlıklar altındaki masrafları kapsayacak şekilde, başvurana 2.000 avro ödenmesinin uygun olduğu kanaatindedir.

AİHM Başvuru Ve Örnek Kararlar 3

Somut olayda, ihtilaf konusu ifadelerin niteliğini ve bu ifadelerin hangi amaçla yazıldığını değerlendirerek, Mahkeme, başvuran hakkında mahkûmiyet kararı vermek için ulusal makamlar tarafından ileri sürülen gerekçelerin, Sözleşme’nin 10. maddesinin 2. fıkrası anlamında “uygun ve yeterli” olarak değerlendirilebileceği konusunda ikna olmamıştır.

44. Bunun yanı sıra, Mahkeme, Hükümetin başvurana verilen cezanın – 406 TL(9) para cezasına dönüştürülen yedi günlük hapis cezası – ilgilinin ifade özgürlüğü hakkını kullanmasına yönelik orantılı bir müdahale teşkil ettiği yönündeki iddiasını dikkate almaktadır.

Bu bağlamda Mahkeme, söz konusu cezanın en hafif ceza olması halinde bile yine de ceza alanında bir ceza teşkil ettiğini ve her halükarda, bu durumun tek başına, başvuranın ifade özgürlüğü hakkına yapılan müdahaleyi haklı göstermek için yeterli olmayacağını hatırlatmaktadır.

Böylelikle, ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin bu özgürlüğün kullanılması konusunda caydırıcı bir etki yaratabileceğini ve bu durumun, para cezasının nispeten hafif niteliğinin ortadan kalkmasına yeterli olmayacağı bir risk oluşturduğunu birçok defa vurgulamıştır

'

2 Sorular

Avukata Soru Sor