Bağışlama Sözleşmesi Nedir, Örneği, Şekil Şartları

Bağışlama Sözleşmesi Nedir

Hukuki alanda bağışlama sözleşmeleri olarak bilinen anlaşmaların ismi sıklıkla duyuluyor olsa da bunların tam olarak neyi kapsadığı pek çok kişi tarafından bilinmemektedir. Öncelikle bağışlama sözleşmesinin ne olduğunun iyi bir şekilde anlaşılması ve niteliklerinin öğrenilmesi gerekmektedir. Bağışlama sözleşmeleri bağışlama eylemini gerçekleştirmiş olan kişi hayattayken tek taraflı bir şekilde mal varlığından tasarrufta bulunması halinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum sonucunda bağışlanan zenginleşirse bağışlama sözleşmelerinden söz etmek mümkün olabilmektedir. Türk Borçlar Kanunu içerisinde de açık bir şekilde tanımlanmış olan bağışlama sözleşmeleri karşılıksız bir şekilde kazandırmanın meydana gelmiş olduğu sözleşmeler olarak kayda geçmektedir. Buradan hareketle bağışlama sözleşmelerinin amacının bağışlananın zenginleşmesi ve bağışlayanın da sahip olduğu varlıkların bir kısmını kaybetmesi anlaşılabilmektedir.

Bağışlama Sözü Ne Anlama Gelir?

Bağışlama eylemi farklı niteliklere bağlı olarak çeşitli şekillerde yapılabilmektedir. Bunların başında bağışlama sözünü verme gelmektedir. Bağışlama sözü vermek doğrudan her iki taraf arasında malvarlığından bir kazandırmanın yapılacağının sözünü vermeyi kapsamaktadır.

Bağışlama sözü hukuk sistemi içinde bir taahhüt olarak işlem görmektedir. Burada bağışlama eylemini yapması beklenen kişinin mal varlığının bir kısmını bağışlanan geçireceğine dair söz verilmektedir. Bağışlayan bu durumda borç altına girmiş olduğu için söz konusu borcun bağışlama sebebi olarak değerlendirilmesi söz konusu olmaktadır. Bağışlama sözü verme ve bağışlama olmak üzere iki farklı işlemden oluşan bu süreç borçlandırma ve tasarruf eylemlerinin de gerçekleşmesine zemin hazırlamaktadır. Bağışlama sözü verme hallerinde şekle uygunluk önemli olmaktadır.

Elden Bağışlama Nedir?

Elden bağışlamanın gerçekleşmesi için bağışlayan kişinin bağışlanana doğrudan taşınır eşyasını teslim etmesi gerekli olmaktadır. Bu konuyla ilgili olarak Türk Borçlar Kanunu içinde açıkça bir tanım yapılarak bu işlemin tam olarak ne ifade ettiği de ortaya konmuştur. Elden bağışlamanın yapılması sadece taşınır veya taşınır niteliğe sahip olan eşyalar için mümkün olmaktadır. Bununla birlikte elden bağışlamanın tasarrufa dayalı bir işlem olmasından dolayı bir kazandırmanın da doğal olarak ortaya çıkması söz konusu olmaktadır. Elden bağışlamanın gerçekleşmesi malın teslim edilmesi bağışlanana verilmesi şekliyle gerçekleştiği için hukukta bu durum zilyetliğin geçirilmesi olarak adlandırılmaktadır. Taşınırların dışında kalan eşyalarda ise bu durumda alacakların temlik edilmesi ve hakların devredilmesi ile mümkün olmaktadır.

Taşınmazlar üzerinde elden bağışlama eyleminin yapılması mümkün değildir. Tasarruf işleminin yapılması taşınmazlar için tescil niteliği taşıdığı için ve bu özelliğinden dolayı hukuki bir gerekçe olmadan gerçekleşmesi mümkün olmayacağı için tapu sicillerine tescil işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Tapusu bulunmayan taşınmazlar taşınır olarak kabul edildiği için bu eşyalarla ilgili olarak elden bağışlama yapılabilmektedir.

Koşullu Bağışlama Nedir

Sözleşmelerin hukuk sistemi içinde geçerli olabilmesi ve hüküm ifade edebilmesi ancak beklentiler dahilinde söz konusu olan hem hükümlerin hem de sonuçların doğması ile mümkün olmaktadır. Sözleşmelerin kurulması için en temel şart olan bu özellik için tarafların sözleşmeye ekledikleri bazı maddelerden dolayı taraflar arasında bu şartın rahatlıkla sağlanabilmesi söz konusu olmaktadır. Burada sözleşmenin tarafların beyan etmiş oldukları iradeleri ile mutlaka uyum içinde olması gerekmektedir. Bu durumda aynı zamanda sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının da şartlarının gerçekleşmesi ile mümkün olmaktadır. Bu tür işlemlerin yapılması ile kurulmuş olan sözleşmelere koşullu sözleşmeler denilmektedir.

Bağışlayanın Ölümüne Bağlı Bağışlamalar

Bağışlama sözleşmelerinin kurulmasının ardından bağışlayan konumundan bulunan kişilerin ölümü gerçekleşebilir. Bu durumda olası ölüm hallerine karşı hüküm ve sonuçların ortaya çıkmasına ilişkin hükümlerin sözleşmeye eklenmesi de söz konusu olabilmektedir. Buradan bağışlayan kişinin mal varlığından başka bir kişiye kazandırma yapması istenmesine rağmen bu kazandırmanın saklı tutulması ve ölümünün gerçekleşmesi halinde de yürürlüğe girmesi kabul edilmektedir. Bağışlayanın ölüme bağlı olarak bağışlama sözleşmesine bir şart eklemesi hakkı kanunlarla koruma altına alınmıştır. Burada kişilerin ölüme bağlı olarak tasarrufta bulunduklarından hareket edilerek karar verilmektedir.

Bağışlayana Dönme Şartlı Bağışlamalar

Bağışlama sözleşmeleri bağışlayana dönme şartlı olarak da düzenlenebilmektedir. Bu tür sözleşmelerde mal varlığından bir kazandırma söz konusu olmakta ve bunun yanında kişilerin kendinden önce bağışlananın ölmesi halinde kazandırdığı şeylerin tekrar kendisine geri iade edilmesi hakkı saklı kalmaktadır. Bağışlama sözleşmelerinin her iki tarafı arasındaki ilişkiden ve güvenden kaynaklanan bu tür durumlarda bağışlananın mirasçılarının kazanımını engelleme gibi bir sorun ortaya çıktığından durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bağışlama Sözleşmesi Nedir, Örneği, Şekil Şartları

Bağışlama Sözleşmesi Nedir, Örneği, Şekil Şartları

Yüklemeli (Mükellefiyetli) Bağışlamalar

Tüm bağışlamalarda olduğu gibi yüklemeli bağışlamalarda da bağışlayan kişiler malvarlıklarından bir bağışlama ortaya koymakta ve bağışlanan kişilerin değer kazanmasını sağlamaktadır. Ancak diğer bağışlamalardan farklı olarak bu tür bağışlamalarda bağışlayan kişiler bağışlananın bir şartı yerine getirmesini talep edebilmektedir. Türk Borçlar Kanunu içinde açıkça düzenlenmiş olan bu durum sadece bir edimi değil aynı zamanda mükellefiyeti de ifade etmektedir. Bu noktada bağışlama eylemi kendi üzerine yapılmış olan kişilerin bu sorumluluğu üstlenip üstlenmediğini de ortaya koyması gerekmektedir.

Bağışlama Sözleşmelerinin Şartları

Bağışlama sözleşmelerinin kurulabilmesi için taraflar arasında bazı şartların ortaya konmuş olması gerekmektedir. Öncelikle bağışlayan kişinin kendi malvarlığından yapmış olduğu tasarruflar sonucunda fakirleşmesi ve kazandırma yaptığı bağışlananın da mutlaka zenginleşmesi gerekmektedir. Kazandırma işlemi yapılırken bağışlama sözleşmelerinin gündeme gelmesi için bu işlemin mutlaka bağışlama yolu ile yapılması da gerekli olmaktadır. Kişilerin iradeleri ile birlikte kurulmuş olan illiyet bağlarında kişilerin iradelerinin niteliğinden hareket edilerek dayanak oluşturulur. Burada nitelik bakımından bağışlama söz konusu oluyorsa bağışlama sözleşmelerinden söz edilmektedir. Bağışlama iradesinin ortaya konmadığı her durum aksi kanıtlanıncaya kadar sebepsiz zenginleşme durumunun yaşanması üzerinden işlem görülmesine sebep olmaktadır.

Bağışlama sözleşmeleri adından da anlaşılabileceği gibi hukuki sistem içerisinde sözleşme olarak kabul edilen metinler olmaktadır. Bu nedenle sözleşmede en az iki tarafın bulunması şartı mutlaka yerine getirilmiş olmalarıdır. Ayrıca tarafların kesin bir şekilde beyanlarını ve iradelerini de ortaya koyması gerekmektedir. Bir tarafın borçlanma diğer tarafın da kazanma eylemini gerçekleştirmesinden dolayı hukuki bir sürece dahil edilerek bu sözleşmeler hazırlanmaktadır.

Bağışlamada Ehliyet ve Tasarruf Yetkileri

Bağışlama işlemi kişilerin mal varlıklarından tasarruf etmelerinin sonucunda başka kişileri zenginleştirmeleri ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Bu durum hukuki bir işlem olarak değerlendirilmektedir. Mal varlıklarını ilgilendiren tasarruf eylemlerinin yapılması söz konusu olduğu için mutlaka bu işlemin ehliyet sahibi kişiler tarafından yapılması gerekli olmaktadır. Kişilerin velilerinin ya da vasilerinin bulunması bunun önünde bir engel olmamaktadır. Mutlaka kişinin kendisi tarafından işlemin yapılması gerekmektedir.

Bağışlamayı yapan kişilerde olduğu gibi bağışlamayı kabul eden kişilerde bazı şartlar aranmaktadır. Burada kişilerin ayırt etme gücüne sahip olduklarına dikkat edilmekte ve tam ehliyetli olmasına özen gösterilmemektedir. Son olarak tasarruf etkisini kullanmak isteyen bağışlayan tarafı bu işlemi ancak mahkeme kararları ve mal rejimini içeren miras hukukunun kuralları gereğinde dilediği gibi yapabilmektedir.