Beraat Eden Sanığın Tazminat Hakkı

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Tazminat Hukuku  > Beraat Eden Sanığın Tazminat Hakkı

Beraat Eden Sanığın Tazminat Hakkı

Beraat Eden Sanığın Tazminat Hakkı

Beraat Eden Sanığın Tazminat Hakkı

Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.

Beraat Kararı ile Tazminat Talebi

Tük hukuk sistemi tüm koşullarda, vatandaşların haklarının korunabilmesini merkezine alan bir sistem içerisinde yürütülür. Bu kapsamda beraat eden sanığın tazminat talebinde bulunması halinde Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) bu duruma yönelik olarak çeşitli düzenlemelerde de bulunmuştur.

Söz konusu CMK kapsamındaki düzenlemeler ile kimlerin tazminat talebinde bulunabileceği, hangi şartların mevcut olduğu ve nasıl talep edilebileceği gibi konulara ilişkin olarak, tüm ayrıntılar belirlenmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 141. Maddesi çerçevesinde düzenlenen beraat eden sanığın tazminat talebinde bulunma koşulları ise;*Kanunda yer alan şartlar haricinde yakalanan, tutuklanan ya da tutukluluğunun devamı kararı alınan.

*Kanuni haklarına saygı gösterilmeden ya da belirtilen haklarından faydalanma imkanı verilmeden tutuklanan,

*Kanuni yönden uygun biçimde tutuklanmasına karşın ideal sürede yargılama mercii karşısına çıkartılmayan ve bu sürede hakkındaki hükmü verilmeyen,

*Gözaltı ve tutukluluk sürecinde, hükümlülük sürelerinden fazla olan ya da işlediği suça göre kanunda belirtilen cezanın sadece para cezası olması sebebi ile zorunlu olarak bu cezayı alan,

*Yakalama ya da tutuklama sebepleri ve hakkındaki suçlama kendisine yazılı açıklanmayan,

*Yakalanmaları ya da tutuklanmalarına ilişkin yakınlarına haber verilmeyen,

*Yakalama kararının ‘ölçüsüz’ biçimde uygulanması,

*Eşyaları ve diğer mal varlıkları için uygun tedbirler söz konusu olmadan el konulan,

Kişiler devletten tazminat talebinde bulunabilme hakkına sahip olabilmektedir.

Beraat Eden Sanığın Tazminatı Başvurusu Nasıl Yapılır?

CMK 142. Maddesi çerçevesinde karar ya da hükümlerin kesinleştiği bilgisinin kendisine tebliği ile başlayan 3 aylık süreçte ve her durumda karar ya da hükümlerin kesinleşme tarihi ile birlikte başlayan 1 yıllık sürede tazminat talebi gerçekleştirilebilir.

Tazminat talebi, zarar gören kişinin ikamet ettiği noktadaki Ağır Ceza Mahkemesi’ nde ve yoksa en yakın Ağır Ceza Mahkemesi’ nde talep görülür.

Tazminat talebi gerçekleştiren kişinin dilekçesinde açık kimlik ve adresini, zarara yol açan işlemi ve zararın niceliği gibi bilgileri belirtmesi gerekir. Dilekçede yeterli bilgi bulunmaması halinde mahkeme tarafından eksikliğin tamamlanmasına 1 aylık müddet verilir.

Aksi halde reddine karar verir. Tazminat talebinin ve kanıtların incelenmesinde ve Tazminat Hukuku’ nun genel şartlarına uygun olarak uygulanacak tazminat oranının tespit edilmesi mahkeme gerekli görmesi durumunda geniş yelpazede değerlendirmelerde bulunma veya hakimler aracılığı ile bulundurma imkanına sahiptir.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından söz konusu tazminat talebine ilişkin kararını duruşmalı şekilde vermektedir. Tazminat talebinde bulunan ile Hazine Temsilcisi, açıklamalı çağrı kağıdı tebliğine karşın gelmemeleri durumunda ise mahkeme tarafından karar bu kişi ya da tarafların yokluğunda verilmektedir.

Söz konusu mahkeme kararına yönelik olarak tazminat talebinde bulunan, Cumhuriyet Savcısı ve Hazine Temsilcisi, istinaf yöntemine başvuru gerçekleştirebilir. Bu durumda inceleme öncelikli olarak ve en hızlı şekilde gerçekleştirilmektedir.

Beraat Eden Sanığın Tazminat Hakkında Örnek Kararlar

1. Hakkında şikayet ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile yapılan suç duyurusuna dayalı olarak gerçekleştirilen soruşturma sonucunda kamu davası açılmış ve davacı delil yetersizliği nedeniyle beraat etmiştir.

Bazı delil ve emarelere dayalı olarak gerçekleşen bir şikayet ya da açılan ceza davası sonunda verilen beraat kararı, soyut olarak o şikayet veya davanın hukuka aykırı olduğunun delili sayılamaz.

Somut olayda, davalı L. O. un yalan tanıklık yaptığı yönünde kurulmuş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı gibi, davacının hakkında açılan ceza davasından beraat etmiş olması da tek başına anayasal bir hak o an şikayet hakkının ve hak arama özgürlüğünün kötüye kullanıldığının delili olamayacağından,

Davalı. M.E. K. hakkında açılan davanın da reddine karar verilmesi gerekirken kanunun olaya uygulanmasında hata edilmek suretiyle adı geçen davalı yönünden şikayet hakkının hukuka aykırı olarak kullanıldığı ve davacı yararına manevi tazminatödetilmesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldığından,

İlk derece mahkemesi kararının HMK’nın maddesi uyarınca kaldırılması ve davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davalı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜNE karar verilmiştir.

1Yorum