Atla

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi


Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi

Davacı birleşen davalı (kadın) vekili, erkek eşin müvekkiline sinkaflı küfürler ettiğini ve şiddet uyguladığını, müvekkilinin ailesi ile görüşmelerine sınır getirdiğini, sürekli 'İstanbul'a giderim, seni erkek sevdi diye iftira atarım' seklinde tehditvari ifadeler kullandığını, müvekkilinin dışarı dahi çıkmasına izin vermediğini, en son ceza dosyasına konu şiddet olayından sonra tarafların ayrı yaşamaya başladığını,

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi Davacı Kadının Tazminat ve Nafaka Talepleri

Bu süreçte davalı birleşen davacının müvekkilini arayıp sormadığını, maddi açıdan da yardımda bulunmadığını ileri sürerek, tarafların boşanmalarına, müvekkili için 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi Davalı Erkeğin Tazminat Talepleri

Davalı birleşen davacı (erkek) vekili, kadın eşin evlilik süresince müvekkili ve evin ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, sürekli annesine gittiğini, anne ve babasının sözleriyle hareket ettiğini, ailesinin de müvekkiline "koministin oğlu, şerefsiz" diye hakaret ettiğini, ceza dosyasına konu olayın kadının sinirle mutfağa giderek ekmek bıçağı alması, müvekkilinin korkuyla kapıyı kapatması,

Kadının da bıçak ile kapının camını kırarak kendisini ve müvekkilini yaralaması sonucu gerçekleştiğini, ayrıca kadın eş ve ailesinin müvekkilinin yaşadığı ablasının evine gelerek küfür ve hakaret ettiğini, tehditlerde bulunduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddi ile, birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, müvekkili için 25.000.00 TL maddi, 25.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

aile büyüklerinin evliliğe müdahalesi

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi Yerel Mahkemenin Kararı

Yerel mahkemece, eşlerin birbirlerine uyum sağlayamadıkları, çıkan tartışmalar sonunda birbirlerine şiddet uyguladıkları ve ayrıldıkları, olayların gelişimi nazara alındığında tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki tarafça açılan boşanma davasının kabulüne,

Davacı birleşen davalı (kadın) yararına 250,00 TL tedbir ve 250,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri ise reddedilmiştir.

Boşanma Davası - Eşin Ailesinin Evliliğe Müdahalesi Yargıtay Kararı

BOŞANMA DAVASI - KADININ AİLESİNİN EVLİLİĞE MÜDAHALESİNE SESSİZ KALDIĞI EŞİNDEN MADDİ GÜCÜNÜN ÜSTÜNDE İSTEKLERDE BULUNDUĞU.

ERKEĞİN DE KUSURU BULUNMAKLA BİRLİKTE KADIN EŞİN DAHA FAZLA KUSURLU OLDUĞU. DİRENME KARARININ BOZULDUĞU

 

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladığı, bu sebeple Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.06.2011 gün, 2011/98 E., 2011/572 K. sayılı kararı ile yargılandıkları ve her ikisinin de cezalandırılmasına karar verilerek, kararın kesinleştiği sabittir.

boşanma

Özel Daire ve mahkeme arasında taraflar arasında gerçekleşen karşılıklı şiddet olayının subütu noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak bu olayın akabinde tarafların fiilen ayrı yaşadığı sırada davacı birleşen davalı kadının babası ve iki kardeşiyle birlikte yolda karşılaştıkları ve eşinin ablası olan ....'ün üzerine yürüyerek ağır sözlerle hakaret ettikleri, bu olaydan iki gün sonra da davacı birleşen davalı kadın ve ailesinin, erkek eşin ablasının evine giderek ablasına hakaret ve tehditte bulundukları,

Bu eylemler nedeniyle yargılandıkları ve ceza aldıkları da anlaşılmaktadır. Tanık beyanlarında davacı birleşen davalı kadının, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı, eşinden maddi gücünün üstünde isteklerde bulunduğu da ifade edilmiştir. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davalı birleşen davacı erkeğin de kusuru bulunmakla birlikte kadın eşin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.

Hâl böyleyken, boşanmaya yol açan olaylarda ağır kusurlu olan davacı birleşen davalı (kadın) yararına TMK'nın 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği gibi, davalı birleşen davacı erkeğin de TMK'nın 174.maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca maddeleri uyarınca talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünde direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BOŞANMA DAVASI - KADININ AİLESİNİN EVLİLİĞE MÜDAHALESİNE SESSİZ KALDIĞI EŞİNDEN MADDİ GÜCÜNÜN ÜSTÜNDE İSTEKLERDE BULUNDUĞU - ERKEĞİN DE KUSURU BULUNMAKLA BİRLİKTE KADIN EŞİN DAHA FAZLA KUSURLU OLDUĞU - DİRENME KARARININ BOZULDUĞU

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de toplanan delillerden davalı- davacı kocanın eşine şiddet uyguladığı, davacı-davalı kadının ise eşine şiddet uyguladığı, ailesinin evliliğe müdahale etmesine sessiz kaldığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinden ekonomik gücünün üstünde taleplerde bulunduğu, eşinin ablasını tehdit edip vurmaya teşebbüs ettiği anlaşılmıştır. Gerçekleşen bu duruma göre, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan olaylarda, davacı-davalı kadının daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur tespitine bağlı olarak davalı- davacı kocanın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi ve davacı- davalı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir...."

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

ÖZET: Somut olayda tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladığı, bu sebeple yargılandıkları ve her ikisinin de cezalandırılmasına karar verilerek, kararın kesinleştiği sabittir. Özel Daire ve mahkeme arasında taraflar arasında gerçekleşen karşılıklı şiddet olayının sübutu noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Ancak bu olayın akabinde tarafların fiilen ayrı yaşadığı sırada davacı birleşen davalı kadının babası ve iki kardeşiyle birlikte yolda karşılaştıkları ve eşinin ablası olan Hatice Karagöz'ün üzerine yürüyerek ağır sözlerle hakaret ettikleri, bu olaydan iki gün sonra da davacı birleşen davalı kadın ve ailesinin, erkek eşin ablasının evine giderek ablasına hakaret ve tehditte bulundukları, bu eylemler nedeniyle yargılandıkları ve ceza aldıkları da anlaşılmaktadır.

Tanık beyanlarında davacı birleşen davalı kadının, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı, eşinden maddi gücünün üstünde isteklerde bulunduğu da ifade edilmiştir. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davalı birleşen davacı erkeğin de kusuru bulunmakla birlikte kadın eşin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak