Atla

Boşanmada Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim


Boşanmada Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim

Boşanmada Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim

Boşanma Davasında Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim

Günümüzde 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde evlilik birliğinin sürdürülebilirliğinin olanaksız olduğu hallerde kişiler tarafından boşanma davası açılabilir.

Bu davalarda maddi tazminat talepleri de mahkemeye kişi tarafından verilebilirken boşanma davası içerisinde maddi tazminata hüküm verilebilmesi için bu doğrultuda bir talebin olması gerekliliği bulunur.

Söz konusu talebin boşanma davası açılması için hazırlanan boşanma davası dilekçesi ile beraber verilmesi gerekirken, boşanma davası dilekçesi içerisinde yer verilmemiş olması halinde ise boşanma davası sonuçlanmadan önce yazılı veya sözlü olarak veya boşanma davası ardından ilave bir dava şeklinde talep edilebilmesi mümkündür.

Bu uygulama, maddi tazminatın ferisi olan faizleri içinde geçerlilik teşkil etmektedir.

Boşanma davalarının ilavesi biçiminde bulunmayan maddi tazminat davalarında görevli olan mahkeme genel hükümler kapsamında belirlenir.

Yargıtay tarafından misal olarak evlilik birliği içerisinde eşinin çalışmasına izin vermemesi sebebi ile boşanma davası sonucunda yoksun kalınan kazanç nedeni ile açılması hakkı bulunan veya 3. kişi için maddi ve manevi tazminat davasının Aile Mahkemesi yerine Genel Mahkemeler’ de görülmesini belirlemiştir.


Boşanma Davasında Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim

Boşanma Davasında Ne Kadar Tazminat Öderim

 

Eşin, evliliğinin oluşturduğu güven ile üniversite eğitimini yarıda kesmesi 174/1 kapsamı dahilinde boşanma davası dolayısı ile var olan ya da olası menfaatler kapsamı içerisinde görülmez.

Boşanma Davası Tazminatı Ne Kadar Olur?

Boşanma davalarında söz konusu olan tazminat miktarının ne kadar olacağı ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 99. Maddesi çerçevesinde mutlak suret ile ülke para birimi üzerinden talep edilmesi gerekir ve döviz olarak talep edilmesi mümkün olmaz.

Bu kapsamda ayrıca boşanma davası içerisinde kişi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarının toplu olarak talep edilmesi durumunda talepte bulunulan tazminat miktarının ne kadarlık kısmının maddi tazminat, ne kadarlık kısmının manevi tazminat olduğunun açıklanması istenir.

Türk Medeni Kanunu’ nun 174. Maddesinin 1. Fıkrasında düzenlenmiş olan maddi tazminatın boşanma davasının fer’ isi niteliği taşır.

Evlilik birliğinin boşanma eylemi haricinde olan bir neden dolayısı ile sona erdirilmesi halinde ise bu madde hükmü kapsamında maddi tazminat hükmünün verilmesi söz konusu olamaz.

Boşanma Davasında Ne Kadar Tazminat Alırım

Boşanma davalarında maddi tazminat talebinin boşanma davasının fer’ isi niteliğinde bulunuyor olması sebebi ile boşanma davasına yönelik mahkeme tarafından ret kararının alınması halinde ayrıca olarak maddi tazminat talebine de bir karar verilmesine gerek olmadan reddi uygulanır.

Ancak boşanma davası çerçevesinde mahkeme tarafından boşanma kararı alınması durumunda maddi tazminat talebi ile ilgili olarak mahkeme tarafından olumlu ya da olumsuz olacak şekilde mutlak suret ile bir karar alınması gerekliliği bulunur.

 

Boşanma davası içerisinde mahkeme tarafından maddi tazminat ödemesi hükmü verilebilmesi için davalı tarafın kusurlu olması ya da davacı tarafa göre daha fazla kusurlu olması gerekir.

Eğer davalı taraf boşanma davasına kendi kusurları dolayısı ile neden olmamış ise davalı aleyhine maddi tazminat ödemesi hükmü mahkeme tarafından alınmaz.

Boşanma Davasında Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim Hakkında Örnek Kararlar

Boşanma Davasında Ne Kadar Tazminat Alırım Öderim konusunun daha anlaşılır olması sebebiyle örnek kararları okumanızı tavsiye ederiz.

Boşanma davasında tarafların 4 yıldır evli olduklarını, evliliğin başından beri eşinin ekonomik şiddetine maruz kaldığını, davalının çalışmayıp işten ayrıldığını, ancak müsrif davranışlarının devam ettiğini, müvekkiline her seferinde ben asortik bir insanım beni aldıysan bunları yapmak zorundasın dediğini,

İlk evliliğinden olan T..’yı müşterek konutta onlarla birlikte yaşadığını, davalının ilk zamanlar ilgilendiğini ancak daha sonra ilgilenmediğini, davalının müşterek konutu haber vermeyerek terk ederek 3 ay ayrı yaşadığını daha sonra barıştığını, davalı hamile olduktan sonra "artık elimden çekeceğin var, geçen seferki gibi olmayacak" dediğini,

Müvekkilinin her zaman  eşinin kusurlu davranışlara göz yumduğunu, ancak artık dayanılmayacak hal aldığını, tarafların boşanmalarına karar verilmesini, ayrıca müvekkili için 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Bir başka aldatmalı boşanmada tazminat alınması ve ödenmesi hakkında krtiterlerin anlatıldığı durumda şiöyledir, aldatılan kişinin, aldatılma nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini sadakat yükümlüsü olan eşinden talep edebileceği hususunda TMK. m. 185, 174/2 hükümleri karşısında hukuken herhangi bir tartışma yoktur.

Çünkü, eşler arasında evlenme ile oluşan sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır.  Evlilik, nikah akdi ile kurulur ve evlenme sonucunda karı koca olan tarafların birbirlerine karşı bir takım hak ve yükümlülükleri doğar.

Sadakat yükümlülüğü de bunlardan biridir. Evlilik birliği gereğince eşin, diğer eşten, kendisine sadık kalmasını isteme hakkı, duygusal ve cinsel bakımdan bilimlerine bağlı bulunmayı ve aldatmamayı kapsar Bu hak, sözleşmeden doğan nispi nitelikte haktır.

Buna karşın, aldatmaya katılan üçüncü kişiden manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı hususu tartışmalıdır.

Nitekim Yargıtay da daha önceki içtihatlarında üçüncü kişinin tazminattan sorumlu olacağını kabul etmişken; son zamanlardaki içtihatlarında aksi yönde kararlar vermeye başlamıştır.

Aldatılan eşin, üçüncü kişiden tazminat isteminde bulunabilmesi için istinat edebileceği birden fazla hukuki sebep bulunduğundun bunların tek tek irdelenmesinde fayda vardır.

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir" hükmü dikkate alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı karşı davacının kusurunun bulunmadığı, 

Boşanma nedeniyle en azından davacı karşı davalı kocasının maddi desteğinden yoksun kalacağı anlaşılmakla tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, davacı karşı davalının kusurunun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davalı karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmesi.

TMK 174/2. Maddesinde "Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir" hükmü mevcuttur.

Davacı karşı davalı kocanın evlilik birliğinin kendisine yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirmediği, davalı karşı davacıya fiziki şiddet uyguladığı, bu durumun davalı karşı davacı kadının kişilik haklarını zedelediği, 

Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda; davalı karşı davacının kusurunun bulunmadığı, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, davacı karşı davalının kusurunun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak,

Uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, fiilen anne yanında yaşayan müşterek çocuğun yaşı ve mevcut durumunun korunmasının çocuğun menfaatine olacağı.

Velayetinin takdiren davalı karşı davacı anneye verilmesine ve tarafların tespit olunan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak müşterek çocuk yararına harcanmak üzere uygun miktarda iştirak nafakasına ve davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kocanın davasının reddine,

Kadının davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin annesine verilerek, babası ile arasında kişisel ilişki kurulmasına,

Kadın yararına 300 TL tedbir ve yoksulluk; çocuk yararına 250 TL tedbir ve iştirak nafakasına, 5.000 TL maddi. 5.000 TL. manevi tazminatın kocadan alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran,

Hükmolunan tazminatlar ölçülülük ilkesine uygun değildir. Hakkaniyet ilkesi nazara alınarak, daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların ayrılığına sebebiyet veren son olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, davacı kadının da eşini tehdit ettiği,

Mahkemece kadına kusur olarak yüklenen eve geç gelme eyleminin de davalı erkeğin cevap dilekçesinde de belirttiği ve diğer delillerden de anlaşıldığı üzere, kadının yoğun olarak çalışmasından kaynaklandığı, kadının elinde olmayan bu durumun kadına kusur olarak isnat edilemeyeceği,

Ayrıca davalı tanıklarının bir kısmı tarafından kadının erkeğe süregelen hakaretlerine ilişkin beyanlarının erkek tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulüne uygun olarak dayanılmadığı, usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen vakıaların da karşı tarafa kusur olarak yüklenemeyeceği gibi hakarete ilişkin bir kısım davalı tanıklarının anlatımlarının da inandırıcı olmaktan uzak, sebep ve saiki olmayan izahlardan ibaret olduğu,

Mahkemenin de kabul ettiği üzere davacı kadına fiziksel şiddet uygulayan davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına nazaran yine de daha ziyade kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir.

İlk boşanma davasını açarak, fiili ayrılığa neden olan boşanmaya sebebi yaratan kadın, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere tam kusurludur.

Erkek yararına maddi tazminat koşulları oluşmuştur. Hal böyle iken erkeğin maddi tazminat talebinin reddi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda kadın yararına maddi tazminat koşulları oluşmuştur. Kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kadın lehine uygun miktarda maddi tazminata karar verilmesi gerekirken, bu talebin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

Affedilen en azından hoşgörü ile karşılanan eylem erkeğe kusur olarak yüklenemez. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyleyken erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir.

Ancak ilk inceleme sırasında bu hususun gözden kaçtığı anlaşılmakla, davalı erkeğin kusur belirlemesi ve davacı kadın lehine takdir edilen tazminatlara yönelik karar düzeltme talebinin kabulü gerekir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak