Ceza Hukuku Davaları

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Ceza Hukuku  > Ceza Hukuku Davaları

Ceza Hukuku Davaları

Ceza Hukuku Davaları

Ceza Hukuku Davaları

1.Bileşik Suç İki ayrı suçtan meydana gelen suç tipidir. Suçlardan bir, diğerinin unsurunu ya da ağırlaştırıcı sebebini oluşturur. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.

2.Zincirleme Suç Bu suçlarda temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.

Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve yağma suçlarında zincirleme suç hükmü uygulanmaz.

3.Fikri İçtima Bir fiil ile kanunun çeşitli maddelerinin ihlalidir. Kasıtta ve fiilde birlik olduğu için kanunun birden fazla hükümlerinin ihlali “tek suç” sayılmıştır.

İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.

CMK’daki TANIMLAR

Ceza Mahkemesi Kanunu’nun uygulanmasındaki tanımlar 2.maddede belirtilmiştir. Buna göre:

Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza mahkemesinde savunmasını yapan avukatı,

Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,

Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,

Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,

İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,

Sorgu: Şüpheli veya sanığın hakim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,

Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi.

Ceza Hukuku Davaları – İstinaf Kararları

CEZA HUKUKU – BASİT KASTEN YARALAMA SUÇU. SANIĞIN ÜZERİNE ATILI BASİT KASTEN YARALAMA SUÇUNUN TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLARDAN OLDUĞU.

MAĞDURUN DURUŞMADAKİ BEYANINDA SANIK HAKKINDA ŞİKAYETÇİ OLMADIĞINI BİLDİRMESİ VE ŞİKAYETTEN VAZGEÇMEDEN VAZGEÇMENİN MÜMKÜN OLMADIĞI.

SANIK HAKKINDA AÇILAN KAMU DAVASININ ŞİKAYET YOKLUĞU NEDENİ İLE KARAR VERİLMESİNDE ZORUNLULUK BULUNDUĞU

ÖZET: Sanığın üzerine atılı basit kasten yaralama suçunun takibi şikayete bağlı suçlardan olması, mağdurun 07/09/2016 tarihli duruşmadaki beyanında sanık hakkında şikayetçi olmadığını bildirmesi ve şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında,

… tarihli celsedeki şikayetçi olduğuna dair beyanlarının da sonuca etkili olmadığı gözetilerek sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeni ile TCK’nun 73. ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu nazara alınmaksızın, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Ceza Hukuku Davaları | Sıkça Sorulan Sorular

CEZA HUKUKU - DEFTER VE BELGELERİ İBRAZ ETMEME - SANIK HAKKINDA DEFTER VE BELGELERİ İBRAZ ETMEMEK SURETİYLE VERGİ USUL KANUNUNA AYKIRILIK SUÇUNDAN KAMU DAVASI AÇILMIŞ İSE DE ATILI SUÇUN UNSURLARI OLUŞMADIĞI - SANIĞIN BERAATİNE İLİŞKİN HÜKÜM KURULDUĞU

ÖZET: Sanığa atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aykırılık suçunun unsurları oluşmadığından, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2016 tarih, 2016/575 Esas, 2016/746 Karar sayılı hükmünün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına.

Her ne kadar sanık hakkında defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle Vergi Usul Kanununa aykırılık suçundan kamu davası açılmış ise de, atılı suçun unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraatine, ilişkin hüküm kurulmuştur.

CEZA HUKUKU- TEFECİLİK YAPMAK SUÇU - HUKUKA AYKIRI YÖNTEMLE ELDE EDİLEN DELİLİN HÜKME ESAS ALINMAMASI HÜKMÜN MEVCUT DİĞER DELİLLERE DAYANMASI GEREKTİĞİ

ÖZET: Müşteki M.’un, sanığın, işyerine oğlu ile giderek, aralarında geçen konuşmaları kaydetmesi ve bu kaydın mahkemece mahkumiyete esas delil olarak kabul edilmesinde,

Borç ilişkisi ile ilgili konuşmaların, özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bulunmadığı kabul edilebilir ise de, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve alınan beyanlara göre; müşteki M. müştekinin oğlu ve sanık arasında gerçekleşen iletişimin, başkaları tarafından ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek aleni olmayan “söyleşi” nitelinde olması, işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç (örneğin; cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bulunmadığı halde,

Kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak amacıyla da hareket edilmemesi karşısın da, hukuka aykırı yöntemle elde edilen bu delilin hükme esas alınmaması, 5271 sayılı kanunun ilgili maddesine aykırı olarak hükmün mevcut diğer delillere dayanması gerekirken, hükme esas alınması, nedeniyle hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KAMU GÖREVLİSİNE HAKARET VE GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇLARI - SUÇLARIN UZLAŞMA KAPSAMINA ALINDIĞI - UZLAŞTIRMA İŞLEMLERİNİN YERİNE GETİRİLMESİ İÇİN DOSYASININ UZLAŞTIRMA BÜROSUNA TEVDİİ EDİLMESİ - LEHE OLAN KANUN UYGULANIP İNFAZ OLUNMASI GEREKTİĞİ

ÖZET: 6763 sayılı Kanun İle ile değişik 5271 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun Kamu Görevlisine Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçlarının uzlaşma kapsamına alınması ve 6763 sayılı Kanunun ile değişik 5271 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca,

“Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin ilgili maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir” şeklindeki düzenleme ile,

5237 sayılı kanunun ilgili maddesindeki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü karşısında yasaya aykırı, hükmün bozulmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Sorry, the comment form is closed at this time.