Ceza Hukuku Yargıtay Kararları | Ankara Avukat

Ankara Avukat

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları Ne İşe Yarar? Ceza davalarında verilen Yargıtay kararları diğer davaları doğrudan etkileme ihtimali bulunan emsal kararlardandır. Dava dosyasının suç türüne ve hapis cezasının miktarına göre ceza hukuku ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz yargı yoluna başvurarak karara itiraz edilebilir.

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

İlk derece mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye ceza mahkemesi veya ağır ceza mahkemesi kararlarına itiraz edilmemesi halinde karar kesinleşeceğinden ceza hukuku avukatlarından hukuki destek alarak bu itirazın yapılmasında fayda vardır.

Ceza davalarında verilen cezalar olumsuz olsa bile ilk derece mahkemesi kararına itiraz halinde kararlar bozulabileceği gibi yeniden yargılama sonucunda daha olumlu ve etkili sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu sebeple dosyaya itirazlar profesyonel avukatlık büroları aracılığıyla takip ettirilmelidir.

Yargıtay’da Kesinleşen Ceza Davalarına İtiraz Edilebilir Mi?

Yargıtay temyiz aşamasında kesinleşen ceza hukuku Yargıtay kararları hakkında bu kararlara itiraz edilip edilemeyeceği konusu oldukça önemlidir. Çünkü Yargıtay kararının kesinleşmesinden itibaren ceza infaz edilmeye başlanmakta ve hapis cezası özgürlüğü kısıtlayıcı bir ceza olduğundan kişinin özgürlüğü engellenmektedir.

Yargıtay temyiz aşamasında ceza davası kararları ilgili dairede kesinleşse bile bu karara itiraz mümkündür. Fakat itiraz kararı veren Yargıtay dairesine değil Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı’na yapılmaktadır. Cumhuriyet savcıya ya re ’sen ya da istem üzerine ilgili dairede kesinleşen kararın tekrar görüşülmesini talep edebilir.

Bu durumda kararı veren daire ceza dosyasını yeniden görüşüp değerlendirmek zorundadır. Kararda dairenin diretmesi halinde ceza dosyası Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilerek Yargıtay Cumhuriyet Savcısı’nın yaptığı itiraz incelenir ve itiraz yerinde bulunursa kesinleşmiş karar bozulabilir.

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları Nasıl Bulunur?

Ceza hukuku kararları kişilerin özgürlüğüne mal olan hapis cezalarının verildiği bir alan olması bakımından buradan çıkacak kararlarda oldukça önemli hale gelmektedir. Yargıtay kararlarına dair daha önce verilmiş kararlar bulunabileceği gibi dosyanıza emsal teşkil edecek aramalar ile ilk derece mahkemesi kararlarının kesinleşip kesinleşmeme ihtimali hakkında bu kararlara bakılarak bilgi sahibi olunabilir.

Yargıtay kararları nasıl bulunur konusunda Yargıtay Başkanlığı resmi internet sitesi oldukça verimlidir. Site ana sayfası üzerinde bulunan karar arama ekranı ile 4 milyondan fazla emsal karara ulaşılabileceği gibi aranılan konu ile ilgili daha önce verilmiş kararlar anahtar kelimeler kullanarak ya da aranacak dosyaya ait esas no, karar no, esas yılı, karar yılı gibi bilgiler girilerek bulunabilmektedir.   

Yargıtay’da Verilen Kararlar Ne Zaman Emsal Niteliği Taşır?

Ceza davası dosyası suçun niteliği ve cezanın miktarına göre ilk derece mahkemesi kararına itiraz edilmesi halinde istinaf ve Yargıtay aşamalarıyla temyiz edilmektedir. 5 yılın altındaki hapis cezası verilen suçlarda istinaf mahkemesine itiraz edilmesi halinde istinaf mahkemesi dosyayı inceleyerek kararın kesinleşmesini sağlamakta 5 yıl ve üzeri hapis cezasını gerektiren suçlarda ise önce istinaf mahkemeleri sonra Yargıtay ceza daireleri ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu denetlemektedir.

İstinaf ve Yargıtay kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar veren asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerini bağlayıp bağlamadığı merak konusudur. Ceza dairelerince verilen ve kesinleşen kararlar bağlayıcı olmamakla birlikte içtihadı birleştirme kararları tüm mahkemeler için bağlayıcıdır. Bu durumda içtihadı birleştirme kararı nedir sorusu önem kazanmaktadır.

İçtihadı birleştirme kararları bir konu üzerinde yargıda karar birlikteliğinin sağlanması için üzerinde ihtilafa düşülen konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun diğer mahkemeleri bağlayıcı şekilde karar açıklamasıdır.

Bu karar açıklama Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı ile Yargıtay ceza daireleri arasında uyuşmazlık olması durumunda gerçekleşebileceği gibi ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu cezada direnmesi üzerine de olabilmektedir.

Makalede Ceza Hukuku Yargıtay Kararları Konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Ceza Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları

SUÇ UYDURMA SUÇU – TEKERRÜR ESAS ALINAN MAHKUMİYETE KONU SUÇUN UZLAŞMA KAPSAMINA ALINDIĞI – UYARLAMA YARGILAMASI YAPILMASI GEREKTİĞİ.

SANIK HAKKINDA TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANIP UYGULANMAYACAĞININ BELİRLENMESİ GEREĞİNİN GÖZETİLMEMESİ .

ÖZET: Sanığa ait adli sicil kaydında yazılı olan ve tekerrür esas alınan …….Asliye Ceza Mahkemesince verilen …kesinleşme tarihli …esas, …karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı kanunun ilgili maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu,

5271 sayılı kanının ilgili maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MARKA HAKKINA TECAVÜZ SUÇU – SUÇUN UZLAŞMA KAPSAMINA ALINDIĞI – LEHE OLAN KANUNUN UYGULANIP İNFAZ OLUNMASI GEREKTİĞİ.

ÖNCEKİ VE SONRAKİ KANUNLAR YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME YAPILMAMASININ İSABETSİZ OLDUĞU

ÖZET: Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca, “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresinin madde metninden çıkartılması nedeniyle istinaf incelemesine konu suçun uzlaşma kapsamına alınması, 6763 sayılı kanunun yürürlük tarihi olan ….tarihinden önce atılı suçun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle tarafların uzlaşma kapsamındaki olumlu veya olumsuz beyanlarının hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olmaması ve aynı Kanunun ile değişik 5271 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca,

“Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin ilgili maddede belirtilen esas ve usule göre, yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir” şeklindeki düzenleme ile,

5237 sayılı kanunun ilgili maddesindeki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek,

5271 sayılı kanunun 6763 sayılı kanun ile değişik ilgili maddeleri uyarınca uzlaştırma usulüne göre işlem yapılmaması, hüküm gerekçesinde de önceki ve sonraki kanunlar yönünden değerlendirme yapılmaması nedeniyle hükmün bu hususta gerekçesiz olması nedeniyle hükmün bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

TEHDİT SUÇU – MÜEYYİDE OLARAK HAPİS VEYA ADLİ PARA CEZASININ SEÇENEKLİ OLARAK ÖN GÖRÜLDÜĞÜ.

KARARDA HANGİ NEDENLE HAPİS CEZASININ TERCİH EDİLDİĞİ HUSUSUNDA BİR GEREKÇE BULUNMADIĞI.

ÖZET: Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. Bu bağlamda 5237 sayılı kanunun ilgili maddesi gereği müeyyide olarak hapis veya adli para cezası seçenekli olarak ön görülmüş olup kararda hangi nedenle hapis cezasının tercih edildiği hususunda bir gerekçe bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Ceza Hukuku Yargıtay Kararları | Sıkça Sorulan Sorular

CEBİR TEHDİT VEYA HİLE KULLANARAK KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN GECE VAKTİ BİRLİKTE YAĞMA SUÇLARI.

MÜŞTEKİNİN EYLEMİN MEYDANA GELİŞ BİÇİMİ İLE İLGİLİ OLARAK FARKLI BEYANLARININ BULUNMASINA RAĞMEN BEYANLARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMEDİĞİ.

ÖZET: Müşteki H. U. S.’nın eylemin meydana geliş biçimi ile ilgili olarak farklı beyanlarının bulunmasına rağmen beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği; hürriyeti kısıtlama suçuyla ilgili olarak tanık K.’in beyanları arasında farklılık bulunduğu, sanıkların aleyhine olduğu değerlendirilebilecek ilk beyanına göre dahi suçun oluştuğu hususunun şüphede kaldığı,

Hadisenin gerçekleştiği ileri sürülen zamandan kısa bir süre önce yapıldığı anlaşılan telefon görüşmeleri ile ilgili olarak katılana 1958 doğumlu A. Y. ile hangi konuda görüştükleri hususunun olayla doğrudan ilgisi olması muhtemel bir husus olmasına rağmen sorulmadığı, eksik soruşturmaya bağlı olarak saptanan sonuca göre hatalı değerlendirme ve gerekçede zaafiyete yol açılması;

Katılanın aşamalarda 1978 doğumlu A. Y.’un kendisine yönelik somut bir eyleminden söz etmediği halde ve ona atfen gerekçede bahsi geçen tehdit niteliğindeki sözlerin 1958 doğumlu A. Y. tarafından söylendiğinin katılan tarafından ileri sürülmesi karşısında delillerin takdirinde hata ve bu sanık yönünden çelişkili gerekçeli hüküm kurulmuş olmasından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

NİTELİKLİ HIRSIZLIK KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇLARI – EŞYALARIN ALINDIĞI YERİN KAPATILMAK SURETİYLE BAŞKASININ GİRMESİNE İZİN VERİLMEDİĞİNİ GÖSTERECEK BİÇİMDE DIŞ DÜNYADAN AYRILMIŞ VE KORUNAKLI HALE GETİRİLMİŞ HALDE BULUNMADIĞI.

SANIĞIN KAPININ ÖNÜNE GELDİĞİ İFADE EDİLMİŞ OLMAKLA BİRLİKTE KONUTA GİRMEYE ÇALIŞTIĞINA DAİR BİR HAREKETİNİN BULUNDUĞUNA İLİŞKİN AÇIK BİR BEYANININ BULUNMADIĞI

ÖZET: Keşif tutanağı ve bilirkişi raporuna ekli fotoğraflar ile tüm dosya kapsamından suça konu malzemelerin alındığı yerin şikayetçinin sokağa bakan duvarına gerilmiş bulunan çamaşır askısından alındığı, eşyaların alındığı yerin kapatılmak suretiyle başkasının girmesine izin verilmediğini gösterecek biçimde dış dünyadan ayrılmış ve korunaklı hale getirilmiş halde bulunmadığı,

Yine soruşturmada düzenlenen olay yeri inceleme raporunda, daire giriş kapısının kilit kısmında veya başka bir yerinde zorlama izlerinin bulunmadığının bildirilmesi ve şikayetçi tarafından da sanığın kapının önüne geldiği ifade edilmiş olmakla birlikte konuta girmeye çalıştığına dair bir hareketinin bulunduğuna ilişkin açık bir beyanının bulunmaması hususları göz önüne alındığında sanığın eyleminin TCK.nın 141/1. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşup oluşmadığı hususunun gerekçede tartışılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.

NİTELİKLİ HIRSIZLIK SUÇU – SUÇUN İŞLENDİĞİ ZAMAN DİLİMİNİN GECEYE TEKABÜL ETTİĞİNDE TEREDDÜT BULUNMADIĞI – SANIĞA EK SAVUNMA HAKKI VERİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN SANIĞIN CEZASININ ARTTIRILMAMIŞ OLDUĞU.

SANIĞIN CEZASININ ARTTIRILMASI SURETİYLE KURULACAK HÜKÜMDE VERİLECEK NETİCE CEZANIN SANIK HAKKINDA VERİLEN EVVELKİ CEZADA DAHA FAZLA OLAMAYACAĞININ GÖZETİLMESİNİN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU.

ÖZET: Suçun …. günü saat 01:56 da işlendiğinin dosya kapsamı ile sabit olmasına, bu zaman diliminin geceye tekabül ettiğinde tereddüt bulunmamasına, ilk derece mahkemesince bu tespitin başlangıçta yapılarak sanığa duruşmada eyleminde TCK.nın 143. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen,

CMK.nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiş olmasına rağmen sanığın cezasının TCK.nın 143/1. maddesi gereğince arttırılmamış olması, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından ilk derece mahkemesince bozma sonrası hüküm kurulur iken,

TCK.nın 143/1. maddesinin suç tarihindeki yürürlükteki hali ile sanığın cezasının arttırılması suretiyle kurulacak hükümde verilecek netice cezanın sanık hakkında verilen evvelki cezada daha fazla olamayacağının gözetilmesi hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

341 Görüntülenme

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri

AV.İLKAY UYAR KABA

AV.İLKAY UYAR KABA

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
Telefon WhatsApp