Cezada Dava Zamanaşımı | Ankara Avukat

Cezada Dava Zamanaşımı

Cezada Dava Zamanaşımı

Cezada Dava Zamanaşımı Nedir Nasıl Hesaplanır? Dava ve ceza zamanşımı şartları Türk Ceza Kanunu’nun 66. Maddesine göre düzenlenmektedir.

Cezada dava zamanaşımı durumunda suçun işlendiği tarihten itibaren belirli bir sürenin geçmesine rağmen dava açılmamasını ifade eder. Ancak dava açılmamış olsa bile kanuni süre içinde sonuçlandırılmamışsa cezalandırma hakkı düşebilir.

Türk Ceza Kanunu2nun 68. Maddesine göre düzenlenmiş olan dava ve ceza zamanaşımı, mahkumiyet kararının kesinleşmesinden itibaren belirli bir sürenin geçmesi sebebiyle hükmün infazının düşmesini ifade eder.

Dava, zamanaşımında devletin ceza verme hakkı kaybolur. Ceza zaman aşımına uğramış ise cezasın infaz edilmemesi gerekir. Bu aşamada olağan dava zamanaşımı süresi ile uzamış dava zamanaşımı süresi farklıdır.

Uzamış Ceza Zamanaşımı

Uzamış ceza sebebiyle zamanaşımı zamanaşımının kesilmesi nedenlerini kapsar ve şüpheli ya da sanık hakkında bu zaman aşımı kararı verilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 66. Maddesine göre hafif suçlar kapsamında zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Aynı suçlara ilişkin olarak uzamış zamanaşımı süreleri ise 12 sene olarak belirlenmiştir. Zamanaşımı genel olarak:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kapsayan suçlar için 30 sene olarak,
  • Müebbet hapis cezasını kapsayan suçlar için 25 sene olarak,
  • En az 20 sene olmak üzere hapis cezası gerektiren suçlarda ise 20 sene olarak,
  • Beş seneden fazla olarak ve 20 seneden az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 15 yıl olarak,
  • Maksimum 5 sene olmak şartıyla hapis ya da adlî para cezasını gerektiren suçlarda 8 sene olarak belirlenmiştir.

Dava Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar?

Yargıtay zamanaşımı kaç yıl sorusunun yanı sıra kural olarak dava zamanaşımı süresi, suçların işlendiği tarihlerden itibaren işlemektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 66. Maddesine göre davaların zamanaşımı süreleri ise aşağıdaki gibi olmaktadır:

  • Tamamlanmış olan suçlarda suçun işlediği tarihten itibaren başlar,
  • Suça teşebbüs durumlarında kalan suçlarda son hareketlerin yapıldığı günden itibaren başlar,
  • Kesintisiz suçlarda ise kesintilerin yaşandığı günden itibaren başlar,
  • Zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği günden itibaren dava zamanaşımı süresi işlemeye başlar.

Cezada Dava Zamanaşımı Nedir?

Bir suçun dava zamanaşımı süresi TCK madde 66 ve TCK madde 68’de düzenlendiği şekliyle suçun işlendiği tarih itibariyle herhangi bir dava açılmaması ya da dava açılmış olmasına rağmen kanuni süre içerisinde sonuçlandırılmadığı için devletin cezalandırma hakkından vazgeçmesi anlamında değerlendirilebilen bir kavramdır.

Bunun sonucunda ceza davasının düşmesi gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda ceza zamanaşımı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinin ardından belli bir süre geçmesi halinde hükmün infaz edilmesi anlamına da gelebilir.

Dava zamanaşımında devletin cezalandırma hakkı ortadan kalkmakla birlikte hükmedilen cezanın infaz edilmediği de görülmektedir. Dava zamanaşımı süresi;

  • Olağan dava zamanaşımı süresi
  • Uzamış dava zamanaşımı süresi olarak iki çeşittir.

TCK 66. Maddeye göre cezada dava zamanaşımı en hafif suçlarda 8 yıl olarak göze çarparken, aynı suçlar göz önüne alındığında uzamış zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu görülmektedir.

Bir Suçun Dava Zamanaşımı Süresinin Belirlenmesi

Bir suçun dava zamanaşımı süresinin belirlenmesi her bir suç için kanunda belirlenen cezanın üst sınırının dikkate alınmasıyla ayrı ayrı belirlenirken, TCK 66 doğrultusunda suçun üst sınırına göre zamanaşımı süresinin dolup dolmaması büyük önem taşımaktadır.

Kanunda suçun üst sınırının belli olmadığı durumlarda ise süreli hapis cezalarında en üst sınırın en fazla 20 yıl olduğu göze çarpmaktadır.

Ceza Davalarında Zamanaşımı Süresi

TCK 66/1’e göre hesaplanan ve suçun işlendiği tarih itibariyle değerlendirmeye alınan zamanaşımı süresi “olağan zamanaşımı” olarak isimlendirilirken;

  • 5 yılı geçmemek koşuluyla hapis ve adli para cezasını gerektiren durumlarda 8 yıl
  • 5 yıldan 20 yıla kadar olan hapis cezasını gerektirecek durumlarda 15 yıl
  • 20 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren durumlarda 20 yıl
  • Müebbet hapis cezası verilen ya da bu cezayı gerektiren suçlarda 25 yıl
  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren durumlarda ise 30 yıl olarak belirlenmiştir. Bu sürenin geçmesi durumunda ceza davasında düşme kararı verilmektedir.

Bu süre fiilin işlendiği tarih itibariyle 12 yaşından 18 yaşında olan çocuklarda daha da düşmektedir. Aynı zamanda kanunda ifade edilen bir kovuşturma engelinin bulunduğu durumlarda belirtilen engel ortadan kaldırılıncaya kadar zaman aşımı süresinin işlememesi de dava zamanaşımı süresinin durması olarak isimlendirilir.

Davalı şirkete ait Ö. A. Hastahanesine müracaat ettiğini, yapılan muayene ve tetkikler sonucu müvekkillerinin rahminde kist olduğu teşhisiyle tedavi altına alınarak ameliyat olması gerektiği sonucuna varıldığını ve aynı gün ameliyat olduğunu, ameliyat sonucu müvekkilinin sağ kolunda yanık oluştuğunu, ameliyat öncesinde söz konusu uzvuyla ilgili hiçbir sorunu ve şikayeti bulunmayan müvekkilinin yanlış tedavi kurbanı olduğunu,

Yaşamış olduğu acı ve kolunda sabit kalan yanık nedeniyle büyük bir üzüntü, elem ve psikolojik travma yaşadığını, …..sayılı ilamı ile davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, bu sebeple 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş.

Mahkemece ceza mahkemesindeki bu karar dayanak gösterilerek davalıların kusuru yönünden değerlendirme yapılması bu nedenle usul ve yasaya uygundur. Mahkemenin manevi tazminatın miktarına ilişkin gerekçesi de manevi tazminatın miktarı yönünden inandırıcı ve yeterli görülmüştür.

Davacının katılma yoluyla istinaf talebinde faize ilişkin de itirazı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede, davacının dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmadığı, son duruşmada faize ilişkin beyanda bulunduğu, usulüne uygun bir ıslah talebi olmadığından mahkemece faiz talebinin reddinin doğru olduğu anlaşılmıştır.

Davalılar her ne kadar zaman aşımı iddialarının değerlendirilmediğini istinaf sebebi yapmışlarsa da davaya konu olayla ilgili ceza yargılaması bulunmakla, ceza zaman aşımı uygulanacağından davanın zaman aşımı süresi dolmadan açıldığının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle her iki tarafın istinaf taleplerinin reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

TAZMİNAT DAVASI – MAHKEMECE FAİZ TALEBİNİN REDDİNİN DOĞRU OLDUĞU – CEZA ZAMAN AŞIMI UYGULANACAĞINDAN DAVANIN ZAMAN AŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞININ KABULÜ GEREKTİĞİ – İSTİNAF İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ

ÖZET: Davacının katılma yoluyla istinaf talebinde faize ilişkin de itirazı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede, davacının dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmadığı, son duruşmada faize ilişkin beyanda bulunduğu, usulüne uygun bir ıslah talebi olmadığından mahkemece faiz talebinin reddinin doğru olduğu anlaşılmıştır.

Davalılar her ne kadar zaman aşımı iddialarının değerlendirilmediğini istinaf sebebi yapmışlarsa da davaya konu olayla ilgili ceza yargılaması bulunmakla, ceza zaman aşımı uygulanacağından davanın zaman aşımı süresi dolmadan açıldığının kabulü gerekmektedir. Bu nedenlerle her iki tarafın istinaf taleplerinin reddine ilişkin karar verilmiştir. (Cezada Dava Zamanaşımı)

Cezada Dava Zamanaşımı Yargıtay Kararı

GÖREVLİ MEMURA GÖREVİNDEN DOLAYI HAKARET ( Dava Zaman aşımını Kesen Son İşlemin Sanıkların Sorgusu Olduğu Sorgunun Yapıldığı Tarih İle İnceleme Tarihi Arasında 5 Yıllık Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Dolduğu – Kamu Davasının Düşmesi Gerektiği )

DAVA ZAMANAŞIMI ( Görevli Memura Görevinden Dolayı Hakaret – Dava Zamanaşımını Kesen Son İşlemin Sanıkların Sorgusu Olduğu Sorgunun Yapıldığı Tarih İle İnceleme Tarihi Arasında 5 Yıllık Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Dolduğu/Kamu Davasının Düşmesi Gerektiği )

KAMU DAVASININ DÜŞMESİ ( Dava Zamanaşımını Kesen Son İşlemin Sanıkların Sorgusu Olduğu Sorgunun Yapıldığı Tarih İle İnceleme Tarihi Arasında 5 Yıllık Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Dolması Nedeniyle ) 765/m.102/4,266

ÖZET : Uyuşmazlık, sanıklara yüklenen, görevli memura görevinden dolayı hakaret suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede uygulanması istenen, 765 sayılı TCY’nın 266. maddesinin, maddede öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCY’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu,

Dava zamanaşımını kesen son işlemin sanıkların sorgusu olduğu, sorgunun yapıldığı tarih ile inceleme tarihi arasında, 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmelidir.

Makalede Cezada Dava Zamanaşımı konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Ceza Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri