Cezaevine giren kişi nafaka öder mi? Askerde Yada İşsiz kalan kişi nafaka öder mi? | Ankara Avukat, Boşanma Avukatı, Miras Avukatları Ankara

Ankara Avukat

ANASAYFA

Cezaevine giren kişi nafaka öder mi? Askerde Yada İşsiz kalan kişi nafaka öder mi?

İşsiz, Askerde ve Cezaevinde olan birinden nafaka alınır mı?

İşsiz, Askerde ve Cezaevinde olan birinden nafaka alınır mı? Erkek hangi hallerde nafaka ödemez?

Boşanma davalarının bir sonucu olarak toplumda genel bir yanılgı bulunur ve genellikle nafakayı sadece erkeğin ödediği düşünülür. Ancak mahkeme kararına göre boşanma sonrası kadın da nafaka ödeyen taraf olabilir.

Bu durumda ise erkeğin hangi durumlarda nafaka ödemeyeceği sorusu akıllara geliyor. Evlilikte geçimsizlikler sonrası alınan karar ile boşanma davasına giden süreçte erkek ve kadının nafaka ödemesine hükmedilebilir.

Kusurlu kişini belirlenmesinden sonra boşanma davalarında karar verilir ve değişen miktarlarda nafaka da davanın kaçınılmaz sonuçlarından biridir. Peki erkeğin nafaka ödemeyeceği durumlar var mıdır, varsa nelerdir?

Eğer şartlar oluşursa, evliliğin sonlandırılması ile birlikte mahkeme erkeğin nafaka ödemesine hükmedebilir. Nafaka ödeyecek kişi, nafaka tutarı ve nafakanın ödenme koşulları mahkeme tarafından belirlenir ve nafakalar 4 türdedir.

Buna göre mahkeme tedbir, iştirak, yoksulluk ya da yardım nafakası kararı verebilir. Tedbir nafakası, boşanma sırasında 18 yaşını geçmemiş çocukların hayatlarını sürdürebilmesi için verilir.

İştirak nafakası ise boşanma davasının sonucuna bağlı olarak çocuğun ya da çocukların velayetini üzerine alan tarafa verilmesi gereken nafakadır.

Boşanma sonrası yoksulluğa düşecek taraf için verilen ise yoksulluk nafakası iken evlilik ile ilgili olan kısım da yardım nafakasıdır.

Erkek Hangi Durumlarda Nafaka Ödemez?

Erkekler boşanma sonrasında bazı şartlar altında nafaka ödemez. Aile Mahkemesi hakiminin kararına göre belirlenen nafaka ödeme koşullarında, mahkeme karar verirse erkeğin nafaka ödemesine gerek kalmaz.

Buna göre kararın nafaka hangi hallerde ödenmez olduğunu göstermek için bazı durumların delille ispatlanması gerekir. Kanıt gerektiren gerekçeler şöyle:

  • Kadının evlilik sırasında farklı bir ilişkisinin olması hali,
  • Kadının tam kusurlu olması hali,
  • Kadının gelir miktarının erkekten fazla olması,
  • Kadının evlilik dışı ilişkiye başlaması,
  • Erkeğin yoksulluğa düşmesi,
  • Taraflardan birinin vefatı.

İşsizlik, Askerlik, Hükümlü Olma Durumlarında Nafaka Ödenir Mi?

Aile Mahkemesi kararı ile verilen nafakalarda, öte yandan erkeğin sosyal hayatındaki durumları da sorgulanmaktadır.

Örneğin erkeğin işsiz olması, askerde ya da cezaevinde olması durumunda nafakanın verilip verilmeyeceği araştırılıyor. Ancak nafaka borçlusunun tutuklu ya da hükümlü olması, işsiz olması, akıl hastası olması ve askerde olması gibi durumlar, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

İşsiz, Askerde ve Cezaevinde olan birinden nafaka alınır mı?

Kişinin nafakayı ödeyebilecek mal ya da serveti olduğu sürece bu şartlar altında da nafaka ödenir.

İşsiz, Askerde ve Cezaevinde olan birinden nafaka alınır mı?

Yargıtay EMSAL KARAR:

Erkeğin işsiz olması ve malvarlığının bulunmaması onu nafaka sorumluluğundan kurtarmaz.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka talebi ile iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Erkeğin işsiz olması ve malvarlığının bulunmaması onu nafaka sorumluluğundan kurtarmaz. Toplanan delillerden erkeğin çalışmasına engel olacak fiziki bir rahatsızlığının varlığı da sabit değilken, üstelik tanık beyanları ile zaman zaman yurtdışına giderek çalıştığı da beyan edilmekle boşanma sonrası yoksulluğa düşeceği anlaşılan kadın yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası takdir edilmemesi doğru bulunmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA,

Emsal Karar: “Davalı erkeğin çalışamaz durumda olması kendi kusurundan kaynaklanmakta olup cezaevinde tutuklu veya hükümlü olarak kalması, yoksulluk nafakası sorumluluğundan kurtulmasını gerektirmez. “

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminatlar ile tedbir ve iştirak nafaka miktarları ile reddedilen yoksulluk nafaka talebi yönünden; davalı erkek ise kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.

2- Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesin gelince;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

3-Davalı erkek tam kusurlu davacı kadın kusursuzdur. Davacı kadın ev hanımı olup hiç bir geliri ve mal varlığı bulunmadığından boşanmakla yoksulluğa düşmüştür. Davalı erkeğin çalışamaz durumda olması kendi kusurundan kaynaklanmakta olup cezaevinde tutuklu veya hükümlü olarak kalması, yoksulluk nafakası sorumluluğundan kurtulmasını gerektirmez. O halde; Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının davacı kadın yararına gerçekleştiği anlaşıldığından yoksulluk nafakası isteminin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (3.) bentte gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1. ve 2.) bentlerde gösterilen sebeple ONANMASINA

0 Görüntülenme

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SOR

 

Telefon WhatsApp