Feshin Geçersizliği ve İşe İade | Ankara Avukat

Feshin Geçersizliği ve İşe İade

Feshin Geçersizliği ve İşe İade

Fesihin Geçersizliği İşe İade Davası Nasıl Açılır? Geçersiz feshide işe iade davaları açılarak işe tekrar başlamak için talepte bulunulabilir. Bir işverenin iş sözleşmesini feshedebilmesi için geçerli nedenlere sahip olması lazım.

Bu nedenler olmadığı halde bir işçinin işten çıkarılması işe iade davasının açılabilmesi için bir sebeptir. İşçi feshin geçersiz olduğunu düşündüğünde fesihin geçersizliği işe iade davası mahkemeye başvurabilir. Bunun sonucunca mahkeme de işçi ile aynı fikirdeyse işe iadesi gerçekleştirilir.

Hangi Durumda İşverenin Feshide Geçerli Neden Sunmalı?

Bir iş sözleşmesinin feshinin geçerli olabilmesi için işveren bazı durumlarda işçiye haklı nedenler sunmak zorundadır. İşverenin haklı nedenler göstermesi gerektiği durumlar da şu şekildedir:

  • İşyerinde çalışan işçi sayısının en az 30 olması,
  • İşçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması,
  • İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması.

Bu unsurlar sağlanmıyorsa işveren işçiyi geçerli nedensiz de çıkarabilir. İşveren geçerli neden sunma zorunda olduğu durumlarda işçinin sözleşmesini feshedecekse ihbar süresini de göz önüne almalıdır.

Geçerli Fesih Nedenler Nelerdir?

İş akdinin işveren tarafından feshi yalnızca haklı nedenlerden dolayı olabilir. Bu haklı nedenlerden bazıları da şunlardır:

  • İşçinin çalışma veriminin az olması,
  • İşçinin beyan ettiği özellikleri taşımaması,
  • İşçinin iş huzurunu bozması,
  • Ekonomik kriz,
  • İşçinin çalıştığı bölümün kaldırılması.

İşe İade Davaları

Haksız yere iş akdi feshedilen işçinin haklarından bir tanesi işe iade davası açmasıdır. İş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğunu düşünen işçilerin yapmaları gereken şey işe iade talebinde bulunabilmek için arabuluculuk sürecine yapılan başvurunun uzlaşmayla sonuçlanmaması halinde iş mahkemesine müracaat edilerek dava açmaktır.

İş Kanunu’nun 20. Maddesi gereğince bir işçinin mağduriyetinin önlenebilmesi için geçersiz feshilerde işe iade söz konusudur.

İşe İade Davalarında Zamanaşımı

İşe iade davaları iş mahkemelerince görülmektedir. Bundan dolayı işe iade talep eden kişilerin İş Mahkemesine başvurması gereklidir. İş kanununun ilgili maddesine göre iş feshinin ardından dava açılması için belirli bir süre mevcuttur.

İş Kanunda yapılan değişiklik ile arabuluculuğa başvuru süresi 30 gündür. İş feshinin gerçekleşmesinin ardından 30 gün içerisinde arabulucuya başvuru yapılmamış ise işten çıkarılan işçi iş feshini kabul etmiş sayılacaktır. Bundan dolayı da daha sonrasında işe iade edilebilmesi için dava açabilmesi söz konusu olmayacaktır.

İş sözleşmesinin geçerli fesih sebepleri içerisinde olduğunu kanıtlamak iş kanununa göre işverene verilmiştir. İşveren iş sözleşmesinin haklı fesih yükümlülüğünü yerine getirirken iş kanunda belirtilen şekil şartlarına uyması, içerik yönünden de haklı geçerli sebeplere dayandırması gerekmektedir.

Ayrıca bildirilen fesih nedenini daha sonra değiştiremez başkaca fesih sebeplerine dayandıramaz.

İşe İade Davası Nedir?

Bu dava işveren tarafından yapılan feshin geçerliliğini denetleyen bir davadır. Bir nevi tespit davası da denilebilir. İşe iade arabuluculuk tutanağı tarihinden itibaren 15 gün içinde iş mahkemesine dava açılması zorunludur.

Bu davanın açılabilme süresi fesih tarihi itibariyle değil tebliği bildirimi itibariyle başlar. Ayrıca, örneğin fesih bildiriminde sözleşmenin 30 gün içerisinde sona erdirileceği bildirilse de 1 aylık dava açma süresi tebliğ tarihinden itibaren başlar.

İşveren Beni Hangi Sebeple İşten Çıkarabilir?

Bu sebepler haklı nedenler ve geçerli nedenler olmak üzere 2’ye ayrılır. Birincisi olan haklı nedenler İş Kanunu 25. maddede yer alır. Geçerli nedenler ise davranış, verimsizlik ve işletmesele gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan fesihlerdir.

Fesih Bildiriminin Şekli ve İçeriği

İşe iade davasında, dava açma süresi fesih tebliği bildiriminden itibaren 1 aydır ve bu bildirim yazılı olarak sunulmalıdır.

Fesih bildirimi yazılı kurallara uymalıdır ve fesih sebepleri açık ve net bir şekilde belirtilmelidir. Bu durum işçinin dava açma kararlılığı ve kolay ispat sağlaması açısından önemlidir.

İşçinin Savunmasının Alınması

Bu durumda işçinin savunması oldukça önemlidir. Bu nedenle işçinin savunmasına gereken önemin verilmesi gerekmekte ve işçiye gereken süre tanınmalıdır. İşçi için en uygun zaman ayarlanmalı ve genellikle yazılı bir şekilde savunma alınması gerekmektedir.

Kanunen herhangi bir kural yoktur bu konuda fakat kalıcılığı yönünden yazılı alınması daha güvenilir olmaktadır. İşçinin herhangi bir savunma yapmak istememesi durumunda ise savunmadan vazgeçmiş sayılacağı kendisine bildirilmelidir.

İşe İade Dava Dilekçesi

İşçinin bu dava dilekçesindeki asıl amacı işsiz kaldığı süre zarfı içerisinden boşta geçireceği zamanların en fazla 4 ayına kadar olan ücreti talep etmesidir. İşverenin bu süre zarfı içerisinde işe başlatmaması halinde sekiz aya kadar iş güvenliği tazminatı talep edecektir. | Feshin Geçersizliği ve İşe İade

Feshin Geçersizliği ve İşe İade | Sıkça Sorulan Sorular

TESPİT DAVASI – DAVACININ İŞ AKDİNİN DAVRANIŞI VEYA VERİMİ İLE İLGİLİ NEDENLERLE FESHİ YOLUNA GİDİLMİŞ İSE DE ÖNCEDEN SAVUNMASININ ALINMADIĞI.

BU DURUMUN TEK BAŞINA FESHİN GEÇERLİ NEDENE DAYANMADIĞININ KABULÜNÜ GEREKTİRDİĞİ – İLK DERECE MAHKEMESİNİN DEĞERLENDİRMESİNDE USUL VE ESAS YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI.

ÖZET: Somut olayda, davacının iş akdinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshi yoluna gidilmiş ise de önceden savunması alınmamıştır. | Feshin Geçersizliği ve İşe İade

Bu durum tek başına feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulünü gerektirdiğinden mahkeme kararı yerindedir. Sonuç olarak; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve belirtilen ölçütler çerçevesinde yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.

İŞE İADE İSTEMLİ TESPİT DAVASI – FESHİN DAVALI SAVUNMALARININ AKSİNE SENDİKAL NEDENLERLE YAPILDIĞININ İDDİA EDİLDİĞİ – İŞ YERİNDE TEMMUZ 2016 DÖNEMİNDE SENDİKAL ÖRGÜTLENME FAALİYETİNİN YOĞUN OLARAK YAŞANDIĞININ İLGİLİ SENDİKANIN YAZI CEVAPLARINDAN ANLAŞILDIĞI.

SENDİKANIN İŞYERİNDE YETKİ TESPİTİ İÇİN ÇALIŞMA BAKANLIĞINA BAŞVURDUĞU – İŞVERENİN İTİBAR EDİLMEYEN İŞLETMESEL NEDENLERLE İŞÇİ ÇIKARMA YOLUNA GİDEREK O AYDA KIRK KİŞİNİN İŞ AKDİNE SON VERDİĞİ.

İŞE İADE İSTEMLİ TESPİT DAVASI – FESHİN DAVALI SAVUNMALARININ AKSİNE SENDİKAL NEDENLERLE YAPILDIĞININ İDDİA EDİLDİĞİ.

İŞ YERİNDE TEMMUZ 2016 DÖNEMİNDE SENDİKAL ÖRGÜTLENME FAALİYETİNİN YOĞUN OLARAK YAŞANDIĞININ İLGİLİ SENDİKANIN YAZI CEVAPLARINDAN ANLAŞILDIĞI

SENDİKANIN İŞYERİNDE YETKİ TESPİTİ İÇİN ÇALIŞMA BAKANLIĞINA BAŞVURDUĞU – İŞVERENİN İTİBAR EDİLMEYEN İŞLETMESEL NEDENLERLE İŞÇİ ÇIKARMA YOLUNA GİDEREK O AYDA KIRK KİŞİNİN İŞ AKDİNE SON VERDİĞİ – TANIK BEYANLARININ SENDİKAL FESİH OLAYINI DOĞRULADIĞI.

Performans düşüklüğü iddiası ile feshedildiğini, davacının iş akdine son verilmesinin asıl sebebinin sendikal örgütlenme olduğunu, 03.07.2016 tarihinden itibaren bir hafta içerisinde çok sayıda personelin Türk Metal Sendikasına üye olması üzerine işveren ertesi gün örgütlenmeye liderlik ettiğini düşündüğü üç personeli performans düşüklüğü sebebi ile işten çıkarttığını, işçilerin sendikal faaliyetlere devam etmesi üzerine ekonomik sebeplerin varlığını gerekçe göstererek sendikaya üye olduğunu haricen tespit ettiği 29 işçiyi daha işten çıkarttığını, sendikaya üye olan çalışan sayısının fazla olması nedeni ile işverenin fesihleri askıya aldığını,

İşveren bu toplu işten çıkarmaları ekonomik sebeplere dayandırarak işçilerin yüzde yirmibeşini işten çıkarmış olmasına rağmen iş kanununun 29 maddesi gereği toplu işten çıkarmanın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, işyerinin 2015 sonunda üretim kapasitesinin artması ile 40 işçiyi işe aldığını, toplu fesihler yapılana kadar siparişleri yetiştirmek için işçilere fazla mesai yaptırıldığını, davalı işverenin iş akdi feshedilen personele kıdem ve ihbar tazminatlarının ödeneceğini bildirmesine rağmen ödemediğini, aksine işten çıkartılan personellerin çıkış sebebini SGK ya çıkış kodu olarak “29: işveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile fesih” olarak yazdığını, işten çıkartılan işçilerin işsizlik ödeneğinden dahi yararlanmalarının önüne geçtiğini, ilçe sanayicilerini ilçede işçi sendikalaşmasının başlamasını istemediğini,

Tek amacı işlerine geri dönmek olan işçilerin işsiz kalıp tazminat, işsizlik maaşı dahi alamayıp geçimlerini idame ettirmekte zorlandıklarını, bu dönemde diğer işverenlerce işe alınmamalarının bir kısım sanayiciler tarafından kararlaştırıldığını, bu davaya konu fesihlerin defalarca basına da yansıdığını beyanla müvekkilinin iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, boşta geçen süre için dört aylık ücretin ödenmesine,

İş sözleşmesinin sendikal faaliyetler sebebi ile olduğunun tespit edilmesi durumunda bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ödenmesine, işe başlatılması ve iş akdinin sendikal faaliyetlerden dolayı feshedildiğinin tespit edilmesi halinde sekiz aya kadar ücreti kadar iş güvencesi tazminatının ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması talebi ile davacı olmuştur. | Feshin Geçersizliği ve İşe İade

ÖZET: Feshin davalı savunmalarının aksine, sendikal nedenlerle yapıldığı iddia etmektedir. İş yerinde Temmuz 2016 döneminde sendikal örgütlenme faaliyetinin yoğun olarak yaşandığı ilgili sendikanın yazı cevaplarından anlaşılmaktadır zira sendika işyerinde … tarihinde yetki tespiti için Çalışma Bakanlığı’na başvurmuştur.

Ancak bu tarihten 3 gün önce işverenin itibar edilmeyen işletmesel nedenlerle işçi çıkarma yoluna giderek o ayda 40 kişinin iş akdine son verdiği görünmektedir. Tanık anlatımları ve sendikadan gelen yazı cevapları ve bilirkişi raporuna göre işverenin yetki tespiti prosedürünü sonuçsuz bırakma adına bu yola başvurduğu anlaşılmakta olup, bakanlıkça yapılan yetki tespiti işlemine karşı da itiraz davası açmıştır.

Davacı tanıkları da somut beyanlarında sendikal fesih olayını doğrulamışlardır. Bu nedenlerle davacının istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK/353/1-b-2 madde gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri