Atla

Avukatın Davanızda Sağlayacağı Faydalar

Avukatın Davanızda Sağlayacağı Faydalar

Avukatın Davanızda Sağlayacağı Faydalar

Avukatın Davanızda Sağlayacağı Faydalar

Ülkemizde avukatlar, son derece önemli bir konumda bulunan “hukuk uzmanları” olarak tanımlanabilir. Bu tanımda en çok dikkatin çekilmesi gereken nokta, avukatların netice itibariyle bir “hukuk uzmanı” olmalarıdır. Çünkü, adına “hukuk” dediğimiz düzen, gerçekten de başlı başına bir muammadır. Öyle ki, bu konuda ayrıca bir eğitim almamış, ortalama bir bireyin, kolaylıkla bir hukuki sorunun üstesinden tek başına gelmesi mümkün gözükmemektedir. 

Yukarıda, avukatın bir “hukuk uzmanı” olması gerektiğinden söz etmiştik. Ancak, bir kişiyi gerçek bir “avukat” haline getiren asıl şey “hukuk kurallarını çok iyi bilmek” değildir. Bu hususun altı önemle çizilmelidir ki, bir kişiygerçekten bir avukat haline getiren şey, avukatın bir “adalet savaşçısı” olması, her fiilinin içerisinde hukukun üstünlüğünü tesis etmek gayesinin bulunmasıdır. Bu nedenle, kişilerin bir avukatla birlikte çalışmaya karar verdikleri zaman, avukatlarda bu gibi yaşamsal niteliklerin bulunup bulunmadığına titizlikle dikkat etmeleri gerekmektedir.

Avukat ile davanızın takibi herzaman için kazanacaklarınız kaybettiklerinizden fazla olacaktır. Hukuki destek ve danışmanlık konularında profesyonel Avukat desteği alınız.

Bu yazımızda, yukarıda genel hatlarıyla özetlediğimiz avukatlık kurumunun önemlerinden bahsedeceğiz. Bir avukatla birlikte çalışmanın nasıl bir avantajı beraberinde getirdiğini, ya da bir avukatın yokluğu halinde ortaya çıkabilecek olası sorunları ve bu durumların dezavantajlarını inceleyeceğiz.

Avukatın Sorumluluğu Nedir?

Bilindiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilgili maddeleri uyarınca tüm Türk vatandaşlarının bazı temel hakları bulunmaktadır. Anayasa’nın 36. Maddesi uyarınca, tüm Türklerin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı organları önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkı bulunmaktadır.  Bu durum, beraberinde adil yargılanma hakkını da doğurur.

Bu durum Anayasa’da güvence altına alınmış olsa da, nasıl gerçekleştirileceği ve nasıl bir yolun izlenmesi gerektiği bireylerin tercihlerine bırakılmıştır. Yani, bir avukatla birlikte çalışmak, bir avukata belirli işlerin görülmesi veya bir davanın takipçisi olması için vekaletname vermek elbette ki bir zorunluluk değildir. Ancak, sonda söyleyeceğimizi başta belirtmemiz gerekirse, bir avukatla beraber çalışmak, hakkın korunması ve takip edilmesi açısından tercih edilebilecek olan en mantıklı seçenektir.

Çünkü bir avukat, söz konusu olan hukuki sorunların çözümünde bir uzmandır. Bir uzmanın yardımı, sorunun çözümlenmesi açısından son derece kritik bir rol oynayacaktır. Avukatın işi, karşısına gelen hukuki sorunlara hukuka uygun çözümler üretilmesi için danışmanlık hizmeti vermek ve gerektiğinde ya da arzu edildiğinde bireylerin davalarının üstlenmektir. Bunlara ek olarak, her tür hukuki sürecin yönetimi konusunda da hizmet verir. Yani, bir sözleşmenin nasıl ve ne tür koşullara uygun olduğunu belirtmek ya da direkt olarak sözleşmeyi hazırlamak, bir icra talebinin nereye ve ne şekilde yapılması gerektiğini kontrol etmek, ya da bir kiracının ne şekilde tahliye edileceği hakkındaki süreci yönetmek, bir boşanmanın tamamıyla adalete uygun olarak gerçekleşmesi ve neticelenmesi amacıyla, örneğin mal paylaşımlarının yargıç tarafından hakkaniyete uygun olarak yapılmasını sağlamak gibi onlarca işi vardır.

Avukatla Birlikte Çalışılmasa Ne Olur?

Daha önce de belirttiğimiz gibi, bir avukatla birlikte çalışılması hukuk düzenimizde istisnalar dışında zorunlu bir durum olarak öngörülmemiştir. Yani, herkes bir avukatın vekilliğine başvurmaksızın da hukuki süreçlerini yönetebilir. 

Ancak, açıkça belirtmemiz gerekir ki, bir avukatın yokluğu acı sonuçlara yol açabilir. Çünkü, yukarıda da belirttiğimiz gibi, hukuk bilimi başlı başına bir “sistem”dir. Bu sistem, yer yer son derece karmaşıklaşabilmekte, tam anlamıyla bir “uzmanlık” gerektirebilmektedir. Eğer bir avukatın nezaretinde bulunmayarak kendi başına bir hukuki sorunu çözmeye çalışan kişi, küçük de olsa bir detayı atlarsa, bu durum bazen büyük hak kayıplarına yol açabilmektedir. Küçük bir örnek vermek gerekirse, icra hukuku konusunda hak düşürücü sürelerin önemi çok büyüktür. Eğer icra sürecinde söz konusu hak düşürücü süreler geçirilirse, alacaklı aleyhine bir durum ortaya çıkacak, tamiri bazen mümkün olmayan mağduriyetler doğurabilecektir. Bu nedenlerle, bir avukatla birlikte çalışılması, bir avukatın hukuki tecrübelerine güvenerek hareket edilmesi yaşamsal bir önem taşımaktadır.