Atla

Kredi Çeken ve Vefat Eden Vatandaş İçin Yargıtay’ dan Emsal Karar

Kredi Çeken ve Vefat Eden Vatandaş İçin Yargıtay’ dan Emsal Karar

Kredi Çeken ve Vefat Eden Vatandaş İçin Yargıtay’ dan Emsal Karar

Kredi Çeken ve Vefat Eden Vatandaş İçin Yargıtay’ dan Emsal Karar

Modern yüzyıl dünyasında kredi hizmetleri oldukça yüksek bir popülariteye ulaştı. Vatandaşın nakit gereksinimlerini veya yeni taşınır ve taşınmaz değer satın alımlarını gerçekleştirebilmesi konusunda çok önemli avantajlar sağlaması nedeni ile oldukça yoğun ilgi görüyor. Ancak bankaların kredi hizmetlerinde uyguladıkları prosedürler vatandaşlara çok ciddi faturalar çıkartıyor ve vatandaşın belini büküyor.

Ancak bankaların kredi hizmetleri ile vatandaşlara uyguladıkları işlemlere ilişkin olarak mevcut yasal düzenlemeler ve hukuk sistemi tarafından etkin önlemler alınıyor ki bu konuda alınan emsal niteliğindeki kararlar vatandaşlara büyük bir fırsat sunuyor. Son olarak 75 yaşında kredi çeken şahsa, hayat sigortası yaptıran banka tarafından, şahsın vefat etmesinin sonrasında kredinin kalan bölümünü karşılamayı reddetti. Bunun üzerine açılan dava çerçevesinde Yargıtay 19.Hukuk Dairesi, tarafından ‘emsal’ niteliği taşıyan bir karara varılarak, bankanın tüketicinin yaşının bilincinde olarak, ‘hayat sigortası’ poliçesi düzenlemesi yaptığı ve neticesinde de karşısına çıkan durumun neticelerine katlanma yükümlülüğünde olduğu kararı verdi.

Adana’ da ikamet eden 75 yaşında bir vatandaş, 4 ekim 2010 tarihinde banka şubesinden kredi çekme talebinde bulundu ve başvurusu onaylandı. Bu doğrultuda da banka tarafından, mevcut kredi hizmetleri sözleşmesi şartları çerçevesinde 7 ekim 2010 tarihinde 1 yıllık ‘hayat sigortası’ uyguladı. Söz konusu poliçe için 2011 yılında yenileme işlemi gerçekleştirilirken, 2012’ de yazılı şekilde ‘hayat poliçesi’ başvurusu gerçekleştirilmemiş olmasına karşın, banka tarafından şahsın bankada bulunan hesabından 2012 yılına ait hayat sigortası yenileme sözleşmesi kapsamında 1279 TL’ lik bir ücret kesintisi gerçekleştirildi.

Kredi Borcu ve sigorta konusunda Bankadan İç Genelge Savunması

2012’ nin eylül ayında vefat eden tüketicinin, yakınları kredinin kalan kısmını ‘hayat sigortası’ çerçevesinde ödenmesi için banka şubesine başvuru gerçekleştirdi. Buna karşın banka şubesi tarafından 75 yaşındaki tüketiciye hayat sigortası düzenlenmediğine ilişkin bir yanıt verilerek, vefat eden tüketicinin yakınları geri çevrildi. Bu durum nedeni ile tüketicinin yasal mirasçıları tarafından Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Adana Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’ ne dava başvurusu gerçekleştirildi. Mahkemede ifade veren yasal mirasçılar, primin tahsil edilmesi ile hayat sigortası poliçesinin yenilenmiş sayılması gerektiğini, babalarının kredi borcunun hesaplanarak, sigorta bedelinden düşülmesi gerektiği ve geriye kalan kısmında iade edilmesi talebinde bulundu.

Davalı banka tarafında ise mevcut taleplerine olumsuz yanıt verildiğini iddia eden yasal mirasçılar, babalarının kendi hesabı nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile hayat sigortası poliçesindeki tutarın, kredi borcundan yüksek olması durumunda belirsiz alacak davası niteliğinde olacak şekilde geriye kalan miktarın davalıdan tahsili ile kendilerine iade edilmesi talebinde bulundu. Buna karşın banka avukatı tarafından bankanın iç genelgesi çerçevesinde 75 yaşın üzerindeki tüketiciler için ‘hayat sigortası’ uygulanmadığı iddiasında bulundu.

Karar Temyizde

Tüketicinin 75 yaşını doldurmuş olduğu, banka ve tüketici arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 12.1 maddesinde bankanın sigortayı yenileme mecburiyeti bulunmadığı dolayısı ile banka avukatınca dava reddi istendi. Mahkeme ise alınan ifadeler, toplanan deliller ve hazırlanan bilirkişi raporları çerçevesinde tüketicinin sigortalandığı 7 ekim 2010 tarihinde 75 yaşında olduğunun davalı tarafından bilindiğini ve buna rağmen 2011’ de sigortalandığı kararı aldı. 2 ocak 2012’ de hayat sigortasının banka tarafından iptal edilmesine karşın aynı yılın eylül ayında yeniden hayat sigortası yenileme bedeli kesintisi gerçekleştirildiğine vurgu yapan mahkeme, bu durumun hayatını kaybeden tüketicinin sigortalandığını ve sigorta sözleşmesinin kurulduğu gerekçesi ile davanın kabul edilmesine karar verdi. Ancak davalı bankanın avukatı tarafından karar temyize götürüldü.