Atla

Yargıtay : Çocuğun Velayet Fikri Sorulmalı

Yargıtay : Çocuğun Velayet Fikri Sorulmalı

Yargıtay : Çocuğun Velayet Fikri Sorulmalı

Yargıtay : Çocuğun Velayet Fikri Sorulmalı

Açılan bir velayet değiştirilme davasında hâkimin, idrak çağındaki çocuğun fikrini almadığı gerekçesiyle karar iptal edildi.

Çift 2016 yılında boşandı ve hâkim çocuğun velayetini babasına verdi. Daha sonra annenin açmış olduğu Velayet Değiştirme Davası ile iki çocuğun velayeti annesine verildi ve her bir çocuk için 250 TL nafaka ödenmesine karar verildi. 

“Annemle yaşamak istemiyorum”
 
Bir süre babasını ziyarete giden 2004 doğumlu E. Annesiyle yaşamak istemediğini söyledi. Ardından ondan bir yaş küçük kardeşi de annesi tarafından babasının yanına gönderildi. Baba, o sıra evli olduğunu ve maddi gücünün de çocuklara bakabilecek kadar yerinde olduğunu ve çocuklar için ödediği nafakanın kaldırılması yönünde dava açtı. 

“Çocuklarıma karşı beni kötülediler”

Anne ise savunma dilekçesinde, babanın çocuklara bakamayacağı için velayeti aldığını yazdı. Devamında ise H.’nin babasının yanına gittiği sırada annesi aleyhinde konuşulup ona iftira atıldığını ama çocuğun bunlara inanmayıp geri döndüğünü yazdı. Annenin söylediklerine göre, küçük çocuk E.’nin yaşının küçük olduğu için babasının söylediklerine inanmış ve babasıyla kalmaya devam etmiştir. Ayrıca annenin iddialarına göre eski eş, çoktandır nafaka borçlarını ödemiyor, bu davayı da nafaka ödemekten kurtulmak için açıyordu. 
 
Açılan dava sonucunda ise küçük E.’nin velayeti yeniden babasına verilmiş, onun için hükmedilen iştirak nafakası kaldırılmıştı. 
 
Anne, iki kardeş birbirlerinden ayrıldıktan bir süre sonra E.’nin annesine ve kardeşine karşı kışkırtıldığını iddia etti. Baba ise bu süre içinde diğer çocuğu aramamış, onunla ilgilenmemişti. Sonunda kardeşlerin birbirinden koparılmasına, çocuğun anneye düşman edilmesine neden olan mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
 “Çocuğun görüşüne önem ve değer verilmelidir.”
 
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Çocuğun yüksek yararına açıkça ters düşmediği takdirde ifade ettiği görüşe gereken önem ve değer verilmelidir.

Yargıtayca Verilen hüküm doğru bulunmadı

Mahkemece yapılan incelemede, velayetinin değiştirilmesine karar verilen E.'ın beyanı mahkeme tarafından bizzat alınmamış, yalnızca uzman pedagog tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre çocuğun uzman tarafından alınan beyanı ile yetinilmiştir.
 
İdrak çağında bulunan çocuğun mahkemece dinlenmesi gerekir. Çocuğun tercihinin sorulması, onun yararı adınadır. Kimin yanında kalmak istediğini, çocuğun dile getirmesine izin hatta öncelik verilmelidir. Çocuğun velayet sahibinin değiştirilmesini gerekli kılan bir durumun bulunup bulunmadığı hususunda psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara inceleme yaptırılarak, rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu yönde araştırma ve inceleme yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
 
“Harç ödenmeden karar verildi.”
 
Davacı, dava dilekçesinde velayetin değiştirilmesi talebinin yanında iştirak nafakasının kaldırılması talebinde de bulunmuştur. Başvurma harcı dava dilekçesinde yer alan tüm istekler için geçerlidir. Nispi harçlarda karar ve ilam harcının dörtte biri işlem yapılmadan önce peşin ödenir. İştirak nafakasının yıllık bedeli üzerinden hesaplanacak nispi peşin harcı yatırması için davacıya süre verilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, harç tamamlattırılmadan davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Yargıtay Mahkeme kararına Bozma Vererek kaldırdı
 
Verilen karar, idrak çağındaki çocuğun duruşmada dinlenmeden, yetersiz tanık anlatımları ve delil değerlendirmesi yapılmadan verilmiş olmasından dolayı doğru bulunmadı. Sonunda da ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına hüküm verildi.