Hakaret Manevi Tazminat Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Tazminat Hukuku  > Hakaret Manevi Tazminat Davası

Hakaret Manevi Tazminat Davası

Hakaret Manevi Tazminat Davası

Hakaret Manevi Tazminat Davası

Hakaret manevi Tazminat Davasında, Dava konusunun kıymet ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ait davalarla, kişi varlığınaait davalarda yetkili mahkeme, aksine bir tertip etme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ve başka kanunlarda aksine tertip etme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi başka dava ve işleritibariyle da yetki sahibi.
Hakaret manevi Tazminat Davasında Genel yetki sahibi mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel bireyin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Yerleşim yeri, 4721 sayılı Türk medeni Yasası hükümlerine göre belirlenir.
Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin yer aldığı yer mahkemesi de yetkilidir.

Ayrıca TCK’nın 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı yasanın 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1 de uzlaşma içerisinde yer aldığında ceza davası öncesi uzlaşmaya gidilmelidir.

Örnek Kararda

Kişilik hakları hukuka karşı olarak saldırıya uğrayan kimse manentazminat ödetilmesini isteyebilir.
Yargıç, manen tazminatın tutarını belirlerken, saldın meydana getireneylem ve vakanın özelliği yanısıra tarafların kabahat sayısını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve başka sosyal ve ekonomik durumlarını da önemealmalıdır.
Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek kalifiye vaziyet veşartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek sebeplerihüküm yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Çünkü yasanın takdir hakkı verilen hallerde yargıcın, hukuk ve adaletemakul hüküm vereceği medeni Yasa’nın 4.
maddesinde belirtilmiştir Takdir edilecek bu para, zarara uğrayandamanen huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer birfonksiyonu (fonksiyonu) olan orjinal bir kalite taşır.
Bir ceza bulunmadığı gibi malvarlığı hukukuna ait bir zararın karşılanmasını da emel edinmemiştir.  O durumda bu tazminatın hududu onun emeline göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek meblağ, varolan halde elde edilmek istenilen doyum (tatmin) hissinin tesirine ulaşmak içersinde ihtiyaç duyulan olan kadarolması gereklidir.
Somut vakada, yayının tarihi, vakanın gelişmeyi, haberin veriliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal vaziyetleri ve yukarıda izah eden ilkeler gözetildiğinde, karar altına alınan manen tazminat miktarının çok bulunduğu kanınına varılmıştır.

0 Yorum

Yorum Bırak