Avukatlık Hizmeti

Avukatlık Mesleği 

Bilindiği gibi, bir “avukat”, her şeyden önce bir “hukuk” ve “adalet” insanıdır. Öncelikli görevi, hukukun üstünlüğünü ve yargının bağımsız niteliğini korumak ve kollamaktır. Zira adalet, ancak bu takdirde tesis olunabilecektir. 

Eğer avukatlar bu niteliklere sahip olmaksızın çalışırlarsa, “mülkün temeli” olan adaletin sarsılması işten bile değildir. Bu nedenle, bireylerin birlikte çalışacakları avukatları seçerken son derece titiz olarak bir seçim yapması gerekmektedir.

HEP ULAŞILIR OLMAK -ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASIDIR

Avukatlar, hukuk dünyasının en önemli ögelerinden birini oluşturmaktadır. Ülkemizde ve dünyada son derece saygın bir konumda bulunan avukatlar, gittikçe güncel bir hal alan hukuk ve adalet kavramlarının uygulanmasında bireylere yardımcı olan, onlara yol gösteren, danışmanlık hizmeti veren kişilerdir.

Bu yazımızda, bir avukatla birlikte çalışmanın, ya da bir diğer tabirle “avukat tutmanın” neden yaşamsal nitelikte bir önem taşıdığını mantıklı sebeplere oturtarak anlatacağız.

Hukuk ve Hukukun İşleyiş Biçiminin Ayrı Bir Uzmanlık Gerektirmesi

Belirtmek gerekir ki, avukatlar her şeyden önce bir “hukuk uzmanı” olma niteliği taşırlar. Bu uzmanlık, 4 yıllık bir hukuk fakültesi eğitiminden geçmelerinin ve staj dönemlerinin bir eseridir. Oldukça yoğun ve karmaşık bir eğitim sürecinden geçen hukukçular, hukuk fakültelerinde tek bir amaç için eğitilir: Adaletin tesisini sağlamak.

Bu amaç basit gibi gözükse de, sözünü ettiğimiz amaca ulaşılmasını sağlayacak olan yasalar, son derece karmaşık bir yapıya dayanılarak inşa edilmiştir. Bu yasa koyucunun suçu değildir. Çünkü yaşamın bizzat kendisi karmaşıktır.

Hukuk da kaynağını bizzat yaşamın kendisinden almakta olduğundan, her alanda beşeri bir düzenin sağlanması için son derece büyük bir çaba, örülmüş bir hukuk ağı gerekmektedir. Bu nedenle, hukuk ve yasalar son derece karmaşık bir yapı arz eder.

Elbette bu yapı, toplumun her bir üyesi tarafından aynı derecede çözümlenmez. Bu, netice itibariyle bir “uzmanlık” gerektirmektedir. Avukatlar da işte tam bu esnada ortaya çıkan kahramanlarımızdır!

Bir Avukatla Birlikte Çalışmamak, Fark Edilmeden Hukuki Bir Kuralın Çiğnenmesine Yol Açabilir

Yukarıda da değindiğimiz gibi, hukuk kuralları birbirinin içine geçmiş onlarca yasa ve çeşitli içtihatlardan oluşan koca bir bütündür. Bu bütünün içerisinde hak düşürücü süreler, hangi davanın hangi mahkemelere açılacağı, hangi dilekçelerin hangi usul ile kaleme alınacağı, sözleşmelerin hangi şartlara ve usul kurallarına uygun olarak kurulacağı, bir icra talebinin ya da kiracıyı tahliye talebinin ne zaman ve hangi şartlarla gerçekleştirilebileceği gibi binlerce sorun bulunmaktadır.

Bazı durumlarda, ufacık bir detay, koskoca bir davanın yitirilmesine, yani büyük mağduriyetlerin, hak kayıplarının doğmasına yol açabilmekte olduğundan, bu konularda bir uzmanın desteği olmaksızın hareket edilmesi önerilen bir durum değildir.

Arabulucu Avukatlar, Küçük Bir Uzlaşmazlığın Büyük Bir Hukuki Soruna Dönüşmesini Önleyen Kişilerdir

Türkiye’de yeni yürürlüğe giren Arabuluculuk Kanunu’na göre, artık bu yönde bir talebi olan avukatlar arabulucu sıfatıyla da avukatlık hizmetlerini yürütebileceklerdir. Bu hizmet, hukuk hayatımıza girmiş en kolaylaştırıcı yeniliklerden biridir. Şöyle ki, bazı hukuk

alanlarında sorun yaşamakta olan taraflar, DAVA AÇMADAN, bir arabulucu avukata başvurarak mevcut olan hukuki uyuşmazlığın hakkaniyete göre çözümlenmesini isteyebilirler.

Avukat, ilgili kanunları ve düzenlemeleri bilen kişi olarak, en makul ve en doğru çözümü her iki tarafa da sunar; kanuni bir orta yol arar.

Henüz yeni yeni gündemimize giren arabuluculuk, son derece tercih edilen ve memnun olunan bir durum halini almıştır. Çünkü, aslında küçük bir hukuki sorun olan bir uyuşmazlığın büyümesi önlenerek hem sorunlar tatlıya bağlanmış olmaktadır, hem de mahkemelerin iş yükünde bir azalma meydana gelmektedir.