İcra İnkar Tazminatı | Ankara Avukat

İcra İnkar Tazminatı

İcra İnkar Tazminatı

İcra İnkâr Tazminatı Nedir? İcra inkâr tazminatı almak, borçlunun icra takibine itirazı sonrasına haksızlığına karar verilmesi durumunda mümkün olabilmektedir.

İcra inkâr tazminatı dilekçesi itirazın iptali davasında verilmekte ve borçlunun haksız yere yaptığı itiraza karşılık olarak alınabilmektedir. Bu tarz davalarda alanında uzman bir avukata danışılması hak kayıplarını önleyecektir.

İcra İnkâr Tazminatı Hükmü Nasıl Verilir?

Borçlunun icra takibine itiraz etme hakkı yasalar kapsamında verilmiştir. Ödeme emri geldikten sonraki 7 gün içerisinde borçlu alacağa itiraz edebilmektedir. Bu durumda alacaklı itiraza karşılık olarak itirazın iptali davası açabilmektedir.

İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiği noktada alacaklı taraf ene az icraya konu olan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemek durumunda kalacaktır.

Alacaklı tarafından icra inkâr tazminatı talep edilmemesi gibi bir durum söz konusu olabilir. Bu durumda karar hâkim tarafından belirlenecektir.

İtirazın İptali Davalarında İcra İnkâr Tazminatı İçin Şartlar

İtirazın iptali davalarında borçlu olan tarafın inkâr tazminatına mahkûm edilmesi için şartlar şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • İlamsız icra takibi yapılmış ve takibin geçerli olması gerekmektedir.
  • İcra inkâr tazminatı sadece para alacaklarından dolayı ilamsız icra yollarından birine gidildiğinde söz konusu olabilmektedir.
  • Borçlu kendisine verilen süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır. Borçlu ödeme emrine 7 gün içerisinde itiraz etmez ise icra inkâr tazminatından söz edilemez.
  • İtirazın iptali davası kanun kapsamında belirlenen süreler içerinde açılmış olmalıdır. Bu süre bir yıl olarak belirlenmiştir.
  • İcra inkâr tazminatı hükmü verilebilmesi için tarafların açıkça istemiş olması gereklidir. Talep edilmez ise mahkemece resen icra inkâr tazminatı hükmü verilememektedir.
  • Borçlunun borcu için yaptığı itirazın haksızlığına karar verilmesi durumunda;
    • Borçlu dava açıldıktan sonraki süreçte itirazından vazgeçerse, haksız sayılmakta ve inkâr tazminatı ödemek zorunda kalmaktadır.
    • Alacağın niteliği likit ise, bu alçak senede bağlanmamış dahi olsa haksız sayılmaktadır.
    • Alacak likit nitelikte değilse, likit olmayan bir alacağa itiraz edilmesi durumunda alacağın belirli olmaması borçlunun itirazını haklı kılacaktır. Böyle bir durumda borçlu itirazın iptali davasını kaybetse dahi icra inkâr tazminatına hükmedilmez.

İcra İnkar Tazminatı Nedir?

Günümüzde borçlular tarafından icraya konu olan borca ilişkin olarak yasal olarak mahkemeye başvurulması sureti ile itiraz gerçekleştirilebilmektedir.

Eğer borçlu haklı görülürse söz konusu icra takibinin durdurulması mümkün olurken, borçlunun mahkemeden ret yanıtı alması halinde ise alacaklı tarafından söz konucu borç bedelinin %20’si düzeyinde tazminat yaptırımının gerçekleştirilebilmesi mümkün olunmaktadır.

Türkiye’de İcra ve İflas Kanunu dahilinde bulunan icra inkar tazminatı, icra takibi ve borca itirazda bulunan borçlu yönelik olarak alacaklı tarafından uygulanabilmektedir. İcra ve İflas Kanunu 67/2 maddesinde bulunan icra inkar tazminatı genel olarak kötü niyet tazminatı olarak da bilinmektedir.

İcra İnkar Tazminatının Şartları Nelerdir?

İcra ve İflas Kanunu kapsamında yer alan icra inkar tazminatının şartları maddeler halinde değerlendirilebilir. Buna göre genel kapsam dahilinde 5 şartı bulunan icra inkar tazminatının şartları;

  • İcra Müdürlüğü’nde ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekiyor: İcra inkar tazminatı kapsamında sadece para alacaklarından kaynaklı olarak ilamsız icra yollarından birisinin tercih edilmiş olunması hükmü bulunur. Bu durum ilamlı icra uygulamalarında madde 32’ye göre alacağın para alacağı dahi olsa inkar tazminatı bulunmaz. Mahkeme tarafından icra inkar tazminatına hüküm verilebilmesi açısından ilamsız icra takibinin geçerliliğinin bulunması gerekir.
  • İcra takibine yönelik borçludan süreçte ödeme emri itirazının yapılması olması gerekir: Kanun kapsamında alacaklı tarafından icra inkar tazminatı açımı yalnızca, söz konusu borca binaen uygulanan icra takibinin borçluya iletilmesinden sonra başlatılan 7 günlük süreç içerisinde yine borçlu tarafından bahsi geçen ödeme emrine karşı itirazda bulunmuş olması gerekmektedir. Tabii ki bu itiraz sonucunda mahkeme tarafından borçluya hak verilmemiş olunması ve borçlunun itirazının reddedilmiş olması gerekir.
  • 1 yıllık süreç içerisinde açılan itirazın iptali davası olmalıdır: Madde 67/1 kapsamında bulunan 1 yıl içerisindeki açılmış dava itirazının iptali davası ve sadece bu şekilde bir dava içerisinde borçlunun inkar tazminatına mahkum edilebilmesi mümkün olmaktadır.
  • Dava dilekçesi içeriğinde icra inkar tazminatı talep şartına yer verilmeli: İcra inkar tazminatı hükmünün mahkeme tarafından alınabilmesi için alacaklı tarafından bu durumun dava dilekçesi içerisinde net şekilde belirtilmiş olması ve talep edilmiş olması gerekir. Türk hukuk sistemi dahilinde söz konusu borcun tahsiline yönelik olarak açılmış olan davalar haricinde tek başına icra inkar tazminatı davası açılabilmesi mümkün olmamaktadır.
  • Mahkeme tarafından borçlunun itirazının haksız bulunması: Alacaklı yönünden icra inkar tazminatı hükmünün mahkeme tarafından alınabilmesi için mahkemenin itirazın iptali davası ile ilgili olarak gerçekleştirdiği araştırma sonrasında, borçlunun ödeme emrine yönelik yaptığı itirazın haksız olduğu yönünde karar almaları gerekiyor.

Borçlu tarafından icra takibi çerçevesindeki itirazın iptal edilmesine yönelik yaptığı itiraz sonucunda mahkeme tarafından itirazına ret yanıtı alması her durumda borçlu açısından haksızlığın belirlenmesini sağlamamaktadır.

Bazı durumlarda borçlu itirazın iptali davası neticesinde takibe ilişkin alacağı, alacaklıya ödemeye mahkum edilmesi ve bununla birlikte borçlu tarafından yapılan itirazın iptal edildiği hallerde, borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi zorunluluğu bulunmaz. Makalede İcra İnkar Tazminatı konusu bilgi amaçlı hazırlanmıştır.

İcra İnkar Tazminatı ve Sıkça Sorulan Sorular

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – İCRA İNKAR TAZMİNATINA KARAR VERİLEBİLMESİ İÇİN ALACAĞIN BORÇLU TARAFINDAN BELİRLİ YA DA BELİRLENEBİLİR OLMASI LÜZUMU – HAKKIN ÖZÜNÜN TARTIŞMALI OLDUĞU – İCRA VE İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN REDDİ GEREĞİ.

Somut uyuşmazlıkta; ilk kararın eksik ödenen maaş alacağı ile ilgili olarak, “Davacı taraf asgari ücretin eksik ödendiği iddiasında bulunmuş olup asgari ücret altında ödeme yapılması mümkün olmadığından bordrolarla dosyaya celp edilen banka kayıtları karşılaştırılarak davacının alacak talebinin değerlendirilmesi için kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına rağmen yerel mahkemece dosyada bulunan kök rapor dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Kök raporun ilgili bölümünde ise; banka kayıtlarının fesihten sonraki döneme dair olduğu belirtilmiş, 2008 Mayıs – 2009 Şubat ayı arası dönemde özel kesinti adı altında kesilerek ödenmediği anlaşılan yarı asgari ücret tutarlarının toplamının hesabının yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Anılan dönem banka kayıtları celp edilmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş; asgari ücret altında ödeme yapılması mümkün olmadığından bordrolarla, 2008 Mayıs – 2009 Şubat ayı arası döneme ilişkin banka kayıtlarının celbi ile kayıtlar karşılaştırılarak davacının alacak talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Birleşen dosyanın konusu itirazın iptali davası niteliğinde olup, itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi ve alacaklının talep etmesi şartıyla, borç miktarının yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Ne var ki icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın borçlu tarafından belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır.

4857 Yasanın 8 inci ve 28 inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Açıklanan gerekçeler ile, hakkın özü tartışmalı olup yargılamayı gerektirdiğinden icra ve inkâr tazminatı talebinin reddi yerine kabulü de hatalıdır.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – İCRA İNKAR TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİ HALİNDE DAVALI YÖNÜNDEN YAZILI ŞEKİLDE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNİN İSABETSİZ OLDUĞU – HÜKMÜN VEKALET ÜCRETİNE İLİŞKİN KISMININ DÜZELTİLEREK ONANMASI GEREĞİ.

ÖZET: İcra inkar tazminat talebinin reddi halinde davalı yönünden yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerekir.

1 SORULAR

  1. İrfan Aydın dedi ki:

    İyi çalışmalar öncelikle benim bir icra dosyam var ve ben buna itiraz ettim itiraza avukat mahkeme açtı ve ilk duruşmaya ve ikinci duruşmaya gitmedim herhangi bir sıkıntı olur mu ve bu icra inkar tazminatı icra borcuna mi dahil edilir yoksa ayrı mi tahsil edilir benden .bir sorum daha olacak icra eve gelirse ne alabilirler acaba bütün esyalarimi alabilirler mi şimdiden tsk ederim

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri