İcra Nasıl Durdurulur? | Ankara Avukat

İcra Nasıl Durdurulur?

İcra Nasıl Durdurulur?

İcra Takibi Nasıl Durdurulur? İcra takibi itirazı yapıldıktan sonra, icra takibi durdurulmaktadır.

Bunun için ilamın borçlu tarafından alınmasının ardından, icra takibinin çeşidine göre 7 veya 10 gün içerisinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

İcra Takibinde Borca İtiraz Türleri

Takip kararına itiraz türleri ikiye ayrılmaktadır. Bu itiraz türleri, kısmi itiraz ve tam itiraz olarak adlandırılır.

  • Tam İtiraz: İcra takibiyle belirtilen borcun tamamına yapılan itiraz türüdür. Borçlu olan kişinin yazılı olarak beyan etmesi gerekmez. Tebliğ gelmesi durumunda, itiraz ediyorum demesi, borca itiraz için yeterlidir.
  • Kısmi İtiraz: İcra takibiyle belirtilen borcun sadece bir kısmına yapılan itiraz çeşididir. Burada borçlu tarafından geçerli bir sebep sunulması ve itiraz edilen kısmın açık bir şekilde bildirilmesi gerekmektedir. Kesin olarak belirtilmeyen kısmi itirazlar gündeme alınmaz ve borçlu tarafından hiçbir itiraz yapılmamış gibi kabul edilir.

İcra Takibine Yapılacak İtirazın Özellikleri

İcra takibine karşı çıkmak isteyen borçlunun, bilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Bu hususlar bilindiği takdirde, sorunsuz bir itiraz süreci gerçekleşir.

  • İcra takibi için yapılacak itiraz, takibin yürütüldüğü icra müdürlüklerine başvurarak gerçekleşir.
  • Ödeme tebliğinin borçlunun eline geçmesinin ardından, 7 gün içerisinde itiraz edilmelidir.
  • İtiraz yazılı ya da sözlü beyanla gerçekleştirilebilir.
  • Geçerli bir sebep üzerine yapılan itiraz sebebiyle, takip kararı durdurulabilir. Haciz işlemleri ortadan kalkar.

Farklı icra türleri bulunduğu gibi, farklı borç türlerine karşı uygulanan icra türleri de vardır. Bu icra türlerinin her birini durdurmak ve itiraz etmek için farklı usuller ve süreler vardır.

İcra türleri arasında İlamsız İcra, İlamlı icra, çek ve senet ya da Kambiyo İcra takipleri bulunur. İcra Nasıl Durdurulur?

İlamsız İcra Nasıl Durdurulur?

İlamsız İcra Takibi genel olarak, fatura, apartman aidat ödemeleri, çek, senet, sözleşmelerle belgelenmiş olan alacaklar için başvurulan icra takip yöntemidir.

İlamsız İcra Takibine uğramış kişinin, kendisine tebligatın ulaşmasından sonraki 7 gün içerisinde, ilgili icra dairesine başvurarak, yazılı veya icra memuruna sözlü olarak itiraz gerçekleştirmesi, İcra takibini durdurur. Alacaklı kişi icra takibine devam etmek istiyorsa 1 yıl içerisinde bu itirazın kaldırılması için başvurabilir.

İlamsız İcra takibi başlatabilmek için bir Mahkeme, Tüketici Hakem Heyeti, Noter gibi kurumların almış olduğu kararlar beklenmeksizin başlatılabilir. İcra Nasıl Durdurulur?

İlamlı İcra Nasıl Durdurulur?

İlamlı İcra, ilamsızın aksine Mahkeme, Noter, Tüketici Hakem Heyeti gibi kurumların aldığı kararlar doğrultusunda, kesin hüküm olarak başvurulabilen bir icra takip yöntemidir.

İlamlı İcra Takibine itiraz süresi de, ilamsız gibi 7 gündür. Bununla birlikte İlamlı İcra Takibine itiraz etmek için borcun ödendiğinin kanıtı veya icranın geri bırakılması kararının bulunması gerekir. ” İcranın geri bırakılması ” Tehiri icra olarak tanımlanır.

Karar kesinleşmeden önce İlamlı İcra yoluna başvurulması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur ve karar kesinleşmeden önce başlamış olan İcra takipleri durdurulabilir. İcra Nasıl Durdurulur?

Çek ve Senet ya da Kambiyo İcra Takipleri Nasıl Durdurulur?

Çek ve senetler Kambiyo senetleri türüdür ve Kambiyo senetlerinde icra takibini durdurmak için İcra Mahkemesinde gerekçeli sebep sunarak dava açılması gerekir. İtiraz süresi 5 gün olan Kambiyo senetlerinde, takibin durdurulması için borcun ödendiğine veya davacının imzasının gerçek olmadığına dair bilgi ve itirazların bir dilekçeyle mahkemeye sunulması gerekir.

Mahkemenin davayı kabulu halinde talebe göre dava sonuçlanıncaya kadar Tedbiren icranın durdurulması kararı çıkabilir. Bunların yanı sıra çek veya senetlerin Kambiyo vasfında olmadığının kanıtlanmasıyla da icra takibi durdurulabilir.

Normal işleyişte icra takibi durmaz ve Hakim tarafların en geç 30 gün içerisinde olmak üzere davaya iştirak etmesini ister. Bu süre içerisinde satış haricinde icra takibi durmaz. İcra Nasıl Durdurulur?

Eve Gelen İcra Nasıl Durdurulur?

İcra Müdürlüğü’ ne alacaklı tarafından yapılan başvuru sonrasında, borçluya borcun ödenmesiyle ilgili bir tebligat gönderilir. Bu tebligat aynı zamanda borcun verilen sürede ödenmesi, itiraz şartları, mal beyanında bulunması gerektiği gibi konuların haklarının düzenlenerek borçluya iletilmesini sağlayan belgedir.

Eve gelen icralar alacaklı veya vekilinin talep etmesi durumunda veya borcun ödenmesi halinde durur. Bunun dışında borçlunun ilgili borca itiraz etme hakkı bulunur ve bu haklarla ilgili düzenlemeler ulaşan tebligatla kendisine aktarılır.  İcra Nasıl Durdurulur?

Örnek Kararlarda;

1. İcra nasıl durdurulur konusunda verilen örnek kararda,  takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davalı borçlunun akdi ilişkiyi kabul etmediği, hem itiraz hem de cevap dilekçesinde aradaki ticari ilişkiyi reddettiğinin anlaşıldığı, alacaklının kendi ikametinde ya da vekilin bulunduğu yerde icra takibi yapamayacağından usulüne uygun icra takibi yapılmadığından, taraflarla ilgili herhangi bir husus bulunmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

2. İcra nasıl durdurulur konusunda verilen örnek kararda,  İcra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazda bulunduğunu” iddia ile itirazın iptalini, % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiş, davalı vekilinin ise, “sözleşmeye göre ödemesi gereken 2.000 TL’nin ödendiğini, ancak güvene dayanarak makbuz olmadığını, ödeme yapılmamış olsaydı, davacının kitabı basmayacağını, davacı ticari defterlerini kabul ettiklerini ve eğer davacı kalan bedeli almadığını savunursa yemin etmesini istediklerini”

3. İcra takibinin imzaya itiraz sonucu durudurulması, Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili hakkında bonoya dayalı takip yapıldığını, takip dayanağı senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını belirterek, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, ayrıca % 20 inkar tazminatına ve % 10 para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davacı borçlu hakkında …………. tarihinde bonoya dayalı olarak takip yapıldığı, bononun unsurlarının tam olduğu, ödeme emrinin borçluya 21/01/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ……….. tarihinde yasal sürede açıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; takip dayanağı bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının belirtilmiş olduğu,

Rapor içeriğinin gerekli açıklamayı içerdiği gibi inceleme usulünün de teknik verilere uygun olup, karar verilmesine yeterli ayrıntıyı içerdiği, bu nedenlerle mahkeme tarafından verilen kararın yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.]

İcra Nasıl Durdurulur Hakkında Yargı Kararı

İİK 72.maddesi gereği icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince tedbir istemi reddedilmiş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre İİK’nun 72/3 maddesi kapsamında bir tedbir kararı verilebileceği gözetilerek, mevcut delil durumuna göre red kararı kaldırılmasına karar verilmiştir.

Çekleri tahsile koyan …..isimli şahsın senetleri nasıl ele geçirdiğinin bilinmediğini ve davalıların bir kısmının kaçtığını, bir kısmının da kaçma hazırlığı içinde olduklarını öne sürerek ihtiyati haciz isteminde bulunduğu ilk derece mahkemesince verilen red kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.

İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları 2004 sayılı İİK’nın 257. Maddesinde ifade edilmiştir. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal dayanağını oluşturan hukuk normu, öncelikle talepte bulunanın alacaklı olduğunu yaklaşık olarak ispatlamasını gerektirmektedir. Salt taleple ihtiyati tedbir, yahut ihtiyati haciz kararı verilemez.

Davacının çeklerin borçlusu bulunduğu, muvaza iddiaları ve bu kapsamda çeklerden dolayı sorumlu olup olmadığı ve bu çeklere dayalı yaptığı ödemelerden dolayı ihtiyati haciz talebinin karşılanabilmesinin temel koşulu olan talepte bulunanın (para) alacaklı olup olmadığı yargılamayı gerektirmektedir.

Bu husus, yani talepte bulunanın alacaklı olup olmadığı hususu net bir biçimde belirlenmeden diğer yasal gerekliliklerin var olup olmadığının belirlenmesi mümkün değildir. Yani davalıların kaçacak durumda olup olmadıkları ancak ve ancak alacak hakkının varlığı yaklaşık olarak ispatlandıktan sonra değerlendirilebilecek bir husustur. Sonuç olarak dava ve talep yargılamayı gerektirmektedir.

Böyle bir davada talep ile ihtiyati haciz kararı verilemez. İlk derece mahkemesi ara kararı dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olup, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İlamsız takibe yapılan itirazın iptaline, davalı şirketin borçları nedeni ile gayrimenkullerinin icra yolu ile satış tehlikesi bulunduğundan müvekkilinin alacağını alamama riski altında olduğunu şirketin taşınmaz ve araçlarına satışının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

Para alacağına yönelik olarak davalının araç ve taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir talep edilmiştir. HMK 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının hem maddi hem şekli içereceği düzenlenmiştir.

Madde gerekçesinde “İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir.” açıklaması yer almaktadır. İhtiyati tedbir kararı, yasa metninden de açıkça görüleceği üzere “uyuşmazlık konusu hakkında” verilebilecektir.

Para alacakları hakkında açılan bir davada ancak koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, Malvarlığının bizatihi kendisinin dava konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, müvekkilinin davaya konu senet bedelini ödediğini ve cari hesap ilişkisinde borç ve ödemenin yansıtıldığını, tahsil edilen alacağın yeniden icra yolu ile takip edildiğini icra baskısı ile yeniden ödemek zorunda kaldıklarını, bilirkişi raporunun haklılıklarını açıkça ortaya koyduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

MK 222 gereği yapılan inceleme de davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bir alacağı mevcut olmadığı anlaşılmış olup, her ne kadar kambiyo senetleri senetten mücerret ise de; senedin tanzimine esas olan 80.535-TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında havale ile 80.535-TL olarak ödenmiş olduğu,

davalı kayıtlarının davayı doğruladığı, ödenen senedin davalı tarafından yeniden takibe konu edildiği anlaşıldığı, senet tutarı ile aynı olan ödemenin sebebi hakkında bir açıklama yapmayan ve başkaca bir hukuki ilişki nedeniyle ödeme yapıldığını iddia ve ispat edemeyen davalının tahsil ettiği tutarı iade etmekle yükümlü bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Dosya borcunun haksız bir şekilde müvekkiline ödetildiğini, bu nedenle davaya istirdat davası olarak davam etmek istedikleri yolunda beyanda bulunduklarını, istirdat davasının koşullarının gerçekleştiğini, mahkemenin bu konudaki taleplerini dikkate almadığını, davanın icra dosyasındaki takip borçlusu firmaya ihbarına ilişkin taleplerinin de dikkate alınmadığını ve re’sen hususlarını bildirmiştir.

İİK’nun 89/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. İİK’nun 89/3 maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarının maddedeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere 15 gün içerisinde açılması gerekir. 15 günlük süre hak düşürücü süredir. Dosyanın incelenmesinde;

üçüncü haciz ihbarnamesinin davacıya 21/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ise İİK’nun 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük sürenin dolmasından çok sonra 08/04/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.

Öte yandan davacı vekili icra dosyasına ödeme yaptıklarını ileri sürmüş ise de, söz konusu ödeme ile ilgili olarak eğer şartları varsa İİK’nun 89/5 maddesi uyarınca genel hükümlere göre takip borçlusuna karşı davacının her zaman dava açma hakkı vardır.

Söz konusu genel hükümlere göre açılacak dava İİK’nun 89/3.maddesi uyarınca açılan davada farklı usule tabi olduğundan bu şekildeki bir talep takip alacaklısına karşı açılan eldeki davada değerlendirilemez.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri