İnşaattan Düşme İş Kazası Tazminat Ceza Davası

İnşaat Sektörü İş Kazaları ile Öne Çıkıyor!

Yıllardan beri süregelen yanlışlıklar sonucunda pek çok işçi inşaatlarda çalışırken hayatlarını kaybetti ve bu durum önlemlerin alınmadığı çeşitli noktalarda hala can almaya devam ediyor. Ancak son yıllarda inşaat sektöründe çalışan kişiler ve bu sektördeki işverenler için yapılan düzenlemeler sonrasında kazaların sayılarının en aza indirilmesi mümkün olabildi. İnşaatlarda işçilerin hayatlarını kaybetmeleri, yaralanmaları ve uzun süren sakatlık veya beden özrü taşımalarının dışında aynı zamanda ülkenin gelişmesi açısından önemli belirtiler barındırdığı için bu konuda önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir.

Konu iş kazaları ve meslek hastalıkları olduğunda hemen hemen her sektörde çalışan işçilerin yaşadığı sorunlardan bahsetmek mümkün olabilirken inşaat sektörü içindeki yanlışlıklar sonrasında en çok sözü edilen alan inşaat sektörü oluyor. İnşaat sektörünün diğer çalışma alanlarından farklı olarak içerisinde daha fazla tehlike barındırması ve ayrıca işçilerin daha az güvenlik önlemi ile yıllardan beri çalışıyor olması bu sektörde yaşanan problemlerin esas kaynakları olmaktadır.

İnşaatlarda herhangi bir problem ortaya çıkmaması adına işçilerin mutlaka inşaatın niteliklerine uygun olacak şekilde önlemlerle kendilerini koruması gerekmektedir. Her bir inşaatta farklı değişkenlerin bulunuyor olması işçilerin bazı inşaatlarda güvenle çalışırken bazılarında ise oldukça güvensiz bir iş alanına sahip olmaları mümkün olabiliyor. İnşaat kazaları işçileri seçmeden herkesin başına dikkatsizlikler veya ihmaller sonrasında gelebildiği gibi istatistiklere bakıldığı zaman bu kazaların en çok daha tecrübesiz olan kişilerin başına geldiği görülmektedir. Tüm bu nedenlerle inşaat faaliyetleri için işçilerin güvenliğini sağlayacak bir ortamın sağlanması oldukça zor olacaktır.

İş kazalarının ortaya çıkmasında ve kişilerin bundan büyük zararlar görmesindeki en büyük sebepler kişisel olarak sektör içindeki her bir bireyin bilinçten yoksun bir şekilde çalışma faaliyetlerine devam ediyor olması olmaktadır. Bunun yanı sıra önlem almanın oldukça masraflı bir gider olacağını düşünen işverenlerin tavırları da iş kazalarının ortaya çıkmasının yolunu açabiliyor. Hatta çoğu zaman işverenlerin kendi çalışma alanları içinde ortaya çıkan sorunlardan sadece işçilerin hatalarını gerekçe göstermeye çalışması da mümkün olabiliyor. Oysa iş kazalarındaki en büyük sorumluluk işverenin çalışma ortamı içindeki iş sağlığı ve güvenini sağlamak olmalıdır. İşverenler eğer giderlerin çok fazla olacağını düşünüyorsa olası iş kazalarının yaşanmasının ardından işçilere ödeyecekleri miktarları göz önüne alarak karar vermeleri gerekmektedir.

Her ne kadar iş kazalarının sonrasında kazada mağdur durumda olan işçi veya onun bakmakla yükümlü oldukları yakınları manevi anlamda herhangi bir hak talep edemiyor olsalar da kişilerin yaşanan kayıpların ardından maddi haklar konusunda taleplerini ortaya koymaları mümkün olabiliyor.

İnşaat Sektöründe İş Kazası Türleri

Dünya geneline bakıldığı zaman ülkelerin ne kadar gelişmiş oldukları önemli olmaksızın en çok iş kazasının yaşandığı sektör olarak hemen hemen her ülkede karşımıza inşaat sektörü çıkıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu alanda yaptığı çalışmalarda iş kazalarının yaşandığı alanların üzerinde yapılan araştırma sonuçları inşaat sektörünün ölümlü kazalar, iş göremezlik durumlarında ilk sırada geldiğini göstermektedir.

İnşaat sektörü içinde en fazla karşılaşılan kaza türü yüksek bir oranla düşme sonucu meydana gelen ölümlü kazalar olmaktadır. Diğer iş kazaları ile karşılaştırıldığında neredeyse yarı yarıya bir farkı barındıran bu türden kazaların yanı sıra işçilerin elektrik akıntılarına kapılmaları, makinelerin kullanımı sırasında meydana gelen kazalar, çökmeler ve inşaat malzemelerinin işçilerin üzerine düşmesi sonucu meydana gelen kazalar da bulunmaktadır.

Türkiye istatistiklerine bakıldığında en çok rastlanan iş kazaları içinde elektrik akıntılarına kapılmanın düşme nedeniyle ortaya çıkan iş kazalarından sonra gelmesi oldukça ciddi bir durumu ortaya koymaktadır. Bu tür iş kazalarının ardından oran olarak daha yüksekte olan şantiye içindeki kazalar gelmektedir. Burada iş makinelerinin birbirine çarpması, çevredeki nesnelere çarpması ya da çalışanlara çarpması şeklinde ortaya çıkan iş kazaları ile karşılaşılabiliyor. Bu tür kazaların önlenmesi için şantiye düzeni konusunda yetkili olan kişilerin mutlaka geçiş yolları konusunda en üst düzeydeki önlemleri alması gerekmektedir.

Kaza türlerinin her biri de kendi içinde alt gruplara ayrılarak değerlendirilmesinde net tespitlerin yapılması sağlanmaktadır. Buna göre düşme nedeniyle ortaya çıkan kazaların en büyük sebebi işçilerin kendilerinin yüksek yerlerin eşik ya da kenar kısımlarından düşmesi şeklinde gerçekleşir. Bu türden düşmeleri yapı içinde bulunan boşluklar içinden ya da arasından yaşanan düşmeler takip eder. Benzer kazaların önlenmesi için özellikle inşaat projelerinin ilk aşamasında yapıların içindeki her türlü havalandırma veya asansör boşluklarına karşı önlem alınmalıdır. Bir diğer düşme türü de herhangi bir rakım farkı olmadan işçilerin yaşadıkları düşmeler oluyor. Tüm bu düşme türlerine kesin önlemler alabilmek amacıyla her inşaat projesi içerisinde yürünebilecek ve hareket edilebilecek olan güvenli alanlar oluşturulmalı ve işçilerin bu düzene uygun şekilde çalışmalarına devam ettikleri kontrol edilmelidir.

İş Kazalarının Sebepleri

İş kazalarını meydana gelme şekillerine göre ayırt etmek mümkün olduğu gibi aynı zamanda kazaya sebep olan unsurların ortak özellikleri dikkate alınarak da kazaların gruplandırılması mümkün olabilmektedir. İlk nedenler doğrudan kazaya etki eden nedenler olarak sınıflandırılabilir. Bu tür kazalarda işçinin direkt olarak maruz kaldığı kimyasallar ya da çeşitli tehlikeli maddelerde birlikte fiziksel olarak kendilerini etkileyen elektrik, toz ya da makineler kazalara sebebiyet vermektedir.

Doğrudan kazalara sebep olan unsurların yanı sıra bir de dolaylı olarak kazaya sebep olan bazı durumlar bulunmaktadır. Bunların başında güvenliksiz bir şekilde yaratılmış olan çalışma ortamları gelir. Güvenliksiz çalışma ortamı denildiği zaman kişilerin çalışma alanında bulunan her türlü nesneyi dikkate alması bekleniyor. Makinelerin bakımlarının yapılmamış olması, çalışma araçlarının yerinde ve doğru zamanda kullanılmaması gibi durumlar buna örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca işveren tarafından alınması gereken önlemlerin çalışma ortamında ortaya çıkarılmaması da iş kazalarına sebep verebiliyor.

Tüm bu sebeplere ek olarak bir de iş kazalarının temel sebepleri sayılabilecek olan bazı unsurlar bulunmaktadır. Bunların başında çalışma ortamı ile ilgili olarak sorumluluğun kendisinde olduğu işveren tarafından alınmayan önlemler gelmektedir. Buna ek olarak işçinin kendi niteliklerinden ve çalışma ortamının fiziksel şartlarından ortaya çıkan sebepler de iş kazasının sebeplerinde ayrıca gruplandırılabiliyor.

İş Kazası Tazminat Davalarında Davalı Kimdir?

Başına herhangi bir kaza gelen kişiler yaşadıkları kayıpların karşılanması amacıyla tazminat davası açabilmektedir. Bu tazminat davalarında davalı sıfatını alacak olan kişi kazada tam kusuru bulunan kişiyle aynı kişi olmalıdır. Buna göre davaların doğrudan işverene ya da işveren tarafından vekil tayin edilmiş alt işverene açılması mümkün olabiliyor.

İş Kazası Tazminat Davası Zamanaşımı Süresi

İşçilerin iş kazası ile karşılaşmalarının ardından tazminat davası açabilmesi için 10 yıllık süre içinde dava açma haklarını kullanmaları gerekir. Bu sürenin başlangıç tarihi olarak kazanın gerçekleşmiş olduğu tarih esas alınır. Eğer kaza sonrası fark edilen yeni bir kayıp durumu söz konusu oluyorsa zamanaşımı süresinin bu noktadan itibaren devam ettirilmesi gerekir.

İşçi Tazminat Davasında Ne Talep Edebilir?

Tazminat davaları temel olarak mağdur durumda olan kişilerin kayıplarının karşılanması amacıyla açılmaktadır. Ancak iş kazası nedeniyle tazminat davalarında SGK tarafından ortaya konmuş olan haklar dikkate alınarak ödeme yapılacak miktarlar belirlenir. Buna göre kişiler hem maddi hem de manevi zararlara karşılık tazminat talep edebiliyorlar.

Kişilerin iş kazası yaşamalarının ardından hastanede kalmış oldukları tedavi giderleri, bu sürede çalışamadıkları için ortaya çıkan kazanç kayıpları ve eğer olası görülüyorsa gelecekte sağlığının eski gücünde olmasına el vermediği şekilde ortaya çıkan kayıpların tazmin edilmesi mümkün oluyor. Bunlara ek olarak hayatını kaybetmiş olan kişilerin yakınları için destekten yoksun kalma gerekçe gösterilerek tazminat alınması da mümkün olmaktadır. Manevi tazminat konusunda ise kişilerin ya da yakınlarının yaşamış oldukları acı ve üzüntünün teselli edilmesi adına bir miktar belirlenebiliyor.

İşverenin Hukuki ve Cezai Açıdan Sorumlulukları Nelerdir?

İş kazalarının ortaya çıkmasındaki en temel sebep işverenin yükümlü olduğu işçiyi gözetme ve koruma ilkesini yerine getirmemesi oluyor. Bu tür durumlarda işveren kazadan doğrudan sorumlu tutulabilmektedir. Yargıtay kararları işverenlerin sadece mevzuatta yer alan önlemlerin dışında çalışma ortamına uygun olacak şekilde önlemler almasını da gerekli kılmaktadır.