Atla

İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması


İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması

İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması

İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması

İlerleyen teknolojik gelişmeler aynı zamanda bilişim teknolojisinin de ilerlemesini tetiklemiştir. Bilişim teknolojisinin hayatı kolaylaştırıcı yönleri saymakla bitmez. Fakat bunun yanı sıra kanun ihlallerine yol açan yeni suçların oluşmasında da olumsuz bir etkisi vardır.

Bu teknolojinin kaynağı konumunda olan ülkeler başta olmak üzere, pek çok ülke bu alandaki suçlar için yasal düzenlemeler sağlamıştır. Bilişim sistemi üzerinden işlenen suçlar kanun koyucu tarafından Yeni Türk Ceza Kanunu'nda işlenmiş ve ‘'bilişim suçları' başlığında düzenlemesi yapılmıştır.

Burada korunan hukuki değer, ekonomik niteliktedir. Zaten kendisine ve başkasına fayda sağlayan ifadesi ile de altı çizilmektedir.

Bu durum ilgili madde de açıkça belirtilmiştir. İlgili madde, banka veya kredi kartlarının hukuka uygun olmayan şekilde kullanılmasını ve bu kullanımdan dolayı bankanın ya da kredi sahibinin zarara uğramasını, aykırı davranışta bulunan kişilerin yaptıkları bu işlem ile çıkar sağlamasının önlenmesi ve faillerin cezalandırılması amacıyla kaleme alınmıştır.

Buradan anlaşılması gereken bir ifade de, işlenen bu suç ile hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarının da kredi kartı kullanılarak işlendiğinin düzenleme altında olduğudur.  Tüm bunlar göz önüne alındığında, korunmak istenen hukuki değerin karma özellikte olduğu açıktır.

Karma özellik söz konusu olsa da en baskın olarak korunan hukuki değer kişinin malvarlığı olmaktadır. Bunun sebebi, suç işlendiği an kişinin malvarlığında ciddi bir kayıp yaşanabilmesidir. Bu suç bakımından fail ya da mağdur herkes olabilmektedir. Yani bu suçun failinde veya mağdurunda bir özellik aranmaz.

Konuyla ilgili olarak TCK 254/1. madde düzenlemesi yeteri kadar açıktır. Bu maddeye göre; başkasına ait olan kart (banka veya kredi kartı) ne şekilde olursa olsun ele geçirildikten sonra karta sahip olan kişinin rızası olmadan kullanım sağlamak veya başkasına kullandırmak, bu sayede kendisine veya başkasına fayda sağlama eyleminin yapılması yaptırıma bağlanmıştır. Eğer fail bilerek yani kasti olarak hareket ettiyse, suçun gerçekleşmesi için bu yeterlidir.

Bu noktada farklı görüşler olabilmektedir fakat genel kabul gören görüş, failin kasıtlı bir şekilde hareket etmiş olmasıdır. Atlanılmaması gereken nokta ise kart sahibinin veya kartın kendisine teslim edilmesi lazım olan kişinin rızası söz konusuysa failin ceza almayacağıdır. Çünkü rıza hukuka uygunluk taşımaktadır.

Eğer suç ile ilgili birden fazla mağdur varsa, hepinsin ayrı ayrı rızalarının olup olmadığı aranacaktır.

Önemli noktalardan biri de kartın, sahibinin rızası olmadan hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanım veya yağma suçunun işlenmesiyle elde edilmesi durumudur.

Fail bu durumda işlemiş olduğu suçtan ceza alacak ayrıca TCK 245/1 hükmünce de ceza alacaktır. Yargıtay vermiş olduğu bir kararda bu yoruma katıldığını göstermiştir. Diğer makalaler için  Ankara avukat sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Karar sayılı gerekçeli kararı ile;  davacı ile davalı arasında bankacılık sözleşmesi ve bilahare yapılan internet sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden taraflar arasında yapılan yazışmalar sonrasında netleştirilmiş olan ve dosyada bir örneği bulunan "Ticari Müşteriler için ...i İnternet Bankacılığı Sözleşmesi" isimli sözleşmede başvuru formunda kullanıcı bilgileri kısmında davacının çalışanı olan ....'ın yetkilendirildiği, yetkilendirme kutucuklarında tüm işlemleri firma limiti dahilinde ve belirtilen yetkilerde kullanmak için seçiniz üst başlıklı kutucuklarda "yetki yok, görüntüleme, hazırlayıcı, yarım yetkili, birinci onayıcı, ikinci onayıcı, tam yetkili" kutucuklarının bulunduğu.

En sonda da limit kısmının yazılı olduğu, bu kutucukların içerisinde tam yetkili kutucuğunun işaretlenmiş olduğu, para transferleri başlığında, eft kısmında "hesaba eft" ve "hesaba eft onay" kısımlarına ilişkin olarak tam yetkili kutucuğunun işaretlendiği, miktar kısmına 250.000 TL yazıldığı ve elle imzalı "sadece akıllı rehberde tanımlanan hesaplara" şeklinde şerh düşüldüğü, havale kısmında ise sadece "hazırlayıcı" kutucuğunun işaretli olduğu, bu kısımda diğer kutucuklarda birinci, ikinci onayıcı ve tam yetkili kutucuklarında herhangi bir işaretin bulunmadığı,

Buna göre de davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca, davacı çalışanı ....'a sadece eft için "tam yetkili" yetkilerinin verildiği, havale için ise sadece "hazırlayıcı" yetkisinin verildiği, buna rağmen, davacı çalışanı tarafından usulsüz yapılan havalelere, bankanın bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacıyı uyarır tekrardan havale için onay alması gerekirken bu onayı almadan, davacı çalışanının usulsüz havaleler yapmasına imkan sağladığı ve zararın doğmasına sebep olduğu,

Davalı savunmasında dile getirilen, tüm işlemler firma limiti dahilinde ve belirtilen yetkilerde kullanmak için seçiniz kutucuğunda "tam yetkili" kutucuğunun işaretlenmiş olmasından bahisle, davacının çalışanına havale işlemleri yönünden de tam yetki verildiği şeklindeki savunmasının yerinde olmadığı, zira bu kısımdaki kutucukların başlık mahiyetinde olduğu, biran için tam yetkili kutucuğunun işaretlendiği kabul edilse bile, havaleler yönünden kendi sütunundaki kutucuklardan sadece "hazırlayıcı" kutucuğunun işaretli olduğu, tam yetkili kutucuğunda herhangi bir işaret bulunmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde "hazırlayıcı" için yapılan "kullanıcı, işlemleri hazırlayıp yarım ve tam yetki seviyesi gruplarındaki kullanıcılardan herhangi bir kullanıcıya veya onay yetkisi bulunanların tamamına onay için gönderir." şeklindeki tanım ve yetki sınırı dikkate alındığında, davacı çalışanı .. için mutlak surette bu tanıma uygun olarak havaleler yönünden hazırlama yetkisi verildiği,

Diğer birinci, ikinci onayıcı ve tam yetkili kutucukları işaretlenmediğinden ve  hazırlayıcı kutucuğu işaretlendiğinden bu yetkiye istinaden davalının, davacı çalışanına havale yapma imkanı sunmuş olması nedeniyle meydana gelen zararda, eyleminin zarara sebebiyet eylemi niteliğinde olduğuna kanaat getirildiği, bilirkişi raporunda, usulüne uygun olarak dosya kapsamı ile uyumlu, detaylı ve gerekçeli bir şekilde tespit edildiği üzere; davalı tarafça, davacıya havale işlemleri için "onayıcı" ve "tam yetkili" ataması yapılmadığından,

Ancak davacı ile yapılan sözleşmede yapılacak işlemin müşterilerden ve temsilcilerinden gelen paraların .... Bankasındaki temerküz hesabına sadece eft yetkisi ve bu yetki için tam yetki verildiği düşünüldüğünde, davacının havale işlemine ihtiyacı bulunmamasına, bu yönde sözleşmede veya talimatta yetkilendirme yapılmamasına rağmen, biran için formun kutucuklarının bulunduğu ve başlık halinde olan en üst kısımda "tam yetkili" kısmının davacı tarafça işaretlendiği düşünülse bile;  bankacılık teamülleri gereği, davalının, davacıdan bu hususunun teyidini alması gerekmesine rağmen,

Bu yönde bir çaba içinde de olmadığı dolayısı ile meydana gelen zarara, davacı çalışanının suistimal eylemine, davalının kendisinin sebep olduğuna kanaat getirildiği, zira davalı özel yasaya tabi, bir kısım ayrıcalıklara sahip ve bunun yanında da bir güven kurumu olması nedeniyle TTK 18. maddesinde belirtilen tacir basiretinden daha öte, daha ağırlaştırılmış bir  özen yükümlülüğü altında olduğu hususu dikkate alındığında, göstermesi gereken bu özeni göstermemiş olduğu ve zararın doğmasına kasıt değil, ihmal derecesindeki  bu eyleminin sebep olması nedeniyle, meydana gelen zarardan zarar ile eylem arasındaki illiyet bağı  nedeniyle 6098 sayılı Borçlar Kanunu 112. maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu,

Zararın meydana gelmesinde, davalının sebep olmasına kanaat getirilmiş olmasına rağmen; davalının, davacıya bildirdiği mail adresine, ilk günden itibaren tüm havalelere ilişkin ekstrelerin mail olarak günü gününe bildirmiş olması, davacının basiretli tacir olması gerektiğinden, gerek çalışanlarını seçmesi, gerekse de çalışanlarını denetlemesi, denetime tabi olmamasına rağmen kendiliğinden bağımsız denetçi tayin etmiş olması ve 6 aylık periyodlarda denetçi tarafından yapılan denetimlere rağmen, gelen ekstrelerde sadece artı (+) olması gerekirken ve eksi (-) işaretli kalemlerin olmaması gerekmesine rağmen, basit bir kontrolde bunun tespit edilebilecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde

Davacının en azından 3 er aylık periodlarda vergi dairesine yapacağı bildirimleri de dikkate alındığında; denetim, işe uygun, ehil çalışanları seçme ve seçtiği çalışanları usulüne uygun süresinde denetleme  gibi basiretli tacirden beklenen girişimlerde, eylemlerde bulunmadığı, bununla da doğan zararın büyümesine,  artmasına dönük davacı eyleminin 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 52.maddesi uyarınca müterafik kusur olduğun,

Bu nedenle de, bilirkişiler tarafından her ne kadar davalının eyleminin kusur oluşturacağı kabul edilip hafif kusur derecesinde olduğu belirtilerek, davacının denetim eksikliği nedeni ile zararın büyümesine sebebiyet verdiğine, daha ağır kusur içinde bulunduğu, zira ilk günden gönderilen mail ekstreleri ile durumu tespit etme imkanı varken bunu tespit edemeyerek ağır kusurlu davrandığından bahisle, davalının hafif kusuru ile zarar arasındaki illiyet bağının ortadan kaldırıldığı şeklindeki bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği,

Aksine tarafların yarı yarıya meydana gelen zararda kusurlarının olduğu ve buna göre de meydana gelen zararın Borçlar Kanunu 52. maddesi dikkate alınarak davalı bankanın bankacılık tanımından kaynaklanan ve yine taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan Borçlar Kanunu 112. maddesi sorumluluğu nedeni ile meydana gelen zararın %50' sinden sorumlu tutulmasının gerektiği,

Zira davalının özel yasaya tabi, verilen özel izinle kurulan ve sıkı denetimlere sahip çeşitli imtiyazları bulunan bir güven kurumu olması nedeni ile doğan zarardan sorumlu olduğu sabit olup, tamamen ortadan kaldırılamayacağı ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; davacının... bankasındaki hesabına sadece eft yapma yetkisi verildiği, ancak  gerekmemesine rağmen talimatta "havale" yetkisinin de sadece "hazırlayıcı" kutucuğunu işaretlenmiş olmasından hareketle işlemin aksamaması için işlem yaptıracak ise de, davacıyı bu konuda uyarıp tekrardan davacıdan onay alması yönündeki ihmalli davranışı dolayısı ile de sorumlu bulunduğu, davacının müterafik kusuru bu nedenle daha ağır sayılamayacağına kanaat getirilmiştir.

Davacının talebinin, davalı kusuruna denk gelen % 50' lik kısmını oluşturan 1.879.740,00 TL' lik  kısmının kabulüne, bakiye kısmına ilişkin talebin  ise reddine karar vermek gerektiği ... " gerekçeleri ile; Davanın Kısmen KABULÜNE,

Dava konusu zararın oluşumunda davacının %50, davalının da %  50 oranında müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiş olmakla, 1.879.740 TL' nin 12/03/2015 tarihinde itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem yerinde Görülmediğinden REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması - Yorum
    ÇAĞLA LEVENT -
    5 Ağustos 2016

    Hukuk her şeyin üzerinde olmalıdır. (Aristo)

    Cevapla
  • İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması - Yorum
    RENAN HARMANKAYA -
    17 Ağustos 2016

    İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması Davanın şekli zamanı ve basarı olanağımız tam olarak nedir sizden bilgi rica edebilirmiyim...

    Cevapla
  • İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması - Yorum
    ZELAL ÇINGI -
    12 Eylül 2016

    İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması Bu davaların konusunda, zarar görmem nedeniyle maddi ve manevi tazminat Nasıl isterim..

    Cevapla
  • İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması - Yorum
    Nesli -
    17 Şubat 2017

    İnternet Bankacılık Şifresinin Kullanılması dava açarken izlenecek yol, dava açma masrafı nedir.

    Cevapla
Yorum Bırak