Atla

İş Kazası Şikayetçi Olmama


İş Kazası Şikayetçi Olmama

İş Kazası Şikayetçi Olmama

İş Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım Sigortam Yok Haklarım

İş güvenliği konusunda çok uzun yıllardır yaşanan sorunlar dolayısı ile son yıllarda hem yasal düzenlemeler hem de fiziki uygulamalar çerçevesinde çok önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Bu şekilde dünya ortalamasına göre en yüksek iş kazası oranlarına sahip olan ülkelerden birisi olan Türkiye’ de bu oranın önemli oranda düşürülebilmesi bu çalışmalar ile sağlanmıştır.

Türkiye’ de aynı zamanda da işçilerin geçirdikleri iş kazaları durumunda da mağduriyetlerinin giderilmesi ve zararlarının tanzim edilmesi konusunda da çok önemli uygulamalar bulunuyor.

Bu uygulamalar arasında iş kazası geçirmiş olan sigortalının hem ceza davası hem de maddi ve manevi tazminat davası açabilme hakkı bulunduğu gibi vefatı durumunda ise hak sahipleri tarafından destekten yoksun kalma davası açılabilmesi hakkı bulunuyor.

İş Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım Sigortam Yok Haklarım

Bu noktada bası sigortalılar tarafından iş kazasının ardından işverene karşı yapılan şikayetlerde geri çekme uygulanabiliyor.

Bu durumda özellikle iş kazası geçirdim şikayetçi olmadım veya şikayetimi geri çektim bu durumda ne olur gibi sorular gündeme geliyor.

Bu aşamada en önemli hususlardan birisi şikayetçi olunmamasının ya da şikayetinden vazgeçilmesi iş kazası geçiren işçinin hem maddi hem de manevi tazminat davası ve destekten yoksun kalma davası açma hakkını kesinlikle ortadan kaldırmamasıdır.

İş Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım Sigortam Yok Haklarım

Genel kapsamda polis merkezinde veya savcılıkta kişinin şikayetinden vazgeçmesi tazminat hakkını ortadan kaldırmadığı gibi,

İş kazası sonrası açılabilen ceza davası süreci içerisinde hakim huzurunda yalnızca ‘şikayetimden vazgeçildiğinin/şikayetçi olunmadığının’ beyan edilmesi durumunda maddi ve manevi tazminat açma hakkı sabit kalmaktadır.

Bu noktada tazminat hakkının kaybedilebilmesi için kişi tarafından söz konusu ceza davası süreci içerisinde hakim karşısında ‘maddi ve manevi tazminat istemediğini’ beyan etmesi gerekliliği ve bu beyanın kesinlik kazanması gerekmektedir.

 

Şikayetten vazgeçme beyanları, genel olarak iş kazaları çerçevesinde sanık tahliyesinin mümkün kılınabilmesi hedefi ile gerçekleştirilip, bu noktada şikayetçi olunmadığına dair beyanlar ise bağlayıcılık teşkil etmemektedir.

Tahliye ile ilgili olarak bir miktar para temini gerçekleştirilmiş olunması durumunda verilen feragat ve ibraname miktar ile sınırlı olarak makbuz hükmü niteliğine sahip olur.

Trafik Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 111. Maddesi çerçevesinde hukuki sorumlulukları tamamı ile ortadan kaldıran veya kısıtlayan anlaşmaların geçersiz olduğu,

İbraname başlıklı belge ve ceza davasında şikayetten vazgeçilmiş olunması davacı açısından tazminat hakkı talebinin kullanımının ortadan kaldırılması gibi bir durumu söz konusu yapmaz. 

İş Kazası Geçirdim Şikayetçi Olmadım

Aynı yasanın 111. Maddesinin 2. Fıkrasına göre ise tazminat miktarına bağlantılı olup, yetersiz ya da fahiş olduğu açık şekilde belli olan anlaşma ve uzlaşmalar, gerçekleştirildikleri tarih itibari ile başlayıp, 2 yıllık süreç içerisinde iptalinin gerçekleştirilebilmesi mümkün olabilmektedir.

Bu durum ile ilgili olarak aynı zamanda da iptal davası açılması koşul teşkil etmeyerek, tazminat davası ile beraber anlaşmanın iptal edilmesi yönünde talebinde gerçekleştirilebilmesi mümkün olabilmektedir.

	iş kazası şikayetçi olmama

İş Kazası Geçirdim Sigortam Yok

İşçinin çalıştığı esnada iş kazası geçirmesi ve o sırada da sigorta primlerinin yatmamış ve sigortasız olması durumunda, öncelikle tespit davası açılması gerekmektir.

Sigorta ve iş kazasının tespit yapıldıktan sonra tazminat davası sonucu haklarını alabilmektedir.

iş kazası şikayetçi olmama

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacı,  kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemtir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermtir. Hükmün onanmasına karar verilmtir.

Davacının çalıştığı tekstil  yerinde, son iki yıl içerisinde ve özellikle fesihten önceki yaklaşık 6-7 aylık bir dönem içinde muhtelif tarihlerde altmış günün üzerinde rapor kullandığı anlaşılmıştır.

Davacının aralıklarla sık sık rapor alması eyleminin; yürütülen in sürekliliği dikkate alındığında,  yerinde olumsuzluklara ve in yürütümünün bozulmasına yol açtığı açıktır.

Bu bağlamda verenden artık mevcut ilkisinin devamı beklenemez. Feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmakla, e iade isteğinin reddi gerekirken hüküm kurulması isabetsizdir.

Dosya içinde mevcut  müfetti tarafından düzenlenen ve yerine ait geçm teftlere yapılan atfa göre, 2010 yılında aynı  yerinde meydana gelen  kazası sonrasında 06.10.2010 tarihinde yapılan teft nedeniyle düzenlenen raporda; 

İşyerine ait döner fırın II tabir edilen 4x4 metre ebatlarında ve 80 metre uzunluğundaki tünelin iç kısımlarındaki reflakter tuğlalarının sökülmesi ve yerine yenilerinin döşenmesi i yapılmakta iken çilerin çalışmakta oldukları iskelenin üzerine yukarıdan beton parçalarının düşerek 2 çinin öldüğü 1 çinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayın gerçekleştiğinin bildirilmesine göre;

Sözü edilen  yerine ait  teft dosyası getirtilip, sanıklarca benimsenen metodun eleştirilip terkedilmesi gerektiği ve alınması gerekli önlemlere ilkin uyarıları içerip içermediği açıklığa kavuşturulup sanıkların önceki olay tarihinde de aynı fabrikada görevli olup olmadıkları belirlenip,

Aynı uyarıların yapıldığının belirlenmesi halinde olayda bilinçli taksirin koşullarının oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla karar verilmesi isabetsizdir.

Olayda; bilinçli taksirin uygulama koşullarının oluştuğu, sanığın şikayetçi olmayan ancak nitelikli şekilde yaralanan mağdurun yaralanmasına neden olmasından da sorumlu olacağı ve yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek,

Dosyanın yetkili ve görevli ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararıyla gönderilmesi gerekirken, sanığın eylemleri birbirinden bağımsız kabul edilerek taksirle yaralama suçu yönünden düşme ve taksirle öldürme suçu yönünden de mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekmtir.

Davacı tanıkları olaya bizzat şahit olup, davalı aracının plakasını, rengini, tipini belirterek bu aracın davacı aracına çarpıp sürüklediğini, çarptıktan sonra kaçtığını ifade etmlerdir.

Davalı aracının, ön motor kaputuna macun çekildiği, sol ön çamurluk, sağ ve sol yan kısımlarında sürtme izleri olduğu resmi görevlilerce tespit edilmtir.

Davalı ön motor kaputundaki hasarın tuğla düşmesi sonucu olduğunu ileri sürmüş ise de, bunu somut delillerle usulüne uygun şekilde kanıtlayamamıştır.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak