İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası | Ankara Avukat

İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası

İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası

İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası Nasıl Açılır? Menfi ve hizmet tespit davası iş mahkemesi tarafından görülen dava türlerindendir. Hizmet tespiti ile menfi tespiti birbirilerinden farklı şeylerdir.

Hizmet tespiti davası işverenin çalışanını sigortasız olarak çalıştırdığı günlerin tespit edilmesi için açılır. İş mahkemelerinde sıklıkla karşılaşılan davalardan birisi olan menfi tespit davası ise borçlu olunmadığının tespit edilmesi adına görülür.

Yani iş mahkemesi hizmet ve menfi tespit davası borcunun tahsili ya da borçlu olmadığını kanıtlamak için açılmaktadır.

Hangi Koşullarda Hizmet Tespit Davası Açılabilir?

Hizmet tespiti davası sürecinin başlatılabilmesi için bazı koşulların sağlanıyor olması gereklidir. En temel şart ise iş yerinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Saplık Sigortası kapsamında faaliyet yürütüyor olmasıdır.

Davaya söz konusu olan sürenin uzun vadeli olması da aranan koşullardan bir diğeridir. Ayrıca verilen hizmetin sigortasız gerçekleşmiş olması da gereklidir. Hizmet tespit davası 5 yıl içerisinde açılmalıdır. Aksi halde zaman aşımına uğrayacaktır.

Hizmet Tespit Davasında Yetkili Mahkeme

Hizmet tespit davası görevli mahkeme İş Mahkemesi’dir. Ancak iş mahkemesinin olmadığı bölgelerde de görevli olarak tayin edilen Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davalı olan işçi, kendi bulunduğu yerleşimin mahkemesi çalıştığı yerde olan mahkemede davasını açabilir.

Menfi Tespit Davası Ne Zaman Açılır?

Kanunun ilgili maddesine göre icradan önce ya da sonra menfi tespit davası açılabilmesi mümkündür.

Menfi tespit davası zamanaşımı söz konusudur. Bir kişi borca itiraz edecekse borcu ödemesinin ardından 1 yıl içerisinde başvurusunu yaparak parayı geri alma talebinde bulunmalıdır. Aksi taktirde zamanaşımı gerçekleşecek ve menfi tespiti söz konusu olmayacaktır.

Menfi Tespit Davası İçin Hangi Mahkemeye Gidilmeli?

Menfi tespit davaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu’na göre bir tespit davasıdır. Menfi tespit davalarında hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin bir hüküm yoktur. Görevli mahkeme menfi tespitine konu olan davanın içeriğine göre belirlenir.

Örneğin senet borçlarına ilişkin olan bir menfi tespit davası için Sulh Hukuk Mahkemelerine ye da Asliye Hukuk Mahkemelerine başvurulmalıdır. Bu başvurular menfi tespit davası dilekçeleri ile gerçekleştirilmelidir.

İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası

Sigortasız olarak çalıştırılan başka bir deyişle kayıt dışı olarak istihdam edilen kişilerin hizmetlerinin tespiti için iki yol izlemeleri mümkündür.

Birin yol idari yoldur. Sigortasız çalıştıklarına dair ellerinde sonradan düzenlenebilir nitelikte olmayan belge ve bilgiler olanlar konuyu SGK’ya yada ALO 170 hattına şikayet edebilirler. SGK Denetmenleri/Müfettişleri konuyu inceledikten sonra belgelere dayanan bir şekilde çalışanın sigortasız çalıştırıldığı dönemleri sigortalı hale getirir ve tescil ettirirler.

Bu yola başvurmak için elde kesin kanıtlayan, sonradan düzenlenebilir nitelikte olmayan bilgi ve belgelerin olması önemlidir.

İkinci yol olarak ise sigortasız çalışılan dönemler için İş Mahkemesi’ne dava açılması mümkündür. İdari yoldan yapılan denetimde hizmetlerinin tespiti mümkün olmayan sigortalıların mahkemeye gitmesi yanında doğrudan mahkemeye gidilmesi de mümkündür.

Çalışırken yada işten ayrıldığı tarihten sonraki yılbaşından itibaren beş yıl içerisinde İş Mahkemesi’ne hizmet tespit davası açan sigortalılar mahkeme tarafından karar verilmesi halinde sigortasız çalıştırılan dönemler için hizmet kazanırlar.

Hizmetleriniz tespit edildikten sonra, kıdem tazminatı hakkınızı da mahkeme yoluyla işten ayrıldığınız tarihten sonraki on yıl içerisinde isteyebilirsiniz. (İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası)

Hizmet Tespit Davası Kıdem Tazminatı İstemiyle Açılır Mı?

Soru sorun okurumuzun bahsettiğiniz yakını 1200 gün hizmet kazanmış. Ancak bu hizmetin ne şekilde kazanıldığını belirtmemiş. Bu hizmetler eğer mahkeme kararı ile kazanmış ise mahkeme ilamında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vesair işçi alacak hakları da belirtilmiş olabilir, öncelikle mahkeme kararının iyice incelemenizi tavsiye ederiz.

Eğer sigortalı hizmetlerini mahkeme kararı ile kazanmış ancak mahkeme ilamında bu haklar belirtilmemiş ise davayı eksik açmış olabilirler. Şöyle ki hizmet tespit davalarında “hizmetin tespiti” yanında “kıdem ve ihbar tazminatı vesair haklarının tespitinin” de mahkeme dilekçesi ile istenilmesi mümkündür.

Hizmet tespiti bir olumlu tespit davası iken, kıdem tazminatı ve diğer hakların tespitinin istenilmesi ise alacak içeren bir eda davasıdır. İçtihat açısından her iki davanın birlikte açılabileceği konusunda farklı görüşler olsa da Yargıtay’ın ağır basan görüşü birlikte açılabilecekleri yönündedir.

Eğer hizmet tespit davasında “hizmet tespiti ve kıdem ve ihbar tazminatının takdiri” istenilmemiş ise hizmet tespitini yapan mahkeme ilamına dayanarak tazminatlar yanında diğer işçi alacakalının da istenilmesi mümkündür. (İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası)

Denetim Sonucu Hizmet Kazanılması Hali

Öte yandan eğer çalışanın hizmetleri müfettiş/denetmen raporuna göre tespit edilmiş ise bu kez İş Mahkemesi’ne bu denetim elemanlarının raporlarını delil göstererek ihbar ve kıdem tazminatı gibi işçi alacaklarının ödenmesi için dava açmak mümkündür. Unutulmamalıdır ki SGK’nın denetim elemanlarının usulünce tanzim edilmiş tutanakları ve raporları kuvvetli delil niteliğindedir.

Kıdem ve ihbar tazminatları yargıyı en çok meşgul eden konular arasında bulunmakta. Bu nedenledir ki hizmet tespitleri konusunda mahkemelerin geniş bir içtihat birikimi bulunmaktadır.

Şahitler ve deliller ile çalıştığını ispatlayan sigortalıların mahkemeyi kazanmaları ve haklarını almaları yüksek bir ihtimaldir. Bu konuda hukuki yardım almakta fayda bulunmaktadır.

Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz. (İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası)

İş Mahkemesi Hizmet ve Menfi Tespit Davası | Sıkça Sorulan Sorular

HİZMET TESPİTİ DAVASI – İŞVERENE AİT İŞ YERİNDE GEÇEN VE KURUMA BİLDİRİLMEYEN SİGORTALI ÇALIŞMALARININ TESPİTİ İSTEMİ – DAVACININ ÇALIŞMASI İLE ÇALIŞTIĞI SÜREYİ NETLEŞTİRİP SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ.

ÖZET: Yapılacak iş, dönem bordrosunda adı bulunan tanıklar ile ilgili ayrıntılı araştırma yapmak ve beyanlarını almak, davacının çalışmasını bilebilecek nitelikte komşu işyeri tanıklarını araştırmak ve tespit edilen tanıkları dinlemek, tarafların bildireceği diğer delilleri toplayıp davacının çalışması ile çalıştığı süreyi netleştirmek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

TESPİT DAVASI – GÜVENLİK HİZMET ALIMI SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ ÜZERİNE FESHİN GEÇERLİ NEDENE DAYANDIĞI TESPİT EDİLDİĞİ – VAKIA VE HUKUKİ DEĞERLENDİRMEDE USUL VE ESAS YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI

ÖZET: Davacı işçi iş güvencesi kapsamında olup, dosya içinde yer alan yazılı fesih bildirimi üzerine yasal süresi içinde işe iade davası açılmıştır.

Dairece verilen kaldırma/gönderme kararı üzerine mahkemece gerekli araştırmalar yapılmış, güvenlik hizmet alımı sözleşmesinin iptali üzerine feshin geçerli nedene dayandığı tespit olunmuştur.

Yargıtay … Hukuk Dairesinin son kararları da bu yöndedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun,

Dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri