İş ve İşçi Tazminat Davası

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İş Hukuku  > İş ve İşçi Tazminat Davası

İş ve İşçi Tazminat Davası

İş ve İşçi Tazminat Davası

İş ve İşçi Tazminat Davası

İşçi işveren tarafında haksız olarak iş sözleşmesi feshedilmesi durumunda İş mahkemesine tazminat alacakları adı altında dava açarak tazminatlarını talep edebilir. İşçi iş mahkemesinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer alacakları ile ilgili dava açabilir.

Bir hizmet sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi; işçi çalıştıran tüzel veya gerçek kişiye işveren; işin yapıldığı yere işyeri denir. İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında “İş Sözleşmesi’nden” veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri İş Mahkemesi’dir.

İşçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir. şçi bir işyerinde en az 1 yıl çalışması durumunda kıdem tazminat hakkına kavuşur. Kıdem tazminatı 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

İşçi Tazminat davalarında en önemli husus işçinin işyerinden ayrılırken ibraname veya istifa imzalatılmasıdır. İbranameyi kısaca anlatacak olursak, İbraname Var olan bir alacağı ortadan kaldırmaya yönelik bir sözleşmedir. Diğer bir ifadeyle, hakları düşürücü bir irade açıklaması ve bunu kabul biçiminde gerçekleşen bir sözleşmedir. İbra sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi şarttır.

İş ve İşçi Tazminat Davası Örnek Yargı Kararları

ÖZET: Bilirkişi raporunda ise; sorumluluğu kıdem tazminatı ile sınırlandırılan ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, resmi tatil ve yıllık izin alacağından sorumlu tutulmayan … yönünden brüt miktarlar nete dönüştürülürken kıdem tazminatı dışındaki işçilik alacağı kalemleri de nete çevrilerek bilirkişi raporunun 10. sayfasında … yönünden icra dosyasına ödeme aşamasında icra müdürlüğü tarafından nazara alınması gereken yasal kesintiler toplamının 17.106,06 TL olarak belirtildiği görülmüştür.

Bu durumda borçlu …’nın takip konusu ilamda sadece 20.104,98 TL kıdem tazminatından sorumlu olduğu ve alacak nete çevrilirken sadece 152,59 TL kesinti yapılması gerektiği dikkate alınmadan yasal kesintiler toplamının 17.106,06 TL olduğunun belirtilmesi yanlıştır. Mahkemece bilirkişi raporunun infazda dikkate alınmasına karar verilmiş olup, açıklanan bu hususun düzeltilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması için kararın bozulması gerekmiştir.

ÖZET: Borçlu şirket hakkında iflasın ertelenmesine, aynı şartlarda iflasın ertelenmesi kararının uzatılmasına ilişkin kararlar verildiği, takibe konu işçi alacağının tahakkuk tarihine göre alacağın iflas erteleme süresi içinde doğduğu ve yasa gereği istisna kapsamında kaldığından, mahkemece şikayetin reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

ÖZET: İşçinin iş sözleşmesinin altı aydan kısa bir süre önce feshedilmesi halinde bu teorik tartışmalara girilebilir ve bir görüş benimsenebilir. Ancak işçinin atı aylık çalışması var ise bu tartışmaya gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan altı aylık kıdemin hesaplanmasında çalışılan gün ile fesih bildiriminin yapıldığı tarihte çalışılan (veya çalışılmış sayılan) günün dikkate alınması gerekir.

Kısaca çalışılmış sayılma, hizmet süresi maddi hukuka ilişkin olduğundan, usule ilişkin süre hesaplanması kurallarının burada uygulanmaması gerekir. İşçinin fiilen çalıştığı ilk gün ile son gün süre hesabında nazara alınmalıdır. Dosya içeriğine ve özellikle hizmet döküm cetveli, iş sözleşmesi, işe giriş bildirgesi ile davacının davalı işyerinde 28.12.2015 tarihinde işe başladığı ve 27.06.2016 tarihinde çıkışının verildiği anlaşılmaktadır.

İlk işe giriş günü ve son çıkış tarihi dikkate alındığında Fiili çalışma süresi dikkate alındığında davacının tam olarak davalı işyerinde 6 ay çalıştığı sabittir. Bu nedenle 6 ay kıdem koşulunu tamamlayan davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerekmektedir.

Davalı işveren ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, feshin geçerli nedene dayandığını ispat edememiştir. Feshin geçerli nedene dayanmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi gerekçesi bu nedenle yerindedir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin kararı açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor