Atla

İşçi Alacakları Davası


İşçi Alacakları Davası

İşçi Alacakları Davası

İşçi Alacakları Davası

İş Kanunun tabi hizmet sözleşmelerine göre ücret ve tazminat talebi işçi alacaklarının konusunu oluşturmaktadır. Kıdem tazminatı, İhbar tazminatı, fazla mesai, izin, bayram ve hafta sonu gibi ücret ve tazminatlar işçi alacak kalemlerini oluşturmaktadır.

İşçi Alacakları Arabuluculuk Başvuru ve Dilekçesi

İşçi alacakları artık işkanununda yapılan düzenleme ile arabulucuya zorunlu başvuru yapılması gerekmektedir. Arabulucuya zorunluluk dava şartı işçi alacakları olan iş kazası, hizmet tespit davaları dahil değildir.

İşçi alacakları için işçi kendisi veya avukat aracılığı ile arabuluculuk başvuru merkezine başvuru yaparak sorunun çözülmesini talep edebilir. Arabulucu toplantılarında işveren ile yapılacak görüşmelerde sorunun çözülüp çözülmemesine göre dava hakkına sahip olacaktır.

Kıdem Tazminatı Alacakları Davası Nedir?

Kıdem tazminatı işçinin çalıştığı yere kazandırdığından payına düşeni alması gibi düşünülebilir. Bu durum iş sözleşmesinin sona ermesiyle ortaya çıkan bir konudur.

Çalışan kişi en az 1 yıl boyunca bir yerde çalıştığı zaman kıdem tazminatı almaya hak kazanır. Kıdem tazminatının hesaplanması ise 1 yıl boyunca 30 günlük brüt ücreti tutarınca yapılır. Çalışanın çalıştığı yıllar ise aynı şekilde hesaplanarak işten ayrılacağı zaman kendisine verilir.

İhbar Tazminat Alacakları Davası Nedir?

İhbar tazminatı işveren ya da işçi için geçerli bir durumdur. İş sözleşmesi yapıldığı takdirde herkes ihbar tazminatı alabilir. Fakat bir kişinin ihbar tazminatı talep edebilmesi için iş sözleşmesinin haklı nedenler olmadan feshedilmesi durumunun yaşanmış olması gerekir.

Haksız durum işçi tarafından gerçekleştirildiği takdirde işveren, işveren tarafından gerçekleştirildiği takdirde ise işçi ihbar tazminatı almaya hak kazanır. Fakat bu konuda en çok göz önünde bulundurulması gereken konu bir iş sözleşmesinin yapılmış olmasıdır.

Bu iş sözleşmesi her zaman yazılı olarak yapılmalıdır diye bir kural yoktur. İşçinin iş yerinde çalışmış olması da iş sözleşmesinin bir kanıtıdır.

İş Kazası Tazminat Alacakları Davası

İş kazası yaşanması durumunda iş kazası geçiren kişi maddi ve manevi olmak üzere iki tür dava açabilir. Bu durum işçinin herhangi bir suçu olmadan yaşandığı zaman kendisini garanti altına alabilecek maddi bir geliri olması gerektiğinden geçerlidir.

Çünkü işveren çalıştırdığı kişilerin güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle yaşanan kalıcı bir sorunda örneğin görememek gibi problemlerde işçi tazminat davası açabilir. Bunların yanı sıra işçi destekten yoksun kalan tazminatı ve iş göremezlik tazminatı almak için mahkemeye başvurabilir.

Bu durumların yanı sıra işçinin hayatını kaybetmesi ya da bir daha hiç çalışamayacak kadar büyük hasar görmesi durumunda ailesi de tazminat alabilir.

İş kazası sebebiyle %10 oranında çalışamaz durumuna düşen kişiler uzun süre tazminat alabilir ve hastane masrafları da SGK tarafından karşılanır fakat sigortasız kişilerin ise masrafları işveren tarafından karşılanmak zorundadır.

İşe İade Davası Alacakları Davası

İşverenin haksız bir şekilde iş sözleşmesini feshetmesi durumunda işçi haklılığını kanıtlayabilecek durumdaysa işe iade davası da açabilmektedir.

Tazminat almasının yanı sıra böyle bir hakka da sahiptir. Fakat iş sözleşmesinin feshinde haksızlık olduğunu kanıtlayabilecek durumda olması gerekmektedir aksi takdirde herhangi bir hakka sahip olamaz ve işe geri alınması mümkün olmayacağı gibi herhangi bir tazminat da talep edemeyebilir. 

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Davada ne İş Kanunu ne de genel hizmet sözleşmelerine göre bir ücret talebinde bulunulmadığı, davacının fazla mesai, izin, bayram ve hafta sonu gibi ücret talebinde değil sadece 3308 sayılı yasanın belirlediği kriterlere göre ücret talep ettiği gözetildiğinde.

3308 sayılı Meslek Eğitimi Kanununa göre, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler ile işletme arasındaki sözleşmenin 4857 sayılı İş Kanunu anlamında bir iş (hizmet) sözleşmesi niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. 3308 sayılı kanunda göreve dair bir düzenlemede bulunmadığına göre uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde çözülmesi gerekir.

Bu nedenle mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

ALACAK DAVASI - TANIKLARIN SIRF DAVALARININ OLMASI GEREKÇESİ İLE İYİNİYET KURALLARI VE DOĞRU SÖYLEME MÜKELLEFİYETİ DİKKATE ALINDIĞINDA YALAN SÖYLEDİKLERİ SONUCUNA VARILAMAYACAĞI - FAZLA ÇALIŞMA VE GENEL TATİLİ ALACAK KALEMLERİ KOŞULLARININ OLUŞTUĞU - MAHKEMENİN VAKIA VE HUKUKİ DEĞERLENDİRMESİNDE YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI 

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işyerinde 22.11.2007-24.07.2015 tarihleri arasında asistan-ağız diş sağlığı teknikeri olarak çalıştığını, işverenin davacıya hakaret ederek işyerinden kovduğu ve iş akdini haksız olarak fesih ettiğini, en son net 1.400,00 TL ücret ile çalıştığını, davacının 1 çocuk annesi olduğunu ve hak ettiği AGİ alacağının da ödenmediğini, davacının Adana 1. Noterliğinin 28.07.2015 ve 4857 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile çalışmasından kaynaklanan alacaklarının ödenmesini talep ettiğini, davalı işverenin davacıya gönderdiği Adana 14. Noterliğinin 31.07.2015 tarih ve 23367 ihtarnamesinin tamamıyla gerçek dışı olduğunu, davacının davalı işyerinde 08.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını, Cumartesi günleri 1 hafta 08.30-14.00 arası, 1 hafta ise 08.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının UBGT günlerinde de çalıştığını ancak ödenmediğini, davacının yıllık izinlerini de eksik kullandığını, ilk yıl hafta sonu dahil olmak üzere 1 hafta izin kullandığını, sonraki yıllarda hafta sonu da içinde olmak üzere 2 hafta izin kullandığını beyanla ödenmeyen işçilik alacakları için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, Kıdem Tazminatı 500.00 TL, İhbar Tazminatı 500,00 TL, Fazla Mesai Ücreti 500.00 TL., Yıllık İzin Ücreti 500,00 TL, Genel Tatil Ücreti 200,00 TL, AGİ Alacağı 100,00 TL olmak üzere toplam 4.300,00 TL.nin kıdem tazminatı için akdin feshinden, diğer alacaklar için ihtarnamenin tebliğinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; Davacının işe giriş tarihinin 28.02.2008 olduğunu, davacının asgari ücret ile işe başladığını Temmuz/2015 ayı ücret bordrosuna göre en son ücretinin AGİ hariç ve fazla mesai ücreti dahil 1.147,66 TL olduğunu, davacının iş akdini kendisinin sonlandırıp, delili yaratmak için ihtarname keşide ettiğini, davacının 28.07.2015, 29.07.2015 ve 30.07.2015 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini ve iş akdinin Adana 14. Noterliğinin 31.07.2015 tarih ve 23367 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı olarak feshedildiğini, davacının davalı işveren nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının davalı işyerinde 08.30-17.30 saatleri arasında çalıştığını, 12.00-13.30 saatleri arasında yemek molası olduğunu, ayda 2 cumartesi günü 08.30-12.00 saatleri arasında çalıştığını, işyerinin Pazar günleri kapalı olduğunu, yine de fazla çalışma yapması durumunda ücret bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, davacının izinlerini kullandığını ve ücretli yıllık izin alacağının bulunmadığını, dini bayramlarda hiçbir şekilde çalışma olmadığını, UBGT günlerinde olması durumunda ise karşılığının bordroya yansıtılarak ödendiğini, davacıya AGİ ödemelerinin aksatılmadan bordroya yansıtılarak ödendiğini tüm alacak kalemleri için zamanaşımı defini ileri sürdüklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

ÖZET: Yasanın gerekçesi ve amacı dikkate alındığında sırf davalarının olması gerekçesi ile iyiniyet kuralları ve doğru söyleme mükellefiyeti dikkate alındığında yalan söyledikleri sonucuna varılamayacağı, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında davalı tarafça yazılı belge sunulmayan dönemler açısından davacı tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma ve genel tatili alacak kalemleri koşullarının oluştuğu, zamanaşımı itirazının dikkate alındığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

 


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • İşçi Alacakları Davası - Yorum
    Hakkı Kılıç -
    30 Ocak 2018

    .... avm sınde santiye cvresıne yapmı oldugumuz işlerin buyuk bolumunun ucretunı mımarın ısden cıkması nedenıyle ımzalamadıgı ıcın hak edıse katmadılar ve fırmamıza lık ısın ucretını odemedıler bunun ıcın dava acmak ıstıyorum bana yardımcı olursanız sevınırım kıme nasıl dava acmam gerktıgını bılemıyorum yanlıs yaparak hem fırmamızı hemde karsı fırmayı zora gırmesınnı ıstemıyorum

    Cevapla
Yorum Bırak