İşçi Alacaklarında Zamanaşımı

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İş Hukuku  > İşçi Alacaklarında Zamanaşımı

İşçi Alacaklarında Zamanaşımı

İşçi Alacaklarında Zamanaşımı

İşçi Alacaklarında Zamanaşımı

İş Kanunun da işçinin ücret alacaklarıyla ilgili zamanaşımı şu şekilde düzenlenmiştir: “Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.” İşçilerin ücret alacakları için geçerli olan zaman aşımı süresi yolluk, izin ücreti, ikramiye, mesai ücreti için de geçerlidir.

Yani ücretini, yolluğunu, izin ücretini, ikramiyesini, mesai ücretlerini alamayan bir kişi haklarını alabilmek için kanunun ona verdiği süre beş yıldır. Bu süre içerisinde hak arayışına girmeli gerekli işlemleri yapmalıdır.

Aksi halde, beş yıllık süre dolduktan sonra ücret, yolluk, izin ücreti, ikramiye, mesai ücreti alacakları üzerinden herhangi bir hak iddia edemez. Bunların dışında sözleşme nedeniyle meydana gelen borçların ödememesi sonucunda hak edilen tazminat için belirlenen zamanaşımı süresi diğerlerine göre farklıdır.

Sözleşmeden doğan alacağın ifa edilmediği için ortaya çıkan tazminat için zamanaşımı süre yeni düzenleme yapılmıştır. Kişi tazminat talebiyle hak arayışını beş yıl içinde yapabilir.

İş Hukukunda Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Hukuk kurallarının belirlediği çerçevede kişilere tanınan haklar ve bu haklardan doğan kimi yükümlülükler için belirlenmiş süreye zamanaşımı süresi denir.

Sözleşmeden doğmuş olan alacağın ödenmemesi nedeniyle tazminat hakkı için geçerli olan 0n yıllık zaman aşımı yeni değişiklik ile kıdem tazminatı, kötü niyet tazminatı nedeniyle alacaklar, ihbar tazminatı içinde geçerlidir. Kıdem tazminatı, kötü niyet tazminatı, nedeniyle alacaklar, ihbar tazminatı için beş yıl içerisinde hak aranmalıdır.

Kanunların belirlediği sürenin geçmesi yani zamanaşımı süresinin dolması borçlunun ödemeden kaçınma imkanı sunarken alacaklının alacağını da sona erdirir. Böylece borç sona erer.

Kanunların belirlediği hak düşürücü sürenin sona ermesiyle alacaklının dava hakkıyla birlikte borçlunun borcunu da ortadan kaldırır.

Zamanaşımı sürenin dolmasıyla birlikte işçilerin alacakları eksik borç haline gelir. Bu nedenle zaman aşımı süresinin ne zaman başladığı bilinmesi büyük önem taşır.

İşçi Alacaklarında Hak Düşürücü Süreler

Zamanaşımı süresi, diğer bir ifadeyle hak düşürücü süre ödemesi gereken andan itibaren başlar. Yani işçilerin ücretlerini, aylıklarını aldıkları gün, alması gerektiği günden itibaren zaman aşımı süresi başlar. Her ücret kendi içinde bir zaman aşımı vardır.

İşçi alacaklarında zamanaşımı ne zaman başlar

Örnek verecek olursak Ocak ayının 20’sinde alması gereken aylığı alamadığında zaman aşımı 20 Ocak’tan başlar. Diğer ayın alacağı 20 Şubat ‘ta verilmediğinde o ayın alacak zaman aşımı 20 Şubat’tır. Yani her ayın ücreti kendi içinde bir zaman aşımı taşır.

Her borcun kendi zaman aşımı bulunur. Ücret zaman aşımı dışında yolluk, izin ücreti, ikramiye, mesai ücreti gibi alacaklar için zaman aşımı süresi ortaya çıktıkları andan itibaren başlar. Ve beş yıl içerisinde gerekli işlemler yapılmalıdır. İş sözleşmesi sona erdiği andan itibaren de tazminat talebi için zaman aşımı süresi olan beş yıllık süre başlar.

Hak düşürücü sürenin yaptırımı zaman aşımına göre daha ağırdır. İşe iade davasında hak düşürücü süre ortaya çıkar. Geçerli olmayan bir sebepten ya da nedensiz olarak işveren tarafından iş sözleşmesi feshedilirse, fesih kararının işçiye bildirilmesinden itibaren bir ay içinde dava açılabilir.

Açılan işe iade davasının sonucunda mahkeme eğer işe iade kararı alırsa mahkeme aldığı iade kararını işçiye bildirir. Mahkemenin tebliğ ettiği tarihten itibaren işçi, işverenine ulaşması için tanınan süre 10 gündür. İşte bu on günlük süre kanunların belirlediği hak düşürücü süredir.

Hak düşürücü süre hizmet tespit davalarında hak düşürücü süre daha uzun olup, 5 yıldır. Konuyla ilgili düzenleme 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası Kanunun 86. maddesinde yapılmıştır.

İlgili madde “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır” şeklindedir. Hak düşürücü süre ise hizmet edildiği yılın sonundan başlayarak beş yıldır.

İşçi alacaklarında zamanaşımı yargıtay kararı

ÖZET: Davalı taraf vekili zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da fazla mesai ve genel tatil alacaklılarının 4857 sayılı İş Kanunun 32/son maddesi gereğince dava tarihinden (23.12.2016) itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu.

Bilirkişi tarafından hesaplanan ve hükme esas alınan fazla mesai ve genel tatil alacaklarının tamamının 23.12.2011 tarihinden sonrasına ait olup ıslah edilen kısımlar yönünden ise bu alacakların 20.10.2012 tarihinden sonrasına ait bulunduğu.

Bu nedenle zamanaşımına yönelik istinaf sebeplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin buna yönelik istinaf itirazlarına itibar edilmediğinden istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Davalı taraf vekili zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da fazla mesai ve genel tatil alacaklılarının 4857 sayılı İş Kanunun 32/son maddesi gereğince dava tarihinden (23.12.2016 ) itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu.

Bilirkişi tarafından hesaplanan ve hükme esas alınan fazla mesai ve genel tatil alacaklarının tamamının 23.12.2011 tarihinden sonrasına ait olup ıslah edilen kısımlar yönünden ise bu alacakların 20.10.2012 tarihinden sonrasına ait bulunduğu, bu nedenle zamanaşımına yönelik istinaf sebeplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin buna yönelik istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.

İşçi Alacaklarında Zamanaşımı | Sıkça Sorulan Sorular

İŞÇİ ALACAĞI DAVASI - DAVALI VEKİLİNİN ZAMANAŞIMI İTİRAZINDA BULUNDUĞU - FAZLA MESAİ VE GENEL TATİL ALACAKLILARININ DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN BEŞ YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİNE TABİ OLDUĞU - ZAMANAŞIMINA YÖNELİK İSTİNAF SEBEPLERİNİN YASAL DAYANAKTAN YOKSUN OLDUĞU

Çalışma döneminde fazla çalışma yaptırılmadığını ) ne var ki fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davacının haftada bir gün izin kullandığını, milli bayramlarda sürekli çalıştığını, dini bayramların ise yarısında çalışıp yarısında izin kullandığını,

Talep edilen alacaktan davalı kurumun sorumlu olduğunu, sonuç olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 4.000,00 TL fazla mesai ücreti alacağının ve 300,00 TL genel tatil ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2 Yorum

Yorum Bırak