İtirazın İptali Davası Zamanaşımı Süresi

İtirazın İptali Davası Zamanaşımı Süresi İcra İflas Kanun 269’ncu maddesinde süreler belirlenmiştir.

İlamsız icra takibinde, yapılan tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.

Yargıtay Kararı – İtirazın İptali Davası Zamanaşımı Süresi

T.C. YARGITAY

6.Hukuk Dairesi
Esas: 2015/6101
Karar: 2015/9172
Karar Tarihi: 27.10.2015

İTİRAZIN KALDIRILMASI DAVASI – DAVALI BORÇLUYA TEBLİĞ EDİLEN ÖDEME EMRİNE GÖRE ALTI AYLIK SÜRE GEÇİRİLDİKTEN SONRA DAVANIN AÇILDIĞI – MAHKEMECE SÜRE YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

ÖZET: Davalı borçluya 06/02/2014 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine göre son ödeme günü 10/03/2014 olup davacı vekili anılan altı aylık süre geçirildikten sonra 13/11/2014 tarihinde davayı açmıştır. Mahkemece süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Davalı kiracı aleyhine 13/01/2014 tarihinde tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde ödeme emri davalıya 06/02/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. İcra takibine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleşmiş olup, davacı alacaklı İİK.nun 269/a maddesi gereğince 13/11/2014 tarihinde icra hukuk mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Alacaklı, İİK.nun 269/a maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra hak düşürücü süre olan 6 ay içerisinde icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunabilir. Altı aylık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olması ve kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle davanın süresinde açılıp açılmadığının mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. Davalı borçluya 06/02/2014 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine göre son ödeme günü 10/03/2014 olup davacı vekili anılan altı aylık süre geçirildikten sonra 13/11/2014 tarihinde davayı açmıştır. Mahkemece süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın bozulmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İtirazın İptali Davası Zamanaşımı Süresi