Kiracılık Sıfatının Tespiti | Ankara Avukat

Kiracılık Sıfatının Tespiti

Kiracılık Sıfatının Tespiti

Kiracılık Sıfatının Tespiti, Kiracılık Sıfatının Tespiti Davası, Kiracılık Sıfatının Tespiti Dava Dilekçesi, Kiracılık Sıfatının Tespiti Yargıtay Kararı, Kiracılık Sıfatının Tespiti Vekalet Ücreti, Kiracılık Sıfatının Tespiti Harç.

Kiracılığın tespit edilmesi eski kira sözleşmesinin bitiş tarihinden itibaren bir aylık yasal süre içinde yapılabilir. Türk adalet sisteminin önemli unsurları arasında yer alan tespit davalarından olan kiracılık sıfatının tespiti kapsamı Hukuk Mahkemelerinin 106. Maddesi ile belirlenmiştir.

Olumlu ve Olumsuz Tespit Davaları Nelerdir?

Davalı ile davacı arasında açılmış olan ve hukuki ilişkinin tespit edilme amacı güdülen davaların geneline tespit davası adı verilmektedir. Hukuki ilişkinin varlığının yanı sıra bu ilişkinin içeriğinin anlaşılması için de tespit davaları açılabilmektedir.

Tespit davaları olumlu ve olumsuz olmak üzere nitelik ve kapsamları açısından iki farklı şekilde nitelendirilirler. Bir ilişkinin varlığının anlaşılması için olumlu tespit davaları açılır, ilişkinin olmadığına dair dava açıldıysa da olumsuz tespit davası açılmış olur.

Tespit Davaları Hükümleri Hukuk Mahkemeleri Kanunu ile Düzenlenmiştir.

Kiracılık sıfatının tespiti görevli mahkemeye hukuki ilişkinin belirlenmesi için dava açılıyorsa, taraflar arasında hukuki bir fayda görülmüş olmalıdır.

Hukuki ilişkilerin kapsamı yalnızca somut ilişkilerdir. Eğer bu ilişki soyut bir gerekçeye dayanıyorsa tespit davası açmak gerekmemektedir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu maddeleri bize tespit davalarında dikkat edilmesi gereken hususları belirtir. Bu hususların öğrenilmesi ve davanın en kısa sürede sonuçlandırabilmesi için avukatlar aracılığı ile hukuksal destek almak yerinde olacaktır.

Belgelerin Gerçekliğinin Kontrolü Tespit Davaları ile Yapılabilmektedir.

Bu maddelere göre; sadece maddi olaylardan tespit davasının konusu olmaz. Tespit davasını açan kişinin koruma altına alındığı durumlar söz konusu olabilir.

Bu durumda herhangi bir yararın söz konusu olması gerekmektedir. Bu davalar aracılığı ile hakkın ya da yokluğun, ilişkinin var olup olmadığını anlamak mümkündür. Belgelerin de gerçekliği yine bu tespit davaları sayesinde yapılabilmektedir.

Tespit Davasının Açılmasına Örnek

Örnek vermek gerekirse, icra sürecine girmiş bir davada, borcu ödemekle yükümlü kişi, gerçekten böyle bir borcunun olup olmadığını tespit etmek için kiracılık sıfatının tespiti harç ödemesini de yaparak dava açabilir. Bu davanın açılması ile birlikte icra takibi belli bir süre mahkeme tarafından durdurulmuş olacaktır.

Kiracılık Sıfatının Tespiti davası nedir? Türk adalet sisteminin önemli unsurlarından birisi de tespit davalarıdır. Hukuk Mahkemelerinin 106. maddesinden tespit davalarının kapsamı detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

Gerektirdiği durumlarda, davayı açan kişinin yani davacı ile davalı arasında hukuki bir ilişkinin olup olmadığının belirlenmesi amacıyla açılan davalara tespit davaları denir. Sadece hukuki bir ilişkinin varlığının tespiti için değil, hukuki ilişkinin içeriğinin tayin edilebilmesi için de tespit davaları açılabilir.

Tespit davalarında, dava edilen kişinin bir şey yapmasına ya da bir şeyden kaçınmasına hükmüne varılamazken tek hedef hukuki ilişkinin tespit edilmesi, üzerinden şüphe bulunan içerikler de belirlenir.

Örnek olarak, ticari bir malın mülkiyetinin kim ya da kimler üzerinde olduğunun belirlenmesi, ya da malın içeriğinin tespit edilmesi için açılabilir. Ticari ilişkiye dair taraflar arasında bir sözleşmenin bulunup bulunmadığı da tespit davaları ile ortaya çıkarılabilir.

Olumlu ve Olumsuz Tespit Davaları Nelerdir?

Tespit davaları nitelik ve kapsam bakımından olumlu tespit davaları ya da olumsuz tespit davaları olarak nitelendirilir. Eğer bir ilişkinin varlığının belirlenmesi için açılması durumunda olumlu tespit davası açılırken, bir hukuki ilişki olmadığının belirlenmesi için söz konusu dava açıldıysa bu bir olumsuz tespit davası örneğidir.

Sadece hukuki ilişkilerin belirlenebilmesi için açılabilen tespit davaları, taraflar açısından hukuki bir fayda görüldüğü durumlarda söz konusu olabilir. Hukuki ilişki sadece somut ilişkileri kapsar. Taraflar arasındaki hukuki ilişki soyut bir gerekçeye dayanıyorsa tespit davası açmak yanlış olacaktır. Örneğin, taraflar arasındaki genel yükümlülüklerin belirlenmesi için tespit davası açılamaz.

Hukuk Mahkemeleri Kanununun 106. maddesine bakacak olursak tespit davalarında 3 önemli husus vardır:

1- Tespit davası açarak, bir hakkın varlığının ya da yokluğunun ya da bir hukuki ilişkinin söz konusu olup olmadığı; bir belgenin gerçek olup olmadığının belirlenmesi istenebilir.

2- Tespit davasını açan kişinin hukuken koruma altına alınması için bir yarar söz konusu olmalıdır

3- Sadece maddi vakalardan tespit davasının konusu olarak bahsedilemez.

Tespit Davalarına Bir Örnek

Örneğin icra işleminin söz konusu olduğu bir dava sürecinde borçlu olan kişi gerçekten borçlu olup olmadığının belirlenmesi için tespit davası açabilir. Bu durumlarda mahkeme borca ilişkin, borcun yüzde 15’in az olmamak üzere tazminat gösterilmesi durumunda tespit davası tamamlanana kadar icra takibinin durdurulmasına karar verebilir.

Görülen tespit davasında, borçlunun borcu ispatlanırsa alacaklının gecikmeden doğan zararları yine borçlu tarafından karşılanmak durumundadır.

Yargıtay Kararı – Kiracılık Sıfatının Tespiti

KİRACILIK SIFATININ TESPİTİ DAVASI – 2886 SAYILI KANUNA GÖRE KİRAYA VERİLMİŞ YER – HENÜZ SÖZLEŞME SÜRESİNİN SONA ERMEMESİ – DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN İSTEMİN RET EDİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Uyuşmazlık, kiracılık sıfatının tespiti ve bu konudaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Davalının almış olduğu fesih kararı gereğince kaymakamlık vasıtası ile kiralanan tesislerden uzaklaştırılması nedeniyle sataşmanın önlenmesi istemli olarak açılan dava, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle taşınmazda davacı kiracının fuzuli şagil durumuna düşmesi gerekçesi ile ret edilmiş ise de.

Kira sözleşmesinin henüz sona ermemesi ve davalı kiraya verenin yöntemine uygun şekilde yasal tahliye sebeplerine dayanamaması nedeniyle davacı kiracının kiracılığının sona erdiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, istemin ret edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

KİRACILIK SIFATININ TESPİTİ İSTEMİ – TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞME TARAFLARIN ORTAK İRADESİ YA DA BİR YARGI KARARIYLA SONA ERDİRİLMEDİĞİNDEN GEÇERLİLİĞİNİ SÜRDÜRDÜĞÜ – DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Taraflar arasındaki sözleşme tarafların ortak iradesi ya da bir yargı kararıyla sona erdirilmediğinden geçerliliğini sürdürmektedir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır. Yazımızda Kiracılık Sıfatının Tespiti konusu yer verilmiştir.

Makalemizde Kiracılık Sıfatının Tespiti konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Kira Avukatı sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

Kiracılık Sıfatının Tespiti | Sıkça Sorulan Sorular

KİRACILIK SIFATININ DEVAM ETTİĞİNİN TESPİTİ VE MUARAZANIN MENİ DAVASI – AÇIKTAN FENA KULLANMA – AKDE AYKIRILIKTAN DOLAYI SÖZLEŞMENİN FESHEDİLEBİLMESİ İÇİN MAHKEME KARARI GEREKTİĞİ.

MAHKEMENİN VAKIA VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME BAKIMINDAN USUL VE ESAS YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRI BİR DURUM BULUNMAMASI – İSTİNAF KANUN YOLU BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ.

ÖZET: Taraflar arasında 01.09.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin genel şartlar bölümünün ilgili maddesinde, işletme hakkı verilen yerde, işletmecinin ve yanında çalışanların; devletin güvenliğine aykırı, eğitim öğretim ortamını bozan davranışları, genel ahlaka aykırı görsel, yazılı yayınlar vb. malzemeyi bulundurduklarının tespiti halinde birlik yönetiminin kiracının sözleşmesini tek taraflı feshedeceği, bu işlemden dolayı kiracının hiçbir hak talep edemeyeceği hükmüne yer verilmiş.

Okul Aile Birliğinin 20/04/2015 tarih 127 Sayılı kararı ile ilgili madde gereğince sözleşme feshedilmiş ve karar davacıya 21.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yine Okul Aile Birliği’nin 22.04.2015 tarihli yazısı ile anahtarların 06.05.2015 günü mesai bitimine kadar Okul Aile Birliği’ne teslimi istenilmiş, yazı davacıya elden tebliğ edilmiştir. Davalının iddia ettiği fiiller açıktan fena kullanmaya girer.

Bu akde aykırılıktan dolayı sözleşmenin feshedilebilmesi için mahkeme kararı gereklidir. Akde aykırılık nedeni ile kiraya verenin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi TBK’nun ilgili maddesine uygun düşmez. Bu sebeple mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, mahkeme kararına karşı davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri