Atla

Kişilik Haklarına Saldırıdan Dolayı Manevi Tazminat


Kişilik Haklarına Saldırıdan Dolayı Manevi Tazminat

Kişilik Haklarına Saldırıdan Dolayı Manevi Tazminat

Kişilik Haklarına Saldırıdan Dolayı Manevi Tazminat

A. KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRIDAN DOLAYI TAZMİNAT HAKKI, B. KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRIDAN DOLAYI MANEVİ TAZMİNAT DAVASI, C. KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI MANEVİ TAZMİNAT DAVASI
  • KANUN MADDESİ: MADDE 58 -Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
  • BK49-(3. Şahsi menfaatlerin halelder olması) Değişik 4/5/1988-3444/8Md.) : Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecvüze uğrayan kişi, uğradığı manevi tazminat namıyla bir miktar para ödemesini dava edebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alır. Hakim bu tazminatın ödenmesi yerine diğer bir tazmin süretine ikame veya ilave edebileceği gibi tecavüzü kınayan bir karar vermekle yetinebilir ve bu kararın basın yolu ile ilanına da hükmedebilir.
  • ÖRNEK KARAR 1: YRG.9.Hukuk Dairesi 26.03.2009 Esas:2007/41164 Karar:2009/8092) :Hiçbir gerekçe işçinin dövülmesini haklı kılmaz, işçinin yanlız maddi varlığı değil manevi varlığı da yasalarca koruma altındadır.
  • ÖRNEK KARAR 2: YRG.4.Hukuk Dairesi 26.01.2009 Esas:2008/6396 Karar:2009/1026) : Davalının Davacıyı hırsızlıkla suçlaması olayında hiçbir somut kanıt bildirmeden, yanlızca soyut bir şekilde şikayetçi olması hak arama özgürlüğünün özensiz kullanıldığını gösterdiği kabul edilmiştir.
  • ÖRNEK KARAR 3: YRG.3.Hukuk Dairesi 1011..2008 Esas:2008/2984 Karar:2008/9139) Kişilik Haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminatla birlikte karar özetinin yayımı istendiğine göre, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi bakmakla görevlidir.
KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI YARGITAY IŞIĞINDA AÇIKLAMASI
  • Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.
  • Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
  • Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durumda halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.
  • Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
  • Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Yargıtay Kararı - Kişilik Haklarına Saldırıdan Dolayı Manevi Tazminat

T.C. YARGITAY 4.Hukuk Dairesi Esas:  2012/14933 Karar: 2013/12471 Karar Tarihi: 27.06.2013 TAZMİNAT DAVASI - İDDİALARIN YAZILIŞ ŞEKLİNİN ÖZ İLE UYUMLU OLDUĞU - BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ - İSTEMİN TÜMDEN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ - HÜKMÜN BOZULMASI ÖZET: Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; davaya konu kitapta yazılan ve davacı tarafından kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddia edilen konuların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının … E. sayılı soruşturma dosyasının sonucunda hazırlanan iddianameye konu edildiği, davacının sanık olarak yargılanmaya başladığı, bu hali ile kitapta yazılan olayların görünen gerçeğe uygun olduğu, yargılamaya konu olduğu, iddiaların yazılış şeklinin öz ile uyumlu olduğu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yayının bu hali ile hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla istemin tümden reddine karar verilmesi gerekir iken, yanılgılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.  
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak