Atla

Menfi Tespit Davası Neden Açılır


Menfi Tespit Davası Neden Açılır

Menfi Tespit Davası Neden Açılır

Menfi Tespit Davası Nedir Nerede Nasıl Açılır

Menfi Tespit Davasıİcra takibi bilindiği üzere alacaklının alacağını borçludan yasal yollarla temin edebilmek için hukuk yoluna başvurmasıdır. Bu durumda icra takibi başlatan alacaklı nasıl ki hukuk yoluna başvuruyor ise, borçlunun da borcu olmadığına dair hukuk yoluna başvurma hakkı vardır. İşte bu hakkını borçlu olduğu iddia edilen kişi menfi tespit davası açarak kullanma hakkına sahiptir.

Menfi tespit davası icra takibinden önce veya sonra açılabilen borçlu bulunulmadığının tespitini yapmak amacı ile açılan bir davadır. Bu durumda bu davada davacı borçlu davalı ise icra dosyasında bulunan alacaklıdır. Davada ispat yükü  alacaklıdadır. Yani alacaklının gerçekten alacağının var olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak bazı durumda ispat edecek olan davacı da yani borçlu da olabilir. Şöyle ki alacaklı ile aralarındaki hukuki ilişki olduğunu doğrulayıp ancak bu hukuki ilişkinin sona erdiğini söylüyorsa ispatlaması gereken davacıdır.

Örneğin davacı borçlu B firması davalı alacaklı A firması olsun. A firması B firmasından borcunu almak için icra takibi başlatıyor. B firması da bu icra takibinden sonra A firmasına menfi tespit davası açıp benim böyle bir borcum bulunmamaktadır iddiasında bulunduğu zaman, A firması böyle bir borcun  olduğunu ispatlamakla mükelleftir. Fakat B firması benim A firması ile belirttiğim tarihte hukuki bir ilişkim oldu ancak ben borcumu ödedim demesi durumunda B firması ödediğini ispatlamak zorunda kalacaktı. Kısacası bu dava için borçlunun borçlu olmadığını ileri sürdüğü davadır demek yanlış olmaz.

Menfi Tespit Davası Neden Açılır

Borçlu alacak ilişkisinde bazen kötü niyetli olarak, icra takibi yapılacağı gibi, alacak ve borcu ödeme tehdidi altında bırakabilir. Bu durumda borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası nasıl açılır konusunu ele alacağız. Menfi Tespit Davası Nedir ; 

Menfi tespit davası borçlu, alacaklıya karşı borcunun olmadığını ispat etmek için İKK MD:72'ye göre dava açabilir. Bu açılan davalara olumsuz saptama davası veya menfi tespit davası denir. Borçlu, icra takibinden önce veya icra takibi açıldıktan sonra borçlu olmadığının ispat ve tespiti için menfi tespit davası açabilir. Borçlunun menfi tespit davası açmasından sonra alacaklı aynı alacağı için icra takibi yapabilir.

Menfi Tespit davası yukardada belirttiğimiz gibi iki şekilde açılabilir. Şimdi aşağıda menfi tespit davası nasıl ne şekilde açılır konusunu örnek yargı kararı ile anlatmaya çalışacağız. 

Verilen Örnek karar da, Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira hükmüne uyulan bozmamız kararında bozmadan önce alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme ve araştırma içermediği ve Yargıtay denetimine de elverişli olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece tarafların defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişiye yeniden inceleme yaptırılıp bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu bononun taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verildiğinin kabulü halinde, davalının ticari defter kayıtlarındaki alacak tutarı kadar bono bedelinden davacıların sorumlu olacağının gözetilmesi sureti ile ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece bozmadan sonra yeni bir rapor alınmış ise de iki rapor arasında tespit edilen alacak miktarı yönünden çelişki oluştuğu görülmüştür. Hal böyle olunca mahkemece bu çelişkinin giderilmesi yönünden yeni bir rapor alınması gerekirken bozmadan önce alınan ve Dairemizce yetersiz olduğu belirlenen rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi menfi tespit davalarında borçlu olunmayan kısım saptanarak, saptanan bu kısım yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken, davacıların borçlu oldukları miktar hükme geçirilip “bunun dışındaki kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine,” biçiminde hüküm oluşturulması da HMK’nun 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kabul şekli itibariyle isabetsizdir.

kira ve nafaka borcu nedeniyle menfi tespit davası

İCRA TAKİBİNDEN AÇILMIŞ MENFİ TESPİT DAVASI

Menfi tespit davası icra takibinden önce açılmış ise "Tedbir Kararı" istenebilir. Mahkemede bu talep üzerine "ihtiyati tedbir" kararı verebilir. Ancak bu kararın mahkemece verilebilmesi ve icra takibinin durdurulması için, davacının alacağı miktarırın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat göstermesi gerekebilir.

Yukarda ki açıklamalar ışığında verilen örnek karar da, Uyuşmazlık iki adet çekteki lehtar cirosunun sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat davasıdır. Davacı birleşen davacı çeklerin keşidecisi şirket çeklerdeki imzasını inkar etmediğinden lehtarın cirosunun sahte olduğu iddiasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespitini, ödediği bedelin istirdatını ve çekin istirdatını talep edemez.

Ayrıca çeklere ciro yoluyla hamil olan hamilden imzaların istiklali prensibi gereği kendinden öncekilere (imzasını inkar eden dışında) müracaat hakkını sınırlayacak şekilde çekin istirdatına da karar verilemez. Ne var ki davalılar bu hususlarda temyize gelmediğinden ve aleyhe bozma yasağı olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamış ve açıklanan nedenlerle hükmün onanması gerekmiştir.

MENFİ TESPİT DAVASI NE ZAMAN NEREDE AÇILIR

Menfi tespit davası, icra takibinin yapıldığı, icra dairesinin bulunduğu yer veya alacaklının ikametgahı mahkemesinde açılır.

menfi tespit davası ne zaman açılır

MENFİ TESPİT DAVASI DAVA DİLEKÇESİ NASIL YAZILIR

Menfi tespit davası dava dilekçesi genel başlıklarla bu şekilde yazılır. Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:  Mahkemenin adı,  Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri,  Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,  Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri, Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri, Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, Dayanılan hukuki sebepler, 

 

Açık bir şekilde talep sonucu, Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası ile son bulur.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Dava dışı şahıs tarafından davacının davalıdan aldığı, alacağı malların teminatını teşkil etmek üzere verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinin kesinleşmesi sonucu açılan borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık konusunun ilamsız icra takibi ve ipoteğin de teminat ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ipotek alacaklısı olan davalı teminat altında olan alacağını ispat ile yükümlü olduğunun gözetilmesi gerekir.

Mahkemece, davacının sözleşmelere uygun miktarda ürünü davalıya teslim ederek sözleşmelere icazet vermiş sayıldığı, takip dayanağı sözleşmeler nedeniyle sorumlu olduğu, ancak davalının kayısıların ayıplı olduğu ve 3. kişilerden iade alındığı ve davalının alacağını ispatlayamadığı, alacağını bilebilecek durumda olan davalının kötüniyetli takip yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

 

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca, davacı borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğu anlaşılırsa, davacı borçlunun talebi üzerine, borçlunun uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Somut olayda davalının icra takip tarihinde haksız olduğu kabul edilse de kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden, davalı aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesi ise, dava, İİK'nın 89. maddesine göre gönderilen 3.haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davası olup, 3.haciz ihbarnamesini alan 3.kişinin icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde menfi tespit davası açabileceği, davacının yerleşim yerinin ... olduğu ve ... mahkemelerinin davaya bakmakla yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

İİK'nın 89/3. maddeye göre 3. haciz bildirimini alan üçüncü kişi, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde 15 gün içinde menfi tespit davası açabilir. Görüldüğü gibi İİK'nın 89/3. maddesinde aynı yasanın 72/son maddesinden farklı olarak yetki düzenlemesi yapılmış ve bu tür davaların icra takibinin yapıldığı yer veya davayı açan üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. 

Dosya kapsamından ve icra dosyasından davanın İİK'nın 89/3. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda borçlu olmadığına dair talepte bulunan üçüncü kişi davacının yerleşim yeri ... olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

Görüldüğü gibi davanın temelini üç ayrı icra takibi oluşturmaktadır. Mahkemece kurulan hüküm talepleri karşılamadığı gibi hükmün bir yerinde borçlu olunan miktara yani olumlu tespite karar verilmiştir. Menfi tespit davalarında borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmelidir. Olumlu tespit kararı verilmesi menfi tespit davasının niteliği ile bağdaşmaz.

Öte yandan dava üç ayrı icra takibine dayandığı halde davacının hangi takip nedeni ile ne miktarda borçlu bulunmadığı hususunda davacı vekiline açıklama yaptırılmadan, hükümde de hangi takip sebebiyle borçlu bulunulmadığı hususu ayrı ayrı belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi istirdat talebi yönünden herhangi bir olumlu olumsuz karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Bunun yanında menfi tespit davaları alacak iddiasında bulunan kişiye karşı açılır. Somut olayda davanın temelini oluşturan icra takiplerine dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde davalı banka alacaklı, diğer davalı şirket asıl borçlu konumundadır. Başka bir anlatımla Genel Kredi Sözleşmesinde davalı şirketin alacaklı sıfatı bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece menfi tespit hükmü kurulurken, her iki davalıyı da kapsayacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Borçlunun üçüncü kişideki hak ve alacaklarının haczi için gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğden itibaren 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açılması gerekmektedir. Somut olayda ise davanın 15 günlük süre içerisinde açılmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hukuki olarak hatalı gerekçe sonucu davanın reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının değiştirilen bu gerekçeyle düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.


BİZE YAZIN

Etiketler:  Menfi Tespit Davası

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak