Mirasçılara Karşı İcra Takibi

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Miras Hukuku  > Mirasçılara Karşı İcra Takibi

Mirasçılara Karşı İcra Takibi

Mirasçılara Karşı İcra Takibi

Mirasçılara Karşı İcra Takibi

Mirasçılara Karşı İcra Takibi | Türk Medeni Kanunu kapsamında bir kişi, mevcut mal varlığını ve maddi tüm olanaklarını yasal mirasçılarına bırakabilme hakkına sahip olabiliyor. Türk Medeni Kanunu’ nun da miras bırakan tarafın muris, miras bırakılan tarafın mirasçı olarak nitelendirildiği Miras Hukuku’ n da murisin sadece mal varlığı ve taşınmaz gayrimenkulleri değil aynı zamanda da borçlarının mirasçıya devri de söz konusu olabilmektedir.

Öncelikli olarak yasal mirasçıların, murisin borçları dolayısı ile yükümlü olabilmesi açısından, murisin vefat etmesi gerekliliği bulunur. Murisin vefat etmesi durumunda, söz konusu mirasın devri mirasçılar tarafından herhangi bir işlem yapılmasına gereklilik olmadan, otomatik şekilde geçmektedir. Miras durumunun kendiliğinden kazanımı hali, geçici bir kazanımı teşkil eder.

Çünkü Miras Hukuku’n da bulunan mirası ret bozucu şartların tamamen ortadan kalkmadan askıda kalır. Söz konusu bu geçici kazanım dönemi içerisinde mirasçıya ilişkin olarak, muristen gelen borca ilişkin takip uygulanması söz konusu olamaz.

Miras Bırakanın Borçları Kimin Yükümlülüğündedir?

Bu konu, Türk Medeni Kanunu’ nun 599. Maddesinin 2. Fıkrasında da belirtildiği şekilde, kanun dahilinde belirtilen ‘ayrık’ haller saklı kalacak şekilde mirasçılar, murisin ayni haklarını, alacaklarını, diğer mal varlıklarını, taşınır ve taşınmazlarını üzerinde yer alan zilyedliklerini doğrudan kazanmaktadır.

Murisin borçlarından kişisel şekilde de sorumluluk taşırlar. Türk Medeni Kanunu’ nun bu söz konusu hükmü dahilinde miras bırakan kişinin mevcut borçlarından, yasal mirasçıları ve atanan mirasçıları sorumluluk taşır. Bu noktada hem yasal mirasçılar hem de atanan mirasçılar, murisin borçlarına ilişkin olarak eş değer duruma sahiptir. Buna karşın atanan mirasçılar, külli halef olmamaları dolayısı ile miras bırakan kişinin borçlarına da yükümlülük taşımazlar. Bu mirasçıların yükümlülükleri TMK kapsamında ‘cuz’i halefiyet’ hükümleri çerçevesinde uygulanır.

Mirasçıların Miras Bırakanın Borçlarındaki Kişisel Yükümlülüğü

Türk Medeni Kanunu’ nun 599. Maddesinin 2. Fıkrası çerçevesinde mirasçılar, tereke borçlarından şahsi malvarlıkları ile tamamı ile yükümlüdür. Bu noktada mirasçıların kişisel yükümlülüğü açısından, borcun kaynağı etken değildir.

Aynı şekilde mirasçılar, miras bırakanın sözleşmelerden kaynaklanan borçlarından, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiilden kaynaklanan borçları açısından da kişisel olarak yükümlülük taşır.

Mirasçıların, miras bırakan kişinin borçlarından yükümlülükleri, tereke ile ilgili defter tutma, terekenin mühürlenmesi, miras denetimi gibi diğer durumlar açısından da geçerlilik taşır. Bu aşamada borca ilişkin olarak uygulanmış ve uygulanacak olan faizlerde mirasçıları alakadar eder.

Mirasçının Kişisel Alacaklılarının Korunması

Mevcut mal varlığının, söz konusu borçlarını karşılama açısından yeterli olmayan mirasçı, sadece kendi alacaklılarını zora sokmak hedefi ile mirası reddetmesi durumunda, alacaklıları veya hakkında iflas açıklamış ise iflas masası uygun seviyede güvencenin teşkil edilememesi halinde mirasın reddini, 6 aylık süreçte iptal ettirebilmektedir.

Murisin Alacaklarının Korunması

Terekenin mevcut borcun karşılanması açısından yeterli değil ise tereke alacaklıları, murisin vefatı öncesindeki son 5 yıldaki iadeye tabi bir kazandırma almış ve daha sonra mirası reddetmiş mirasçıya takip uygulatabilmektedir.

Bu durum mirasçının kişisel alacaklılarının korunması ve murisin alacaklılarının korunması şeklinde iki alanda incelenir.

Mirasçılara Karşı İcra Takibi | Sıkça Sorulan Sorular

ALACAK DAVASI - YALNIZ ÖLENİ DEĞİL MİRASÇILARI DA İLGİLENDİREN DAVALARIN TARAFIN ÖLÜMÜ İLE KONUSUZ KALMAYACAĞI - TARAF TEŞKİLİNİN KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN OLDUĞU - ÖLEN DAVACININ TÜM MİRASÇILARININ DAVAYA KATILIMININ SAĞLANMASI GEREĞİ

ÖZET: Somut olayda olduğu gibi, yalnız öleni değil mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, resen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Şu halde, davacı vasisi vekiline yargılama sırasında vefat eden davacının tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması için süre verilmeli ve davaya bu şekilde devam edilmelidir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2 Yorum

Yorum Bırak