Atla

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali


Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescili Davası

Miras Hukuku kapsamı ve önem boyutu dolayısı ile Türk hukuk sisteminin meşguliyetinde en önemli hukuki konulardan birisi konumunda bulunur. Özellikle de ekonomik faktörü dolayısı ile miras bırakan yani muris, mirasçı ve diğer kişiler. Arasındaki ilişkilerde çok sık şekilde anlaşmazlıklar meydana geliyor ki bu durumda.

Modern Türk hukukunun mevcut olan Miras Hukuku kapsamı dahilinde kişiler tarafından yasal haklarının korunması ve gasp edilen haklarının geri kazanımı için davalar açılabiliyor.

Bunlardan birisi de Miras Hukuku alanında sıklıkla görülen muris muvazaası sebebiyle tapu iptali davasıdır. Muris muvazaası durumu, miras bırak birisinin, söz konusu mirasını yasal hakkı olan.

Mirasçısı  yoksun kılmak hedefi ile gerçekte bağışlama arzusu, tapu sicili içerisinde kaydı olan taşınmaz mal varlığı ile ilgili tapu sicil memuru önünde özgür iradesini satış biçiminde kullanmış olmasından uygulanması durumunda, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın fark etmeksizin mirası hakkı gasp edilen her bir mirasçı veya mirasçılar, ortada bulunan satış sözleşmesinin Borçlar Kanununun 18. Maddesi çerçevesinde muvazaalı olduğunu ileri sürebilir.

Borçlar Kanununun 18. Maddesi kapsamında da söz konusu durumun muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de biçim yönünden yoksunluk teşkil ettiğini öne sürerek, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası açabilirler. Söz konusu muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası hakkının mevcut sözleşmeler açısından söz konusu olan Türk Medeni Kanunu' nun 507. Maddesi ile 603. Maddelerinin oluşturduğu hakların yok olması gibi bir etkide bulunmaz.

Murisin yani miras bırakan kişinin gerçekleştirdiği temlikli tasarruflardan dolayı mağduriyet yaşamış olan mirasçı veya mirasçıların tenkis davası ile beraber aşamalı biçimde ya da tenkis davası açmasının ardından ayrı bir dilekçe oluşturarak Borçlar Kanunu' nun 18. Maddesi dahilinde muvazaa sebebi ile tapu iptali ve tescil davası açma hakkına sahiptir.

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davaları

Muris muvazaası, nisbi muvazaa türü kapsamında bulunur ve söz konusu muvazaa kapsamında miras bırakan kişinin.

 

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davaları

Gerçekten sözleşme gerçekleştirme ve tapulu taşınmazının devrini gerçekleştirme arzusu taşır.

Fakat mirasçısını veya mirasçılarını miras hakkından yoksun kılabilmek hedefi taşıyarak ve bunu gizleyerek, gerçekte bağışlamayı arzuladığı tapulu taşınmazını Tapu Müdürlüğü' nde gerçekleştirdiği resmi sözleşme içerisinde satış ya da vefatına dek bakma sözleşmesi çerçevesinde açıklama ile devrini gerçekleştirebilmektedir.

Bu hallerde de mevcut tabloda bulunan sözleşme taraflarının gerçek iradesine uygunluk taşımadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu' nun 634. Maddesinde, Borçlar Kanunu' nun 213. Maddesinde ve Tapulama Kanunu' nun 26. Maddesinde belirtilmiş olan biçim şartları yönünden yoksun olunmasından kaynaklı, saklı pay sahibi olması veya olmaması fark etmeksizin miras hakkında gasp söz konusu olan her bir mirasçı, dava açma hakkını değerlendirerek, resmi sözleşmenin muvazaa sebebi ile geçerlilik taşımadığının belirlenmesini ve bu bağlamda da yapılan tapu kaydının iptal edilmesi talebinde bulunabilir.

Yargıtay Kararı - Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescili Davası

T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas:  2013/20641 Karar: 2014/9057 Karar Tarihi: 30.04.2014. Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescili Davası

MURİS MUVAZAASI NEDENİYLE TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI - MURİS MUVAZAASI. MİRAS BIRAKANIN MAL VARLIĞININ TAMAMINA YAKININI DAVALIYA TEMLİK ETTİĞİ. GERÇEK VE SATIŞ DEĞERİ ARASINDAKİ FARK - TEMLİKİN ASLINDA BAĞIŞ OLMASINA KARŞIN SATIŞ BİÇİMİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİNİN KABULÜ GEREĞİ

miras davalarında muris muvazaası

Miras bırakanın mal varlığının tamamına yakınını davalıya temlik etmesi.

Taşınmazların temlik tarihindeki gerçek değerleri ile satış tarihindeki değerleri arasındaki fark, davalının miras bırakanın ikinci eşinden olma erkek çocuğu olup miras bırakan ile birlikte yaşıyor olması birlikte değerlendirildiğinde, temlikin aslında bağış olmasına karşın satış biçiminde gerçekleştirildiği, miras bırakanın asıl amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğu duraksanmayacak biçimde saptanmıştır.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

Muvaza Ve Miras Davaları

Mirasla alakalı olarak değişik hak kayıpları yaşanabilmektedir. Miras bırakacak olan bireyin sağlığında yapan bulunduğu hileli devir işleminin iptali hakkında tapu iptal davası açılabileceği gibi, mirastakigizli payında yaşadığı kaybın giderilmesi hakkında tenkis davası da açılabilmektedir.

Miras sürecinde yaşanabilecek hak kayıpları değişik şekillerde meydanaçıkabilir. Mirasın borca batmış bulunduğu hallerde kişilerin mirasın reddi davasıveyahut başka isimiyle reddi miras davası açmaları lazım olur.  

Reddi miras davaları açılması belirli şartlar ve zaman dahilindeyapabilir. Mirasta yaşadığı hak kayıplarının telafisi hakkında açılabilecek bir farklıdava türü ise ortaklığın giderilmesi davası olmaktadır. Kendisine kalan mirasn paylaşımında başka mirasçılar ile uzlaşmazlığa düşen şahıs izale-i şuyu davası açarak sahip olunan mağduriyetini giderebilmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacılar payları oranında tapu iptal tescil isteğinde bulunduklarına göre tapunun iptali ile 1/16 şar payın davacılar adına tescili ile, kalan 11/16 payın davalı üzerinde bırakılması gerekirken infazda sıkıntı yaratacak şekilde 10/16 payın davalı üzerinde bırakılması doğru olmadığı gibi, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olduğu gözetilerek fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davanın 10.000.-TL değer göstererek açıldığı, mahkemece keşfen dava konusu taşınmazın 1/2 payının değerinin 100.000 TL olarak belirlendiği, bu değer üzerinden eksik harcın tamamlandığı, davacıların miras payı oranında kabul kararı verildiği halde, harç ve vekalet ücretine davacıların miras payları gözetilerek hükmedilmemesi de isabetsizdir.

Dava ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Somut olayda, mahallinde 12.04.2012 günü yapılan keşif sonucu düzenlenen 04.05.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile işaretli bölümün Ş. F.'nın, (B) ile işaretli bölümü O. I.'ın, (C) ile işaretli bölümün davacının, (D) ile işaretli bölümü S. F.'nın kullandığı, kalan kısmın ise boş arsa niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna ekli krokiden de anlaşılacağı üzere taşınmaz üzerinde davalının satın aldığı paya özgülenmiş bir bölüm bulunmamaktadır.

O halde, taşınmazda fiili taksimin varlığından söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle de davacının ön alım hakkını kullanması dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturmayacağı kabul edilmelidir.

Hal böyle olunca Yerel Mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Dava, davalıya yapılan satış işleminin ve bunun sonucu oluşan tapu kaydının yolsuz olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup temyiz inceleme görevi farklı bir daireye ait olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli daireye gönderilmesi gerekir.

Dava, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemiyle açılmış olup; mahkemece tapu iptali talebi reddedilerek, sebepsiz zenginleşme hukuksal sebebine dayalı tazminat davası olarak hüküm verildiği ve tapu iptalinin reddine ilişkin kararın temyiz edilmediği, kararın davalı tarafça tazminata ilişkin hüküm yönünden temyize konu edildiği anlaşılmakla temyiz inceleme görevi farklı bir daireye ait olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli daireye gönderilmesi gerekir.

O halde, mahkemece dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kaydı ile ürünlere ilişkin dayanak bilgi ve belgeler dosya kapsamına alınarak değerlendirme yapılması, aktif husumet hususunun açıklığa kavuşturulması gerekir.

Anılan yön gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali  - Yorum
    BİRTAN USTABULUT -
    12 Ağustos 2016

    Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescili Davası Aydınlatıcı bilgiler için teşekkür ederim.. Başarılar dilerim..

    Cevapla
Yorum Bırak