Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası | Ankara Avukat

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası, Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası Zamanaşımı, Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası İspat, Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası Dilekçe Örneği.

Tapunun iptali için dava açılması tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile arada anlaşmazlık doğması halinde açılmaktadır. Bu olaya muvazaa adı verilir. Borçlar Kanunu’nun 18. Maddesi muvazaayı düzenlemiştir. Bu maddeye göre, yanlışlıkla ya da bilerek gerçeklerin gizlenmesi şekliyle, kullanılan isimler ya da sözler dikkate alınmadan, gerekçe maksatlarına bakılır. Miras bırakan kişiler, kimi zaman eşlerinden, bazen resmi kurumlardan mal saklamak ya da kaçırmak amacı ile anlaşmalı muvazaalı satış yapabilirler.

Borçlu Alacaklıdan Kaçmak için Mallarını Arkadaşına Devir Edebilir.

Muvazaa nedeniyle tapu iptal davası açılması için üç farklı unsur aramaktadır. İlki tarafların gerçek iradelerinin görünen anlaşmaya uymaması gerektiğidir. İkincisi üçüncü kişileri aldatma kastının bulunmasıdır. Son olarak da muvazaa anlaşmasının varlığıdır. Muvazaa anlaşmasının niteliklerini taşıyan muvaaaya mutlak muazaa adı verilmektedir. Böyle bir durum söz konusu olduğu zaman, söz konusu taraflar aslında işlem yapmamışlardır fakat kendilerini üçüncü kişilere karşı işlem yapmış gibi göstermek istemişlerdir. Örneğin; alacakların icra takibinden kaçmak için borçlu mallarının bir kısmını ya da tamamını arkadaşına devredebilir.

Muris Muvazaası Sosyal, Ekonomik ve Dini Sebeplerden Dolayı Ortaya Çıkabilir.

Muvazaa kelime anlamı olarak danışık ve danışıklık anlamına gelmektedir. Muris muvazaası ile miras bırakan kişinin danışıklı işlem yapmak sureti ile mirasçıların mirasından yoksun bırakılmasıdır. Muris muvazaasının nedenleri ekonomik ve dini gibi bir çok sebepten dolayı ortaya çıkabilmektedir. Örneğin; soy erkekten devam edileceği inancının yaygın olmasından dolayı mal paylaşımı yapılırken erkekler kız çocuklarından üstün tutulur. Muvazaa nedeniyle tapu iptal davası zamanaşımına uğramadıysa, miras hakkına sahip olan mirasçıların hepsi davayı açma hakkına sahip olur.

Muvazaa Davalarında Dikkate Alınması Gereken Kriterler Nelerdir?

Muvazaa nedeniyle tapu iptal davası ispat zorunluluğu bulunmaktadır. İddia eden kişi iddiasını ispatla mükelleftir. Mal kaçırma durumu söz konusu olduğunda toplumsal eğilimler, olayların akışı, tapuda gösterilmiş olan satış bedeli, ülke ve bölgenin sahip olduğu gelenek ve görenekler ve miras bırakan kişinin bakım ihtiyacı gibi unsurların dikkate alınması gerekmektedir.

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası, Muvazaa durumu gerekçe gösterilerek kişilerin tapuların iptalini talep etmesi hakkı bulunmaktadır. Bu hak konusunda ilk bilinmesi gereken şey muvazaanın neleri kapsadığı ve bu terimin ne anlama geldiği olmaktadır.

Taraflardan birinin üçüncü kişileri aldatmak üzere gerçek durumları gizlemesinin ardından kendi aralarında geçersiz bir anlaşma yapması muvazaa anlamına gelmektedir.

Üçüncü kişilerin aldatılması amacına hizmet eden bu türden işlemler ortaya çıktığı zaman kişilerin hak talebinde bulunması söz konusu oluyor.

Ancak hukuki açıdan hak taleplerinin yerine gelmesi ancak gerçek iradelerin anlaşmaya uyum sağlamaması, üçüncü kişileri aldatmak maksadıyla işlemin gerçekleştirilmiş olması ve muvazaa niteliği taşıması şeklinde gerçekleşmektedir.

Görünürde kalan tüm işlem ve anlaşmaların muvazaa şartlarını yerine getirmesi halinde bu durum mutlak muvazaa olarak adlandırılır.

Gerçekten bir işlem yapılmış olmamasına rağmen üçüncü kişileri etkilemek amacıyla sadece görünürde kalan bir işlem yapılmıştır.

Çoğunlukla alacaklılar tarafından icra takibinden kaçmak ve borçları ödemekten kurtulmak için takip edilen bu süreç muvazaanın söz konusu olduğu durumlardandır.

Satışı yapılan mallarla ilgili olarak bağışlama adı altında aktarımların gerçekleşmesi de gizli işlem şartlarının yerine gelmiş olduğunu gösteriyor. Muvazaa şartları yerine getirildiği için yapılan işlemler hükümsüz olarak değerlendirilir.

Hükümsüzlük şartlarının yerine gelmiş olduğunu üçüncü kişiler tarafından ortaya konabilir. Hakim bu durumu res’en göze alarak davanın sürdürülmesini sağlar.

Muvazaa durumu taraflardan birinden iddia edildiği durumlarda olaya dahil olan herkese karşı ileri sürülebilmektedir. Ancak bazı istisnai hususlar da söz konusu olmaktadır.

Buna bağlı olarak muvazaalı alacağını iktisap eden ve yazılı olarak borç ikrarını gerekçe göstererek bu işlemi gerçekleştiren kişilerin iyi niyeti sebebiyle üçüncü kişiler olmaları durumunda muvazaa iddiası ile karşılaşmaları söz konusu olmamaktadır.

Konu taşınmazlar olduğu durumda ise tapu kayıtları üzerinden iyi niyetler dikkate alınarak kişilerin haklarının korunması sağlanıyor.

Taraflar arasında muvazaa halini ortaya çıkan ve görünürde yapılan işlemlerin hükümsüzlüğü söz konusu olduğunda bu durum defi olarak iddia edilebilmektedir. Bu tür durumlarda kişilerin ayrı bir dava açması da söz konusu oluyor.

Dava sırasında kişiler görünürde gerçekleştirilmiş olan işlemin muvazaa gerekçesiyle meydana geldiğini göstererek hükümsüzlüğün tespit edilmesini talep ederler.

Tarafların arasındaki işlemlerin gizlenmesinin ardından iradelerin açık bir şekilde ortaya konmaması durumu şartların yerine getirilmesi halinde muvazaa hakkında geçerlilik kazandırır. Hakim tarafından tapu kayıtlarının düzeltilmesi kararı verilerek sorun çözülebilmektedir.

Muvazaa hali ortaya çıktığında söz konusu olan geçersiz sözleşmeye dayanarak tapuların temliki yapıldığında bu işlemler yolsuz tescil hükmü taşır.

Tapu üzerinde yapılan tüm temlik ve tescil işlemlerinin hukuk sistemi içinde illi işlemler olarak değerlendirilmesi söz konusu olduğundan tapunun dayanak gösterdiği sözleşmelerin geçersiz olmasından hareketle tapu kaydının iptaline karar verilir.

Bu kararda Medeni Kanun üzerinde açıkça belirtilmiş olan kurallardan hareket edilir. Muvazaalı sözleşmeler ile ilgili bilinmesi gereken bir diğer durum da taraflar arasında bir karar verilmesinin ötesinde hüküm sonuç durumlarını içermediği için hükümlerin açıklayıcı bir hüküm olarak değerlendirilmesi olmaktadır.

Muvazaa halinin var olduğunu iddia eden ve buna göre hareketlerine devam eden kişiler iddialarını ispat etmek zorundalardır. Yazılı delil aracılığı ile senede bağlanmış bir sözleşmenin de muvazaa iddiası ile karşılaşması söz konusu olabiliyor. Üçüncü kişiler için bu durum ellerine geçen her türlü delil aracılığı ile yapılabilmektedir. (Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası)

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal Davası

Tapu iptal davalarının en çok görülen dava türleri muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal davaları olmaktadır.

Kişilerin mirasçılarının kendi mallarından hak iddia edememesi amacıyla yoksun bıraktığı kişilere karşı açılan davalar olan bu davalarda saklı payların göz ardı edilmesi şeklinde bir açıklıktan yararlanarak muvazaalı bir durumun ortaya çıktığı ve gizli bir sözleşmenin taraflar arasında gerçekleştirilmiş olduğu iddia edilebilir.

Borçlar Kanunu’nda belirtilmiş olan maddeler gerekçe gösterilerek durumun muvazaa şartlarını yerine getirmiş olduğuna dikkat edilmeli ve buna bağlı olarak davalarını açmalılardır. (Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası)

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası ile Tasarrufun İptali Davaları Arasındaki Fark

Ortaya çıkardığı sonuçlar ve hükümler doğrultusunda birbiriyle karıştırılmaya müsait olan muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal davaları ile tasarrufun iptali davaları arasında bazı farklar bulunmaktadır.

Nitelikleri itibarıyla ortaya çıkan bu farklar ilki davanın açılması için gerekli şartlarla ilgili olmaktadır. Buna göre tasarrufun iptali davası ancak borçlunun tasarruf ettiği mallar üzerinde işlem yapılmasından zarar gören kişiler tarafından açılabilmektedir.

Tasarruf işlemlerinin hükümsüz olduğu gerekçesi ile açılan tasarrufun iptali davalarının aksine muvazaa durumunda gerçekte bu anlaşmaların ve tasarruf işlemlerinin hiç yapılmamış olduğundan hareket edilerek hak talebinde bulunulur.

Muvazaa nedeniyle açılan davalardaki temel amaç yapılan işlemin geçersiz olduğunu belgelemek olmaktadır. Buna ek olarak tasarrufun iptali davaları şahsi davalar arasında sayılan davalardan olurken muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal davaları ayni nitelik taşıyan davalardan olmaktadır. (Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası)

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası Zamanaşımı Süreleri

Tasarrufun iptali davalarından farklı olarak muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal davalarında kişilerin bazı zamanaşımı sürelerine uygun şekilde hareket etmesi gerekmektedir.

Öncelikle kişilerin muris muvazaası durumunun oluşması için davaları miras bırakan kişinin ölümünün ardından açması gerekiyor. Bu noktada kişilerin herhangi bir zamanaşımı süresine dahil olması söz konusu değildir. Muvazaa durumunun öğrenilmesinin ardından geçen herhangi bir vakitte kişiler davalarını açabilirler.

Miras bırakan kişinin ölümünden önce davalar açılmış ve daha sonra bu kişi hayatını kaybetmişse davacının hukuki alandaki yararı dikkate alınarak davanın devam edilmemesine karar verilir ve dava reddedilir.

Fakat kişiler haklarını almak üzere miras bırakan kişinin hayatını kaybetmesinin ardından tekrar dava açma haklarını kullanabilmektedirler.

Makalemizde Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Gayrimenkul Avukatı sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri