Nafaka Kararının Tenfizi

nafaka kararının tenfizi, nafaka tenfiz, nafaka tanıma tenfiz, yabancı ülkeden nafaka tahsili, yabancı mahkeme kararının tenfizi nafaka, yurtdışı mahkeme kararının tenfizi nafaka, ilkay hukuk bürosu avukatları ankara.

NAFAKA KARARININ TENFİZİ

Türkiyenin taraf olduğu Nafaka yükümlülüğü konusundaki kararların tanınması ve tenfizine ilişkin sözleşme uyarınca akit devletler idari makamları tarafından verilmiş nafaka kararının diğer akit devletlerde sözleşme hükümleri çerçevesinde tanınması ve tenfizi mümkündür.

NAFAKA KARARININ TENFİZİ GÖREVLİ MAHKEME : Kanunlarla verilen diğer görevler kapsamına giren dava ve işlere” (TMK.118-494.maddelerinde belirtilen) Aile Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır. Aynı mahkeme boşanma davasına aile mahkemesi sıfatıyla bakmıştır. Yoksulluk nafakasının da aile hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2009/8204 Karar: 2009/12071 Karar Tarihi: 09.07.2009

NAFAKA DAVASI – DAVAYA AİLE MAHKEMESİNDE BAKILMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLEREK BU HUSUSUN KARAR BAŞLIĞINDA BELİRTİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI GEREĞİ

ÖZET: Davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, bu hususun karar başlığında belirtilmesi gerekirken, eksik bırakılması doğru görülmemiştir.

Ancak, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesine göre: “22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,

2- 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,

3- Kanunlarla verilen diğer görevler kapsamına giren dava ve işlere” (TMK.118-494.maddelerinde belirtilen) Aile Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır. Aynı mahkeme boşanma davasına aile mahkemesi sıfatıyla bakmıştır. Yoksulluk nafakasının da aile hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.

O halde, davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, bu hususun karar başlığında belirtilmesi gerekirken, eksik bırakılması doğru görülmemiştir.

Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçeli hükmün başlığına “aile mahkemesi sıfatıyla” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,

Yargıtay Kararı – Nafaka Kararının Tenfizi

(Yabancı Ülkeden Nafaka Tahsili) T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 1982/828 Karar: 1982/1527 Karar Tarihi: 22.02.1982

NAFAKA DAVASI – NAFAKA ALACAKLARININ YABANCI MEMLEKETLERDE TAHSİLİ – TENFİZ KARARI

ÖZET: “Nafaka alacaklarının yabancı Memleketlerde tahsili” ile ilgili 20 Haziran 1956 tarihli sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasında yargılamanın, borçlunun tabi olduğu Devletin Kanununa göre “ya bir tenfiz kararı veya tescil usulü ya da yeni bir dava şeklinde olabileceği” belirtilmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinde ise aracı kurumun, alacaklının verdiği yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla alacaklı adına nafakanın alınmasını mümkün kılan bütün tedbirleri alacağı öngörülmüştür.

Karar: 26.1.1971 günlü ve 1331 sayılı kanunla onaylanan, “Nafaka alacaklarının yabancı Memleketlerde tahsili” ile ilgili 20 Haziran 1956 tarihli sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasında yargılamanın, borçlunun tabi olduğu Devletin Kanununa göre “ya bir tenfiz kararı veya tescil usulü ya da yeni bir dava şeklinde olabileceği” belirtilmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinde ise aracı kurumun, alacaklının verdiği yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla alacaklı adına nafakanın alınmasını mümkün kılan bütün tedbirleri alacağı öngörülmüştür. Bu sözleşme karşısında usulün 540. maddesinde yazılı sınırlamanın olayda uygulanması mümkün değildir.

Olayda Cumhuriyet Savcılığı dava dilekçesinde aracı kurum olarak, alacaklı adına nafaka isteminde bulunmuş olup, az önce açıklanan sözleşme gereğince davanın Türk Mahkemelerinde görülmesi zorunludur.  Yukarıda belirtildiği gibi Cumhuriyet Savcılığının dava açmak hakkı mevcut olup, tarafların delillerinin toplanması değerlendirilmesi ve varılacak sonuç uyarınca hüküm verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden davanın reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA,

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2009/21155 Karar: 2010/640 Karar Tarihi: 22.01.2010

NAFAKA DAVASI – İKİ AYRI HÜKÜM NEDENİYLE MÜKERRER TAHSİLATA FIRSAT VERİLMEYECEK ŞEKİLDE HÜKÜM TESİSİ – YABANCI MAHKEME KARARININ HENÜZ TENFİZİNE KARAR VERİLMEDİĞİ – BU HUSUSUN İNFAZ AŞAMASINDA HER ZAMAN DİKKATE ALINABİLECEĞİ – HÜKMÜN ONANDIĞI

ÖZET: Kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan kararı ile davacı lehine aylık 350 EURO nafakaya hükmedildiği anlaşılmış ve iki ayrı hüküm nedeniyle mükerrer tahsilata fırsat verilmeyecek şekilde hüküm tesisi gerekir ise de; yabancı mahkeme kararının henüz tenfizine karar verilmediği ve bu hususun infaz aşamasında her zaman dikkate alınabileceği gözetilmektedir.

Nafaka Kararının Tenfizi

Nafaka Kararının Tenfizi

 

Avukat