Nafaka Kararının Tenfizi | Ankara Avukat | Nafaka Davaları

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

Nafaka Kararının Tenfizi

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Nafaka Davaları  > Nafaka Kararının Tenfizi

Nafaka Kararının Tenfizi

Nafaka Kararının Tenfizi

Nafaka Kararının Tenfizi Nasıl Yapılır? Yurt dışında verilen nafaka kararlarının tenfizi nafaka vermekle yükümlü tutulmuş eski eşin Türkiye’deki mal varlığından tahsil edilmesini amaçlar.

Akit devletler arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde alınmış nafaka kararının Türkiye’de tanınması mümkün olmakta olup, açılacak tanıma ve tenfiz davası ile nafaka kararının tenfizi mümkün olmaktadır. İlgili kararların Türkiye’de tanınması;

  • 11.1980 tarihli ve 17152 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Lahey Sözleşmesi’ne yürürlüğe sokan Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun,
  • 12.2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK),
  • 07.1992 tarihinde onaylanarak 30.09.1992 tarihinde yürürlüğe girmiş New York Sözleşmesi,

Kapsamında değerlendirilerek karara bağlanmaktadır. İlgili davalarda avukatlık hizmeti alınarak gerek dava açılması, gerek dava takibi gerekse davanın hızlı sonuçlanması açısından avantaj sağlanmaktadır.

Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Daire Sözleşme Ne Zaman İmzaya Alındı?

1973 tarihli nafaka yükümlülüğüne uygulanacak kanuna dair sözleşme Türkiye’de 6 Kasım 1980 tarihli Resmi Gazetede yayınlarak yükümlüğe girdi. 2 Ekim 1973 tarihinde Lahey’de imzalanan sözleşme ile birlikte nafaka yükümlülüğü kanunları arasında çatışmalar engellenerek standart bir uygulama getirildi.

Sözleşmeyi imzalayan ülkemiz de 24 Ekim 1956 tarihli Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme hükümleri arasında ahengi yakalayarak yabancı ülkelerde alınmış nafaka kararlarının tenfizinde uygulanacak usul ve yöntemler belirlenmiş oldu.

Nafaka Kararının Tenfizi Hangi Mahkeme Yetkilidir?

Yabancı bir ülkede alınmış nafaka kararının tenfizi yetkili mahkeme Aile Mahkemeleri’dir. Aile Hukuku’na ait olduğu kararı verilen ilgili davalar;

  • Boşanmış eski eşlerden herhangi birisinin ikamet ettiği ilde,
  • Her iki eşin de yurt dışında bulunması halinde İstanbul, Ankara veya İzmir illerinde

Açılabilmektedir.

Tanıma ve Tenfiz Şartları Nelerdir?

Yabancı ülkelerde alınmış nafaka kararının tenfizi şartları;

  • Türkiye Cumhuriyeti ile boşanma kararının alınmış olduğu ülke arasında karşılıklık bulunması,
  • Davanın münhasır yetkiye sahip mahkemede açılması,
  • Kararın Türk kamu düzenine uygunluğunun bulunması,
  • Nafaka ödemekle yükümlü tutulmuş davalının yabancı ülkede yapılmış mahkeme katılmış ve savunma hakkını kullanmış olması

Olarak sıralanmaktadır. İlgili sözleşmelere taraf ülkelerde alınmış nafaka kararlarının Türk mahkemelerince tenfizi açılacak dava ile gerçekleşmektedir.

Nafaka Kararının Tenfizi, Türkiye’nin taraf olduğu Nafaka yükümlülüğü konusundaki kararların tanınması ve tenfizine ilişkin sözleşme uyarınca akit devletler idari makamları tarafından verilmiş nafaka kararının diğer akit devletlerde sözleşme hükümleri çerçevesinde tanınması ve tenfizi mümkündür.

Nafaka Kararının Tenfizi Görevli Mahkeme

Kanunlarla verilen diğer görevler kapsamına giren dava ve işlere” (TMK.118-494.maddelerinde belirtilen) Aile Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır. Aynı mahkeme boşanma davasına aile mahkemesi sıfatıyla bakmıştır.

Yoksulluk nafakasının da aile hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay Kararı – Nafaka Kararının Tenfizi

NAFAKA DAVASI – DAVAYA AİLE MAHKEMESİNDE BAKILMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLEREK BU HUSUSUN KARAR BAŞLIĞINDA BELİRTİLMESİ GEREĞİ. HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI GEREĞİ.

ÖZET: Davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, bu hususun karar başlığında belirtilmesi gerekirken, eksik bırakılması doğru görülmemiştir.

NAFAKA DAVASI – NAFAKA ALACAKLARININ YABANCI MEMLEKETLERDE TAHSİLİ – TENFİZ KARARI.

ÖZET: “Nafaka alacaklarının yabancı Memleketlerde tahsili” ile ilgili 20 Haziran 1956 tarihli sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasında yargılamanın, borçlunun tabi olduğu Devletin Kanununa göre “ya bir tenfiz kararı veya tescil usulü ya da yeni bir dava şeklinde olabileceği” belirtilmiştir.

Sözleşmenin 6. maddesinde ise aracı kurumun, alacaklının verdiği yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla alacaklı adına nafakanın alınmasını mümkün kılan bütün tedbirleri alacağı öngörülmüştür.

NAFAKA DAVASI – İKİ AYRI HÜKÜM NEDENİYLE MÜKERRER TAHSİLATA FIRSAT VERİLMEYECEK ŞEKİLDE HÜKÜM TESİSİ.

YABANCI MAHKEME KARARININ HENÜZ TENFİZİNE KARAR VERİLMEDİĞİ – BU HUSUSUN İNFAZ AŞAMASINDA HER ZAMAN DİKKATE ALINABİLECEĞİ.

ÖZET: Kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan kararı ile davacı lehine aylık 350 EURO nafakaya hükmedildiği anlaşılmış ve iki ayrı hüküm nedeniyle mükerrer tahsilata fırsat verilmeyecek şekilde hüküm tesisi gerekir ise de; yabancı mahkeme kararının henüz tenfizine karar verilmediği ve bu hususun infaz aşamasında her zaman dikkate alınabileceği gözetilmektedir. (Nafaka Kararının Tenfizi)

Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor