Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı

İşçinin ölümü halinde çalışmasından dolayı doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.

Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçılarına geçer. Mirasçılar bu mal ve haklara ilişkin davaları kendileri açabilirler. Bu durumda mirasçılar davayı birlikte açabilecekleri gibi mirasçılardan her biri tek başına da dava açabilir. Ancak mirasçının tek başına dava açması durumunda miras payı oranında hüküm kurulması gerekir. Eldeki davada da davacı ölen eşinin tek mirasçısı değildir. Bu nedenle diğer mirasçılar dava açmadıkları için hükmedilen tazminatta davacı lehine miras hissesi oranından karar verilir.

Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı – Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY 9.Hukuk Dairesi Esas: 2010/27251 Karar: 2011/50218 Karar Tarihi: 29.12.2011 – Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı

İŞÇİ ALACAĞI DAVASI – DAVACININ EŞİNİN DAVALI KURUM NEZDİNDE ÇALIŞIRKEN VEFAT ETTİĞİ – MİRAS BIRAKANIN ALACAKLARI HAKLARI VE MALLARININ MİRASÇILARINA GEÇECEĞİ – MİRASÇININ TEK BAŞINA DAVA AÇMASI DURUMUNDA MİRAS PAYI ORANINDA HÜKÜM KURULMASI GEREĞİ

ÖZET: Somut olayda, davacının eşinin davalı kurum nezdinde çalışırken 29.05.2001 tarihinde vefat ettiği, geride mirasçı olarak eşi ve çocuklarını bıraktığı onaylı nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçılarına geçer. Mirasçılar bu mal ve haklara ilişkin davaları kendileri açabilirler. Bu durumda mirasçılar davayı birlikte açabilecekleri gibi mirasçılardan her biri tek başına da dava açabilir. Ancak mirasçının tek başına dava açması durumunda miras payı oranında hüküm kurulması gerekir. Eldeki davada da davacı ölen eşinin tek mirasçısı değildir. Bu nedenle diğer mirasçılar dava açmadıkları için hükmedilen tazminatta davacı lehine miras hissesi oranında alacağa karar verilmesi gerekirken tümüne dair hüküm kurulması isabetsizdir.

Karar: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, eşi H. K.’un Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü’nde işçi olarak çalışmakta iken 29.05.2001 tarihinde vefat ettiğini, 24.09.1968-24.09.1970 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığını, davalı kurumca iş sözleşmesinin vefat nedeniyle sona erdiği gerekçe gösterilerek askerlikte geçen süre karşılığı kıdem tazminatı ödenmediğini ileri sürerek, fark kıdem tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının miras bırakanı H. K.’un iş sözleşmesinin yaşlılık, malullük veya toptan ödeme almak amacıyla feshedilmeyip vefatı nedeniyle sona erdiğini, bu nedenle borçlanılan askerlik süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarındaki hükümlerle, iş sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarında oluşan bir sosyal güvenlik hakkının kullanılması ya da aynı nitelikte sigorta kolu olan ölüm sigortasında ölüm olayının meydana gelmesi nedenleriyle sona ermesi hali kıdem tazminatını gerektirdiği kabul edildiğinden iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektiren ölüm sebebiyle sona ermesi halinde de dördüncü fıkra hükmünün uygulanması gerektiği, dördüncü fıkrada ölüm sebebinin açıkça belirtilmemesinin düzenleme eksikliğinden kaynaklanan irade dışı bir yasa boşluğu olup bu boşluğun üçüncü fıkra hükmüne paralel olarak doldurulması gereğinin açık olduğu, bu nedenlerle ölen işçinin mirasçılarına borçlanılmış askerlik hizmeti de dahil edilerek kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği (Yargıtay 9.HD 01.11.2006 tarih 2006/6105-28889 E-K sayılı emsal kararı) gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda, davacının eşi H. K.’un davalı kurum nezdinde çalışırken 29.05.2001 tarihinde vefat ettiği, geride mirasçı olarak eşi ve çocuklarını bıraktığı onaylı nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçılarına geçer. Mirasçılar bu mal ve haklara ilişkin davaları kendileri açabilirler. Bu durumda mirasçılar davayı birlikte açabilecekleri gibi mirasçılardan her biri tek başına da dava açabilir. Ancak mirasçının tek başına dava açması durumunda miras payı oranında hüküm kurulması gerekir. Eldeki davada da davacı ölen eşinin tek mirasçısı değildir. Bu nedenle diğer mirasçılar dava açmadıkları için hükmedilen tazminatta davacı lehine miras hissesi oranında alacağa karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tümüne dair hüküm kurulması isabetsizdir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA,

Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı

Ölen İşçinin Kıdem Tazminatı

Avukat