Ölümlü Kazalarda Tazminat | Ankara Avukat

Ölümlü Kazalarda Tazminat

Ölümlü Kazalarda Tazminat

Ölümlü Kazalarda Tazminat Nasıl Alınır, Kim Öder? Ölümlü kazalarda tazminat ödemesi durumu genellikle trafik kazalarında söz konusu olur. Trafik kazalarında kazaya en az bir tane motorlu aracın karışmış olması gerekir. Bu kazalarda ölüm söz konusu olabileceği gibi, yaralanma ve maddi hasarlar da söz konusu olabilir.

Tazminat ödemeleri yapılırken amaç; bu hasarların karşılanmasıdır. Maddi tazminat davalarında maddi hasarın karşılanması amaçlanırken, manevi tazminat davalarında amaç, kişilerin bedensel ve ruhsal uğramış olduğu zararların karşılanmasıdır.

Kişiler kaza yaşamaları sebebi  ile psikolojik olarak zor durumda olabilirler ve elem duyabilirler.

Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davasının Hukuki Dayanağı

Ölümlü kazalarda tazminat miktarının ve davanın dayanakları, trafik kazasının haksız bir fiil olarak değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Trafik kazası bu anlamda hukuki nitelik açısından haksız fiil olarak ele alınır ve mahkeme yetkisi, zaman aşımı, tazminat miktarı gibi farklı yönleri ile birlikte ele alınır.

Ölümlü Kazalarda Tazminat Davasında Esas Zaman aşımı Süresi

Trafik kazası için tazminat davaları açılmadan dava açma süresini takip etmek gerekir. Trafik kazasının olduğu gün ile birlikte tazminat davası için zaman aşımı süresi işlemeye başlar.

Trafik kazalarında zaman aşımı süreleri iki tanedir. Bir tanesi tazminat davası esas zaman aşımı süresidir. Bu sürenin 2 yıllık zaman aşımı sınırı bulunmaktadır. Zarara uğramış olan kişi, zararı geç öğrenmiş ise fiilin işlenmiş olduğu tarihten itibaren 10 sene zaman aşımı süresi bulunur.

Ceza Zaman aşımı Süresi

Ölümlü kazalarda tazminat 2019 için diğer zaman aşım süresi ceza zamanaşımı süresidir. Trafik kazası nedeniyle bir suç işlenmiş olduğu durumlarda ceza zaman aşımı sürelerinin uygulanması uygun olur.

Trafik kazası ile birlikte yaralanma meydana gelmesi halinde taksirle adam yaralama suçu ortaya çıkar. Eğer kaza sonrasında ölüm meydana geldiyse, taksirle adam öldürme suçundan bahsetmek mümkün olur.

Ceza davasının devam ettiği zaman dahilinde zaman aşımı süresine bağlı olmaksızın taraf tazminat hakkı açma hakkına sahiptir. Ölümlü kazalarda tazminat ne kadar sorusunun cevabı kazanın türüne, kazanın sonuçlarına, kusur oranına ve diğer unsurlara göre değişmektedir

Ölümlü Kazalarda Tazminat

Yapılan araştırmalar incelediğinde trafik kazalarında artışın meydana geldiğin gün be gün ortadadır. Araştırmaların ortaya çıkardığı istatistiklere baktığımızda her yıl ortalama 5 bin insan trafik kazaları nedeni ile ölmekteyken yine 100 bin insan da trafik kazaları nedeni ile yaralanmakta, sakat kalmaktadır. | Ölümlü Kazalarda Tazminat

Dünya çapında da büyük önem arz eden trafik kazalarının en büyük etkeni her zaman insandır. Gerek sürücü olan gerek yaya olan insan kendi dikkatsizliği ve birtakım nedenlerden dolayı kazalara sebebiyet vermektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda trafik kazalarında insan etkisinin %94 olduğu ortaya çıkmıştır.

Trafik kazalarında herhangi can ve mal kaybına neden olmadan atlatılan kazalar oldukça nadirdir. Yan gerek ülke çapında gerekse dünya çapında trafik kazaları insanların, hayvanları ölümüne ya da yaralanıp sakat kalmasına neden olurken birçok mala da zarar vermektedir.

Ülkemizde kanun koyucu toplumun düzenini sağlamak için getirdiği birtakım kurallar ile trafik kazalarının azalmasını sağlamaya çalışmaktadır. Oluşan trafik kazaları nedeni ile de mağdur olan zarar uğrayan tarafında zararının tazmin edilmesi için de kuralar getirmiştir.

Hukuki açıdan incelediğimizde trafik kazalarında herhangi bir yaralamaya da ya da ölüme sebebiyet verdiğinde Ceza Hukukunun da kapsama alanına girmektedir. Fakat bir bu makalede daha çok Borçlar Hukukunu ilgilendiren kısmı ile ilgileneceğiz. Yaralamalara ya da ölümlere sebep olan trafik kazalarında zararların tazmini için açılan tazminat davalarından bahsedeceğiz.

Trafik kazasının meydana getirdiği Ölümlü Kazalarda Tazminat davasında taraflar ve istenecek zararların tazmini değişecektir. Bu nedenle yaralanmalara ve ölüme sebep olan trafik kazalarını ayrı ayrı incelemekte fayda vardır.

Her şeyden önce tazminat davasını açıklamak gerekirse, tazminat davası hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmiş bir eylem dolayısıyla zarar uğrayan kişinin uğradığı zararların tazminini zarar veren kişiden istemek amacı ile açmış olduğu davaya tazminat davası denmektedir.

Tazminat davaları genel mahiyette maddi ve manevi olmak üzere 2’ye ayrılmaktadır. Maddi tazminat davaları kişinin malvarlığında meydana gelen azalmaların tazmin etmek için açtığı davalardır. Manevi tazminat davaları da kişinin kişilik haklarına zarar geldiğinde açılan tazminat davası türüdür.

Trafik kazalarında ölüm meydana gelmişse ölen kişinin yakınları uğradığı zararlar nedeni ile kazaya neden olan kişiye Ölümlü Kazalarda Tazminat davası açabileceklerdir. Bu yakınlar genelde anne, baba, çocuklar ve sağ kalan eştir.

Ölüme neden olan trafik kazalarında önem arz eden tazminat davası destekten yoksun kalma davasıdır. Bu davayı karine olarak kabul edilen anne, baba, sağ kalan eş ve çocuklar açabilir. Fakat destek aldığını iddia eden ve bunu ispatlayan kişide destekten yoksun kalma tazminat davasını açabilmektedir.

Ölüme neden olan trafik kazalarında ayrıca cenaze ve defin giderleri, ölmeden önce gerçekleştirilen tedavi masrafları da ayrıca talep edilebilmektedir.

Trafik kazalarında yaralama meydana gelmiş ise yani zarar gören ölmemiş ise bu durumda davayı elbette ki zarar gören açacaktır. Ve bu nedenle yaralamanın meydana geldiği kazalarda tazminat, Ölümlü Kazalarda Tazminat destekten yoksun kalma tazminat davaları açılamayacaktır.

Zarar gören kişi tedavi masraflarının yanında ayrıca muhtemel kazanç kaybını eğer sürekli olarak çalışma gücünden yoksun kalmış ise ya da çalışma gücünde önemli ölçüde azalma meydana gelmiş ise bunun zararının tazminini isteyecektir.

Gerçekleştirmiş olduğu mesleği vücut bütünlüğüne zarar gelmesi nedeni ile gerçekleştiremeyecek hale geldiyse ekonomik geleceğinin sarsılmasının da meydana getirdiği zararı karşıdan talep edebilecektir.

Burada kişinin yaşı, eğitimi ve bir meslek icra edip edemeyeceği hususundaki bir kısıtlamanın meydana gelip gelmemesi önemlidir. Örneğin kişi cerrah ise ve kazadan sonra ellerini kaybetti ise ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı da zararının tazminini isteyebilecektir.

Manevi tazminat davalarında ise kişi eğer ölmüş ise yine bu davayı yakınları açacak ve ölen kişiyi kaybetmeleri nedeni ile uğramış oldukları hüznün, ızdırab ve acının zararını tazmin edeceklerdir.

Kişi ölmemiş ise bu durumda davayı kendi açacaktır ve her somut olaya göre yaşadıklarının kendisine verdiği acı ve hüzne göre manevi tazminat talebinde bulunacaktır. | Ölümlü Kazalarda Tazminat

Trafik Kazası Nedeni İle Açılacak Olan Tazminat Davaları Kime Karşı Açılır?

Bu soru oldukça önem arz etmektedir. Bunun nedeni ise tazmin edilmesi istenen zararların büyük meblağlar olabileceğidir.

Bunu eğer zarar verenden istenirse kişinin bu zararları tazmin etmesi tam olarak çoğu zaman mali gücü itibariyle beklenemez.

Bu nedenle bu gibi davalarda davacı olan taraf davalı taraf olarak sigorta şirketlerini göstermelidir. Kazaya sebebiyet verenin kasko ya da trafik sigorta şirketine yahut her ikisine birden başvuru yapılır, ödememe halinde sigorta şirketlrine dava açılabilmektedir. Ölümlü Kazalarda Tazminat Nasıl Alınır?

Ölümlü Kazalarda Tazminat | Sıkça Sorulan Sorular

TAZMİNAT DAVASI – ÖLÜMLÜ İŞ KAZASI – ÖLÜM NEDENİNE İLİŞKİN MADDİ OLGUNUN HENÜZ KESİNLEŞMEMİŞ OLDUĞU – TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMA SUÇUNDAN YAPILAN CEZA YARGILAMASINA İLİŞKİN DOSYADAN VERİLEN KARARIN KESİNLEŞMESİNİN BEKLENMESİ GEREĞİ.

ÖZET: Ölüm nedenine ilişkin maddi olgunun henüz kesinleşmemiş olduğu açıktır. O halde mahkemece yapılacak iş taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan Ceza yargılamasına ilişkin dosyadan verilen kararın kesinleşmesini bekleyerek,

Ceza dosyasını dosya arasına getirtmek suretiyle, ceza yargılaması neticesindeki mahkumiyet kararındaki fiilin hukuka aykırılığının ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabulün, hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, davalı şirketin kusuru ile illiyet bağının mevcut olup olmadığını gözeterek,

Olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri göz önünde tutularak yöntemince A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden oluşan bilirkişi kurulundan kusur raporu almak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri