Nafaka Artırım Davası

A. NAFAKA DAVASI, B. NAFAKA ARTIRIM DAVASI NASIL AÇILIR, C. NAFAKA ÖDEMEME CEZA DAVASI NASIL AÇILIR

Nafaka Artırım Davası eşlerden taraflardan birinin yerleşim yeri aile mahkemesinde açılır.

Nafaka, Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.

Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı halinde, hakimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarf edebilirler.

Nafaka ile Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.

Nafaka Artırım Davası

Nafaka artırım davasında, Çocuk ergin olduğu halde EĞİTİMİ DEVAM EDİYORSA , ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına alınan nafakanın artırılması için nafaka arttırım davası açabilir.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hallerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.

Nafaka Artırım Davasında Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hakim istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

DURUM VE EKONOMİK İHTİYAÇLARIN DEĞİŞMESİ HALİNDE  hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Şartlar Değişmiş ise Nafakanın Artırımı istenebilir.

Nafaka Artırım Davası açılınca hakim, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli olan önlemleri alır. Soybağı tespit edilirse, davalının, uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebilir.

Babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hakim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.

Ana ve baba nafaka yükümlülüklerini sürekli olarak ve ısrarla yerine getirmezlerse ya da kaçma hazırlığı içinde bulundukları, mallarını gelişigüzel harcadıkları veya heba ettikleri kabul edilebilirse hakim, gelecekteki nafaka yükümlülüklerine ilişkin olarak uygun bir güvencenin sağlanmasına veya gerektiğinde diğer önlemlerin alınmasına karar verebilir.

Nafaka Davası Nafaka Artırım Davası Nafaka Davaları Nasıl Nerde Açılır

Yargıtay Kararı – Nafaka Artırım Davası

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2016/5051 Karar: 2016/9020 Karar Tarihi: 06.06.2016 – Yoksulluk Nafakasının Artırımı

YOKSULLUK NAFAKASININ ARTIRIMI DAVASI – TARAFLARIN EKONOMİK VE SOSYAL DURUMLARINDA BOŞANMA DAVASINDAN SONRA OLAĞANÜSTÜ BİR DEĞİŞİKLİK OLDUĞUNUN İDDİA VE İSPAT EDİLEMEDİĞİ – DENGENİN YENİDEN SAĞLANMASI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

…’nun 175.maddesi “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir.”

…nun 176/4. maddesine göre de; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası …in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.

Dosya kapsamından; tarafların 31.10.2002 tarihinde boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık dört yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup geliri bulunmadığı, adına kayıtlı bir taşınmazı olduğu, ailesiyle birlikte kaldığı, davalının ise emekli olup, aylık 844.71 TL gelirinin olduğu, ayrıca … Şti’nin işletmecisi olduğu, aylık 5000 TL civarı gelirinin bulunduğu, adına kayıtlı bir çok taşınmazının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2016/2809 Karar: 2016/6000 Karar Tarihi: 18.04.2016 İştirak Nafakasının Artırımı

İŞTİRAK NAFAKASININ ARTIRIMI DAVASI – DAVALININ EKONOMİK VE SOSYAL DURUMUNA İLİŞKİN TAM VE SAĞLIKLI ARAŞTIRMA YAPILIP HASIL OLACAK SONUCA GÖRE KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Dava; iştirak nafakasının artırım talebine ilişkindir. Mahkemece; davalının ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin tam ve sağlıklı araştırma yapılıp, hasıl olacak sonuca göre, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alınarak, TMK. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken; eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; bugüne kadar nafaka bedellerinin eksiksiz yatırıldığını, davalının babasına ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, sözkonusu işyerini babasının yönettiğini, iddia edildiği gibi müvekkilinin lüks içerisinde yaşamadığını; bu nedenle, davacının katkısı da düşünüldüğünde talep edilen nafaka artış miktarının fahiş olduğunu; ancak, 200 TL nafakayı ödemeyi kabul ettiklerini belirterek, nafakanın 200 TL olarak belirlenmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; iştirak nafakasının artırım talebine ilişkindir.

TMK. nun 327. maddesinin 1. fıkrası; “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.” hükmünü,

330. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi; “ Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.” hükmünü,

331. maddesi ise; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmünü içermektedir.

Yukarıda açıklanan yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ile ana ve babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Buna göre, nafaka takdirinde; çocuğun yaşça büyümesi nedeniyle artan ihtiyaçları ile ana ve babanın mali durumlarındaki değişiklik araştırılıp, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar verilmelidir.
Somut olayda; taraflardan davalı için yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davalının babasına ait işyerinde çalıştığı, aylık sabit gelirinin tespit edilmediği belirtilmiş, araç tespitine ilişkin GIB raporu alınması ve SGK kaydı sorgulamasıyla yetinilmiştir. Davacı tanığı; davalının, babasına ait işyerinin 25 yıl muhasebe kayıtlarını tuttuğunu, babasının hem emekli hem de hasta olduğunu, dolayısıyla şirketi davalı ve abisinin işletip yaklaşık 40 Bin TL gelirlerinin olduğunu beyan etmiş, davalı tanıkları ise; davalının babasına ait işyerinde işçi olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Bu ifadeler karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilip somutlaştırılması için, söz konusu şirkette davalının net konumu (işçi, ortak, işleten vb.) belirlenmeli ve üzerine kayıtlı taşınır, taşınmaz bilgileri sorgulanmalı, (tapu dairesi, bankalar vb. diğer ilgili yerlerden sorulup) davalının ekonomik ve sosyal durumu tam ve sağlıklı olarak araştırılıp saptanmalıdır.

Öyle ise mahkemece; davalının ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin tam ve sağlıklı araştırma yapılıp, hasıl olacak sonuca göre, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alınarak, TMK.4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken; eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

  1. AVUKAT İLKAY UYAR KABA
  2. AVUKAT ÖZKAN KARAASLAN
  3. AVUKAT OĞUZHAN ÖZGÜR
  4. AVUKAT METİN DEMİRCİ
  5. AVUKAT BURCU YETİŞOĞLU
  6. AVUKAT ZEYNEL ŞAHİN
  7. AVUKAT AYTEK EMRE SADAY

Büromuzun İLETİŞİM ve RANDEVU Bilgileri

ADRESİMİZ
Strazburg Cad. Birlik İş Merkezi 10/9-10-11-12 PK:06410 Sıhhıye Çankaya / Ankara
BÜRO TELEFON
+90 312-229 25 05 – 0545 229 25 05
+90 312 229 25 03
+90 312 229 25 01

BÜRO GSM           0 554 831 81 83
GSM CEP               0 532 540 93 50
FAKS                      +90 312-229 25 03
E-Mail                     info@ilkayuyarkaba.av.tr           avilkayuyarkaba@gmail.com

‘Kanun düzendir, en iyi kanun en iyi düzendir.” Aristo Nafaka Artırım Davası

nafaka artırım davası ile ilgili diğer konu başlıkları, nafaka artırım davası şartları, nafaka artırım davası dilekçe örneği, nafaka miktarı nasıl belirlenir, nafaka artırım davası nerede açılır, nafaka artırım davası nasıl açılır, nafaka artırım davası açma süresi, nafaka artırım davası süre, nafaka artırım davası cevap dilekçesi, nafaka artırım davası cevap dilekçesi, nafaka artırım davası harç, nafaka artırım davası kaç yılda bir açılır, nafaka artırım davası avukatı ücreti, nafaka artırım davası ne zaman açılır, nafaka artırım davası şartları,