Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası | Ankara Avukat

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası Nedir? Senetlerin sonradan doldurulduğunun iddia edilmesi oldukça ciddi bir suçtur.

Açığa atılmış olan imzaların kötüye kullanılması suçu olarak da ifade edilen senedin sonradan doldurulduğu iddiası anlaşmaya uygun olacak şekilde doldurulması için kendisine teslim edilmiş olan boş kağıdı, anlaşmaya ve veriliş sebebine aykırı olacak şekilde doldurulmasını ifade eder.

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası

Suç ile ilgisi olan boş kağıt, herhangi bir boş kağıt olabilir ya da bono veya senet gibi kağıtlar da olabilir. Bu noktada suçlar Türk Ceza Kanunu kapsamında madde 209’da düzenlenmiştir.

Bu noktada açığa atılmış olan imzaların kötüye kullanılması kapsamında suç iki şekilde değerlendirilebilir. Bunlar:

  • Mağdur olan kişinin kendi rızası ile faile teslim ettiği kısmen ya da bomboş kağıda atılan imzaların kötüye kullanılması,
  • Mağdurun izni ve bilgisi dışında hukuka aykırı olan ele geçirilen kısmen ya da bomboş kağıda ya da senede bilgilerinin aktarılması ya da senet ya da çekin rıza dışında doldurulması.

Senet Tarihinin Sonradan Doldurulması

Boş imzalı senet ve kağıtların şahsın izni ya da bilgisi olmadan doldurmak ve imzaların kötü niyetli olarak kullanılması söz konusu olduğunda, evrakta sahtecilik suçu söz konusu olmaktadır.

Bundan dolayı da kaybolmuş senetlerin bulunarak ya da çalarak ele geçirmiş olan kişi sahtecilik suçundan yargılanır ve cezai uygulamaya maruz bırakılır.

Bunun dışında açığa imzanın kötüye kullanılmış olma suçu 765 sayılı olan Ceza Kanunu kapsamında karşılık maddesi olarak geçen 509. Maddesi ve 1. Fıkrasında belirtilmiştir.

Boş Kağıda İmza Atan Sorumlu Tutulmayacak

Beyaza imza geçersiz olması özellikle işçilerin kendi rızası ya da işveren tarafından işten çıkarılması durumunda beyaz kağıda imza attırılması taleplerine karşı çıkarılmıştır. Bu şekilde atılan imzalar hukuken geçerli olmamaktadır.

Bundan dolayı da çalışanların imzaladığı ‘’alacaklarım bana teslim edildi vs.’’ Gibi ibrarnameler geçerli olmamaktadır. Bu noktada geçerlilik olması için işçiye verilen kıdem tazminatları, ihbar tazminatları ve verilen tatil ücretleri de bu belgeye iletilmelidir.

Aksi halde bu kağıt geçersiz olacaktır. Bunun yanı sıra ibrarnamelerin geçerli olması için de iban numarasından işçiye bu ücretlerin ödenmiş olması gerekir.

Alacak Takibi ve İcra Hukuku

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası, Bilindiği gibi, Türk Borçlar Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması yapması durumunda, sözleşme kurulmuş olur.

Bir sözleşme, iki ya da çok taraflı olduğundan, genellikle bir alacaklı ve bir de borçlu doğurur. Buna göre, borçlu olan taraf, üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumludur.

Alacaklı ise, kendisine borçlanılmış olan edimin ifasını daima isteyebilir; eğer edimin ifası, talep edilmesine karşın yerine getirilmezse, alacaklının yargıya başvurması mümkündür.

Borcun Zamanında İfa Edilmemesi: Borçlunun Temerrüdü

Türk Borçlar Kanunu’nun 117.maddesine göre, muaccel bir borcun alacaklısı, borçluya bir “ihtarname” çektiğinde artık borçlunun temerrüdü söz konusu olur.

Eğer sözleşmede borcun ifa tarihi açıkça belirtilmişse, ya da taraflardan birine ifa tarihini belirleme yetkisi tanınmış ve usulüne uygun bildirimde de bulunulmuşsa ihtarnameye gereksinim duyulmaksızın ifa tarihi geçer geçmez borçlu temerrüde düşmüş olacaktır.

Borçlunun temerrüde düşmesi halinde, alacaklının birkaç seçenekten oluşan bir seçimlik hakkı bulunmaktadır:

1) Derhal borcun ifasını ister. İfa yine gerçekleşmezse, yetkili Türk mahkemesine ifa davası açar. Ayrıca, temerrüdün meydana gelmesi sebebiyle oluşmuş zararlarını tazmin için gecikme tazminatı ve temerrüt faizi de  (genellikle %9 yasal faiz uygulanır.) ister.

2) Gecikme tazminatı istemekten ve borcun ifasını talep etmekten vazgeçer. Bunun yerine, müspet zararlarının tazmin edilmesini ister. Yani, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın tazminini talep eder.

3) Aynı şekilde, gecikme tazminatını ve borcun ifasını istemekten vazgeçerek sözleşmeden döner. Bunun yerine, menfi zararının tazminini ister. Yani; sözleşmenin boşa çıkmasından, sona erişinden kaynaklanan zararlarının giderilmesini talep eder.

Davacı merhum babasından taşınmaz satın aldığını, bedelleri tam olarak ödeyip taşınmazları da devraldığı halde satış bedelini teminen verdiği senetleri geri alamadığını, davalı tarafından senetlerin ele geçirilip, sonradan doldurulmak suretiyle tahsili için avukata verildiğini,

Bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise senetlerin illetten mücerret olup sonradan doldurulduğuna yönelik iddiaların davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, senetlerin taşınmaz satışı ile ilgili olmayıp miras taksimi için kendilerine verildiğini savunmuştur.

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası Yargıtay Kararı

Senedin Sonradan Doldurulduğu İddiası ile ilgili diğer konu başlıkları, senedin sonradan doldurulması, sözleşmenin sonradan doldurulduğu iddiası,

senedin sonradan doldurulması, tanzim tarihinin sonradan doldurulması, senette keşide yerinin sonradan doldurulması, boş senedin doldurulması, açığa imzanın kötüye kullanılması, senette lehtar kısmının sonradan doldurulması, senedin sonradan doldurulduğu iddiası ispat yükümlülüğü.

Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri