Şirket Arabasıyla Trafik Kazası

Şirket adına kayıtlı araçlar ile saha personelinin kaza yapması durumunda araç şirkete ait olduğu için şirket işleten sıfatı ile bu durumdan sorumlu olmaktadır. Bu sorumluluk ancak şirkete ait olan aracın sürücüsünün kusursuz olması durumunda ortadan kalkmaktadır. Bunun dışında bir durumda bu sorumluluğun ortadan kalkması mümkün değildir.

Kanunda işçinin herhangi bir kazaya maruz kalmaması için işverenin gerekli önlemleri alması gerekmektedir. İşçiye önlem amaçlı olarak gerekli talimatların verilmesi de gerekmektedir. Yapılacak olan bu açıklama noktasında bir öneri olarak çalışanlara verilen araçlar ile alakalı bir araç zimmet ve sorumluluk talimatı içeren sözleşme imzalatılması gerekmektedir. İşverenin bu önleyici sorumluluğu bayağı geniş bir kapsamı ifade etmektedir.

Meydana gelen trafik kazasında işverenin bu önleyici sorumluluğu yerine getirip getirmediği pratikte çoğu zaman zor tespit edilen bir durum olmaktadır. Kazanın durumu ve oluşu bu tür durumlarda çoğu zaman belirleyici nitelik taşımaktadır.

İşverenin kullandırdığı aracın teknik olarak bakımlarının yapılmamış veya yapılmış olsa bile kaza günü bir teknik arıza nedeni ile bunun meydana gelmesi işverenin tehlike sorumluluğu nedeni ile sorumlu tutulmasını sağlamaktadır. Örnek olarak aracın freninin boşalması, torunun çıkması ve benzeri teknik arızalar nedeni ile kazanın yaşanması durumunda tehlike sorumluluğu nedeni ile işveren kazada tam sorumlu olmaktadır. Ancak bir trafik veya iş kazasında işçi durumunda olan sürücünün işveren tarafından tüm eğitimlerin verilmesine rağmen tam olarak kusurlu olması durumunda işveren sorumlu tutulmayacaktır. Bu gibi davaların açılması ve yürütülmesi konusunda avukat  ile çalışılması oldukça önemlidir.

Şirket Arabası İle Trafik Kazası Sonucu Ceza ve Tazminat Talepleri

Yaşanılan iş kazası nedeni ile işçinin ölümü durumunda mirasçıları ceza davasından ayrı olarak iş mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat davası açılma hakları bulunmaktadır. Bu davada görevli mahkeme konusunda 5521 sayılı İş Mahkemesi Kanunun 5’inci fıkrasında belirtilen hükümlere göre, İş Mahkemesine açılacak her dava için açıldığı tarihte dava olunan Türk Medeni Kanunun gereği olarak ikamet adresi sayılan yerde bulunan mahkemesinde görülebileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili olan mahkemede de görülebilmektedir.

Bu gibi durumlarda işverenlere verilmesi gereken en önemli tavsiye işçinin motorlu veya motorsuz araçlar ile trafiğe çıkması durumunda iyi bir sigorta poliçesinin düzenlenmesi olmaktadır. Standart olarak düzenlenecek sorumluluk sigortası motorlu taşıtlar ile işlenen kazaları genel olarak karşılamakta olduğu bilinmelidir. Diğer makalemiz Şirket avukatı Ankara konulu makaleyi okuyabilirsiniz.