Şirket Ortağına 89/1 Gönderilebilir Mi

Cebri icra hukukunda borçlu olan tarafın haciz uygulanabilecek malvarlığı, borçlunun parasal değeri olan ve alacaklıların tatminini sağlamakta olan devir ve haciz kabil tüm mal, hak ve alacaklar olmaktadır. İcra ve İflas Kanununa göre, yapılacak haciz sırasında borçlunun elinde bulunan mallar yanında belirli koşulların gerçekleşmesi durumunda üçüncü kişilerdeki mal, hak ve alacakları da haciz edilebilmektedir. İcra ve İflas Kanunun 85’inci maddesinde borçlunun “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü kişide olan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dâhil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haciz uygulanır” ifadesi yer almaktadır. Bu mal ve alacaklıların haciz edilmesi, takip hukuku alacaklısının isteği ve onun soyut iddiasına göre yerine getirilmektedir. Gerçekte haciz uygulanan mal, hak ve alacakların üçüncü kişide bulunup bulunmadığının tespiti önemli bir konu olmaktadır. Bu durumda bir tarafta alacaklıya bu kolaylığın sağlanması yanında diğer taraftan üçüncü kişi ile borçlunun alacaklıya zarar vermek için anlaşmasına da izin verilmiş olmaktadır.

Borçlu ve üçüncü kişi alacaklının kötü niyetli iddialarından ve taleplerin zarar görebilmesi gerekmektedir. Borçlu hakkında, takibin kesinleşmesi işleminden sonra alacaklının İcra ve İflas Kanunun 78 ve müteakip maddeleri uyarınca mal, hak ve alacakları üzerine doğrudan haciz konulmasını isteme hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan İcra ve İflas Kanunun 89’uncu maddesi gereğince borçlunun üçüncü kişi nezdinde hak ve alacağının haczi için maddede belirtilmiş olan koşullarda İcra ve İflas Kanunun 89’uncu maddesinin 1, 2 ve 3’üncü fıkralarında belirtilen haciz ihbarı tebliği sureti ile üçüncü kişi nezdinde olan malvarlığı haklarının haczi de istenebilmektedir. Bu duruma göre İcra ve İflas Kanunun 89’uncu maddesi kapsamında alacaklı, borçlunun üçüncü kişide olan kıymetli bir evraka bağlanmış alacak, hak ve taşınır mallarının haczini isteyerek alacağına ulaşma olanağı bulabilmektedir. Takip borçlusunun üçüncü kişilerde olan mal, hak ve alacakları da borçlunun malvarlığına dahil olmaktadır. Bu durumda borçluya takibi kesinleşmiş olan alacaklı üçüncü kişilerde bulunan malvarlığını haciz ettirebilmektedir.

Şirketler üçüncü kişilere karşı bir kural olarak malvarlığı ile sorumlu olmaktadır. Aynı şekilde onu oluşturan gerçek kişilerden farklı bir tüzel kişilik olup hukuk mevzuatına göre taraf ehliyeti bulunmaktadır. Bu sebeple gerçek kişiler ve tüzel kişiler ile üçüncü kişilere karşı malvarlığı konusunda sorumludurlar. Ticaret şirketleri ve kooperatiflerde şirketten alacaklı olan üçüncü kişilerin yani şirkete karşı bir takibi kesinleşmiş olup haciz yetkisi almış olan alacaklıların. Şirket ortağında bulunan mal, hak ve alacağını İcra ve İflas Kanunun 89’uncu maddesindeki hükümler ile takip edemeyeceği yani şirket borçlarından şirket ortağının alacaklılarına karşı üçüncü kişi sıfatı ile sorumlu olması teori ve Yargıtay içtihatları ile değerlendirilerek inceleme konusu yapılacaktır.

Şirket Ortağına 89/1 Gönderilebilir Mi