Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar | Ankara Avukat

Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar

Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar

Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar Nelerdir? Anlaşmadan doğan sorumluluk borçlar, borçlunun borcunu ödemeyerek temerrüde düşmesi neticesi ile oluşur.

Bu durumda alacaklı, ilk aşamada borcun ifasını talep eder. Borç ödenmediğinde, zarar ve ziyan davası açma hakkı alacaklıya doğar.

Borçluya borcun ifası için bir süre tanımak gerekir ancak, bazı durumlarda, süre verilmeye gerek kalmaz. Bunlar;

  • Borçlu, borcunu ödemediğinden, alacaklının borcu alıyor olması anlamsız hale gelmişse,
  • Borcun muayyen bir zaman diliminde ödenmesi gerekmekteyse,
  • Borçluya tanınan sürenin, gidişata göre yararsız olacağı kanaatine varılmışsa

Şeklinde maddelerle açıklanır.

Alacaklının, borçlu karşısında izleyeceği tutum, Borçlar Kanunu’nda belirlenmiştir. Buna göre alacaklı;

  • Borcun ve gecikme zammının tarafına ödenmesi,
  • Yalnızca gecikme zararının tarafına ödenmesi,
  • Borcun hiç ödenmemesi ve sözleşmenin iptali

Yöntemlerini izleyebilir.

Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar Nelerdir?

Sözleşmeden doğan sorumluluk, Borçlar Kanunu’na göre tanımlandığında, bu durumun, borçlunun sözleşme koşullarını yerine getirmemesi neticesi ile ortaya çıktığı görülür.

Bu durumda, sözleşmenin koşullarının yerine getirilmiyor oluşu, sözleşmeden doğan sorumluluk şeklinde tanımlanır.

Borçların Ödenmemesi Nedeniyle Oluşan Sorumluluk

Borçların ifa edilmemesi nedeniyle oluşan sorumluluk;

  • Haksız fiil,
  • Sebepsiz zenginleşme,
  • Sözleşmeden doğan haller

Şeklinde söz konusu alanlarda vuku bulur.

Borcun ifa edilmemesi, farklı sebeplerden kaynaklanıyor olabilir. Borçlu temerrüde düşmüşse, borçlunun borcunu ödeyebilme durumu söz konusu değilse borçlu kusurlu bulunur.

Borçlunun Temerrüdü Halinde Alacaklının Hakları Nelerdir?

Borçlu temerrüde düşmüşse, alacaklı farklı şekillerde borcun ifasına borçluyu zorlayabilir ya da icra kanallarına başvurabilir. Aynı zamanda, zararların tazmini niteliğinde tazminat davası da açılabilir.

Karşılıklı Borç İlişkilerinde Alacaklının Hakları Nelerdir?

Karşılıklı borç yükleyen alacak ilişkilerinde, alacaklının iki farklı yöntemi mevcuttur. Bunlar;

  • İfa davası,
  • Borcun ödemesinin gecikmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini davası

Bu yöntemlerden bir tanesini tercih edebilmek için, alacaklının borçluya süre tanıması gerekmektedir. Söz konusu süre dolar dolmaz, alacaklı izleyeceği hukuki yaptırım konusunda borçluyu bilgilendirir. Alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi durumunda, verilen süre de dolduktan itibaren;

  • İfa talebi,
  • Cebri icra,
  • Sözleşmeden dönme,
  • Tazminat

Hakları bulunur.

Sözleşmeden İlişkilerinde Zamanaşımı Nedir?

Sözleşmeden doğan borçlar zamanaşımı, Borçlar Kanunu, üçüncü bölümde düzenlenmiştir. Zamanaşımına uğrayan bir borcun talebi söz konusu değildir fakat hala ifası mümkündür. Bu borcun zamanaşımına uğraması sonrası ifası, alacaklının sebepsiz zenginleştiği anlamına gelmeyecektir.

Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin eki olarak kira ve ariyet sözleşmesi yapıldığını, sözleşme konusu taşınmazın davalı diğer şirkete satıldığını,

Sözleşmeden kaynaklanan edimin yerine getirilmediğini iddia ederek ariyet olarak verilen akaryakıt bayilik aletlerinin kendilerine teslimine bu olmadığı takdirde bedellerine ilişkin alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.

Taraflar arasında yapılmış bulunan sözleşmenin içeriği incelendiğinde karma bir sözleşme olduğu, kira sözleşmesi, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve akaryakıt istasyon işleticiliği şeklinde birden çok sözleşmenin birlikte yapıldığı.

Taraflar arasındaki asıl sözleşmenin “Tacirler Arasındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi” olduğu, temel ilişkinin bu sözleşme olduğu, davanın niteliği itibariyle ticari işletme ile ilgili olduğu,

TBK 19. Maddesi gereğince ” bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında tarafların gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı” anlaşılmıştır.

İstinaf başvurusuna konu ilk derece mahkeme kararını inceleme görevinin dairemiz görevine giren işlerden sayılmadığı, İstanbul BAM “16” Hukuk Dairesinin ” Ticari nitelikteki alım satım sözleşmesinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararlar” şeklinde sayılan işlerden olduğundan bu daire tarafından bakılmak üzere HMK 352. maddesine göre dosyanın görevli daireye gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Makalemizde Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Avukatlık ve Danışmanlık sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

Sözleşmeden Doğan Sorumluluk Borçlar | Sıkça Sorulan Sorular

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – DAVACI VE DAVALI ARASINDAKİ SÖZLEŞMENİN TACİRLER ARASI HİZMET ALIM SÖZLEŞMESİ OLDUĞU.

GÖREVLİ MAHKEMENİN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLUŞU – DAVANIN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK GÖSTERİLEN DELİLLER TOPLANMADAN VE GÖSTERİLEN DELİLLER HİÇ DEĞERLENDİRİLMEDEN KARAR VERİLDİĞİ.

ÖZET: Davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin tacirler arası hizmet alım sözleşmesi olduğu, kira sözleşmesi veya ilişkisin bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu,

Görev hususunun resen nazara alınması gerekirken davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen deliller toplanmadan ve gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması sebebiyle, mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – SÖZLEŞMEDE FİYATI BELİRLİ ÜRÜNLERİN YERİNE DAVACI TARAFINDAN TESLİM EDİLEN VE DAVALI TARAFINDAN DA TESLİM ALINAN İADESİ YAPILMAYAN ÜRÜNLERİN SAPTANAN RAYİÇ FİYATININ SÖZLEŞME BEDELİYLE FARKLI OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ GEREĞİ.

ÖZET: Davacının istinaf talebini kabul eden Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken iş davacının sipariş ettiği sözleşmede fiyatı belirli ürünlerin yerine davacı tarafından teslim edilen ve davalı tarafından da teslim alınan iadesi yapılmayan ürünlerin rayiç fiyatı saptanıp eğer teslim edilen ürünlerin değeri sözleşme ile belirlenen ürün bedelinden daha az ise aradaki fark davalının zararı kabul edilip,

Davalının ilamsız takipteki itirazının bu zarar kadar haklı olduğu benimsenip sonucuna göre karar vermektir. Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu ürünlerin plastik gövdeli olmasının açık ayıp olduğu yönündeki değerlendirmesi yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri