Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası | Ankara Avukat

Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası

Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası

Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası, Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat Davası, Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat Davası Zamanaşımı, Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi.

Sözleşmeye aykırılık durumlarında talep edilen tazminat davası, sözleşme tarafları arasında karşılıklı verilen sözlere bağlı sorumlulukların yerine getirilmediği durumlarda oraya çıkan hukuki ihtilaf sonucu görülen tazminat davalarıdır.

Bu tür durumlarda borcunu ifa etmekle sorumlu olan kişinin borcunu yerine getirmemesi sonucu borca aykırılık olarak tanımlanan hâl ortaya çıkmaktadır.

Söz konusu hâllerde sözleşmenin taraflarından zarara uğrayan taraf, karşı taraftan mahkeme aracılığıyla borcunun tazminini talep etme hakkına sahiptir. Bu hakkını sözleşme ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası ile kullanabilir.

Sözleşmeye aykırılık tazminat davası konularında en sık karşılaşılan hukuki anlaşmazlıklar sonucu taraflardan zarara uğrayan davacı, yetkili mahkemeye manevi tazminat talebinde bulunarak tazminat davası açabilmektedir.

Sözleşmeye Aykırılık Durumunda Manevi Tazminat Davası

Bilindiği üzere manevi tazminat davaları, davacı olan tarafın kusurlu taraftan, davaya konu olan olayların kişilik haklarına zarar verdiği gerekçesiyle ödeme talep ettiği bir tür tazminat çeşididir. Sözleşmeye aykırılık durumlarında, yapılan sözleşmenin;

  • Karşı taraf açısından sözleşmenin ifa edilmemesi,
  • Sözleşmenin eksik olarak ifa edilmesi
  • Ya da sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi durumlarında ortaya çıkmaktadır.

Söz konusu şartların oluştuğu durumlarda sözleşmenin zarar gören tarafı manevi tazminat yoluyla kişilik haklarının zedelendiğini belirterek tazminat başvurusunda bulunabilir. Ancak sözleşmeye aykırılık yapıldığı gerekçe gösterilerek açılan manevi tazminat davalarının hukuki açıdan geçerliliğin olması için birtakım şartların önceden oluşmuş olması gerekmektedir.

Bu şartların oluşmadığı durumlarda sözleşmenin davacı tarafının yapmış ya da yapacak olduğu manevi tazminat talebi ilgili mahkeme tarafından reddedilir. Söz konusu sözleşmeye aykırılık durumlarında manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartlar arasında şunlar yer almaktadır:

  • Hukuki açıdan sözleşmeye aykırı görülen bir hareketten bahsedilebilmesi için öncelikle ilgili taraflar arasında imzalanmış ve geçerliliği bulunan bir sözleşmenin varlığı söz konusu olmalıdır.
  • Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye yine taraflar arasından davada borçlu olarak gösterilen tarafın sözleşmede beyan ettiği davranışlara aykırı hareket etmesi gerekliliği söz konusudur.
  • Sonuç olarak davacının manevi tazminat talebinin hukuki açıdan geçerli olabilmesi için sözleşmeyi ihlal eden tarafın alacaklının kişilik haklarına zarar verici hareketlerde bulunması veya söz konusu durumun oluşmasına zemin hazırlaması gerekmektedir.

Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası, Taraflar arasında, yapımını davalı tarafın üstlendiği inşaata davacı yüklenici tarafından Spreyman Sprey Poliüretan Köpük uygulaması yapılarak ısı yalıtımı işi nedeniyle eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmış olup, davacı yüklenicinin talebi iş bedelinin tahsili talebine yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, eser sözleşmesi kapsamında yüklenici işi, sözleşme, fen ve sanat kurallarına uygun olarak süresinde ve belirlenen amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür.

Yüklenici, tacir olmasa da tacir gibi hareketle işinin uzmanı olarak eseri ayıpsız ve eksiksiz olarak yapmak zorundadır.

Dosya kapsamından, sözleşmeye konu köpük uygulamasının Mebran zemine uygulanmasının uygun olmadığı bilirkişiler tarafından belirlenmiş olup, davacı yüklenicinin de bunu bilmesi ve yapılamayacağı hususunun da iş sahabini bilgilendirmesi gerekir.

Bu işlemin, iş sahibinin bilgisi dahilinde yapılmış olmasının da yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumluluğundan kurtarmaz.

Somut olayda, Mebran üzerine yapılan köpük uygulamasında yer yer incelmeler olduğu ve bunun da mebran zemine zarar verdiği anlaşılmış ise de yüklenicinin kalınlaştırma yaparak bu ayıpları gidermiş olduğu ancak Mebran üzerine yapılan bu ısı yalıtımı işleminin mevcut duruma mevcut haliyle de uygun olmadığının raporla belirlenmiş olmasına göre eserin tümden reddini gerektirecek bir ayıptan bahsedilemez ise de hakkaniyet gereği iş bedelinden bir miktar indirim yapılması gerekir.

Bu nedenle mahkemece, asıl davadaki iş bedeli talebine, bedelden indirim yapılmak suretiyle hükmedilmiş olmasında bir yanlışlık yoktur.

Karşı davaya konu talepler yönünden ise, dosya kapsamı ve bilirkişi raporları dikkate alındığında, yüklenicinin incelen yerleri kalınlaştırma yapmak suretiyle davlı iş sahibinin yapmış olduğu Mebranda meydana gelen zararları da gidermiş olduğu ve köpük üzerine davalı tarafça yapılan beton ve şap uygulamasının da ısı yalıtımıyla ilgisinin bulunmadığı, su yalıtımı için yapıldığının anlaşılmasına göre, mahkemece karşı dava yönünden de davanın reddine ilişkin kabulünün de usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası)

Yargıtay Kararı – Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası

AKDİN FESHİ TAZMİNAT VE ALACAK DAVASI – DAVACI KİRACININ SÖZLEŞMEYİ FESİH TARİHİNDEN İTİBAREN KİRA BEDELİNİ GERİ İSTEME HAKKI DOĞACAKTIR İBARESİ – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Dava konusu taşınmaz mesken olmasına rağmen işyerini kiralandığı, davalıya ait bulunan apartmanın iki dairesinde turizm seyahat acentesinin yer aldığı, dosya içinde bulunan evraka göre acentelerden bir tanesinin A grubu seyahat acentesi olduğu, diğer dairelerin de işyeri olarak kullanıldığı anlaşıldığından kiralanan yer nitelik olarak mesken olsa da işyeri şeklindekullanılma imkanı bulunmaktadır.

Bu sebeple Özel Dairece sözleşmenin ileriye yönelik olarak fesh edildiğini kabul edilmesi doğru ise de, bu kabul dikkate alınarak bozma kararının 2. bendinde yazılan “hal böyle olunca davacı kiracının sözleşmeyi fesih tarihinden itibaren kira bedelini geri isteme hakkı doğacaktır” ibaresinin eksik yazıldığı anlaşılmış,

Söz konusu cümlenin, “hal böyle olunca sözleşmenin feshi tarihinden itibaren davacı kiracı tarafından ödeme yapılmış ise bu ödemeleri geri isteme hakkı doğacaktır” şeklinde düzeltilmesi gerekmiştir. Direnme kararı bozulmalıdır.

TAZMİNAT VE KİRA ALACAĞI DAVASI – HASARIN HOR KULLANMADAN KAYNAKLANIP KAYNAKLANMADIĞININ TESPİTİ – BİLİRKİŞİDEN EK RAPOR ALINMASI – EKSİK VE YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORUNA DAYANILARAK HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZ OLUŞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Dava, kira alacağı, hor kullanma ve tamirat süresi kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak her bir hasar kalemi yönünden kiralananın kullanma amacı ve kiracının kiralananda bulunduğu süre de göz önünde bulundurularak hasarın hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilmeli,

Bu şekilde münhasır hor kullanmadan kaynaklanan hasarlar belirlendikten sonra bu hasara yönelik  tamir ve yenileme çalışmalarına ilişkin metraj ve harcanacak tutar zarar tarihi itibariyle belirlenmeli ve nihayet binanın yapılış tarihi ve kiralama süresine göre yenilenen parçalar yönünden yıpranma payları da düşülerek davalının sorumlu olduğu tutar denetime elverişli şekilde belirlenmelidir.

Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.

Makalemizde Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Boşanma Avukatı sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

TAZMİNAT DAVASI – TAŞIMA SÖZLEŞMESİ – TAŞIYICININ TESLİM ENGELİ İLE KARŞILAŞMASI HALİNDE SEÇİMLİK HAKLARI BULUNDUĞU – TAŞIYICININ DEPODA MEYDANA GELEN HASARDAN SORUMLU OLUP OLMADIĞININ BELİRLENMESİ GEREĞİ

Taraflar arasında görülen davada …. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2013/368-2015/779 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

ÖZET: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Taşıyıcı teslim yerine ulaşmakla birlikte alıcının bulunmaması, alıcının eşyayı teslim almaktan kaçınması veya kabulde gecikmesi, eşyayı teslim almak istemekle birlikte taşıma ücretini ödemek istememesi gibi bir teslim engeli ile karşılaşması halinde ya teslim engellerini gönderene bildirip ondan talimat almak ve talimata uygun davranmak, ya da doğrudan doğruya yükü boşaltmak, yük için tevdi mahalli tayin etmek ve yükü satma hakkını haizdir.

Taşıyıcı bu tercihlerden dilediğini kullanabilir. Taşıyıcının kullanabileceği tercihlerinden talimat alma veya malı boşaltma birbirlerinin ön şartı niteliğinde olmadığından taşıyıcı sınırlama olmadan dilediği imkanlardan faydalanabilir. Kısaca taşıyıcı boşaltma yetkisini talimat beklemeksizin kullanabilir. Taşıyıcı bu tercihlere uygun hareket ederse sorumluluğu son bulur. Somut olaya gelindiğinde yukarıda bahsedilen hususlar değerlendirilerek taşıyıcının depoda meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. (Sözleşmeye Aykırılık Tazminat Davası)

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri