Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Gayrimenkul Hukuku Davaları  > Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz

Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz

Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz

Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz, Türk Medeni Yasası gereği her bir kişinin ülke sınırları içinde bulunan topraklar üzerinde hak sahibi olması hususu belirli hukuki kurallara bağlanmıştır. Bu kurallar çerçevesinde kişileri ilgilendiren en temel konu kadastro olmaktadır.

Kadastro Ne Demektir?

Kadastro kişilerin hak sahibi olabileceği tüm arazilerin haritalar üzerinde kesin bir şekilde tayininin sağlanması ve tapu sicillerine tescil işlemlerinin yaptırılmasını kapsayan tüm uygulamalar ve işlemler olarak tanımlanabilir.

Kadastro uygulamaları sonucunda Türk Medeni Yasası ile amaçlanan husus her bir tapu sicilinin kaydını tutmak ve bu tapularla ilgili olarak verilerin kesin bir karşılık bulmasını sağlamak olmaktadır.

Özellikle ülkenin genel kadastro bilgisiyle hazırlanmış olan kadastral topografik haritasının oluşturulabilmesi adına kadastro uygulamaları ayrıca önemli olmaktadır.

Bunun yanı sıra yapılan işlemler hukuki kurallar çerçevesinde kayıt altına alınmış olduğu için kişilerin mal mülkiyetlerinin de devlet güvencesi altında korunması sağlanabilmektedir.

Kadastro Komisyonlarına İtiraz Edilebilir Mi?

Gerekli bilgilerin derlenmesi, araştırmaların ve incelemelerin yapılmasının ardından kadastro tutanakları düzenlenir.

Kadastro çalışmasını yürütmekte olan ekibin çalışmalarını tamamlamasından önceye kadar gelen sürede kişiler bu kararlara itiraz hakkını kullanabilmektedir.

İtiraz yapmak isteyen kişilerin 10 günlük süre içinde kadastro komisyonlarına durumu iletmesi gerekiyor.

Herhangi bir belge olmadan itirazların geçerlilik kazanması mümkün olmamaktadır. İlan süreleri içinde itirazda bulunmak isteyen kişiler dava açma haklarını da kullanabilirler.

Komisyon tarafından verilecek olan kararda ise bir aylık süre ortalama olarak belirlenmiştir. Komisyonun bu konuyla ilgili yükümlülüğü ise kadastro faaliyetlerinin sona ereceği zamana kadar araştırmalarına devam etmesi olmaktadır.

Komisyonun araştırmasının sonucunda önceden hazırlanmış olan tutanağın dışında yeniden bir tutanağın düzenlenmesine karar verilir.

Kadastroya Davalar Ne Şekilde Açılabilir?

Kadastroda dava açma yoluna gidecek olan kişilerin önünde üç farklı seçenek bulunmaktadır. bunlardan ilki kişilerin herhangi bir etkisi bulunmadan genel mahkemelerden aktarılma şeklinde iletilmiş davalar olmaktadır.

Bunun yanı sıra kadastro müdürlükleri aracılığı ile yetkisizlik gerekçesiyle gelen davalar da bulunmaktadır. Askı ilan sürelerine dahil açılan davalarda da kişilerin kadastro mahkemelerine başvuru yapması mümkün oluyor.

Genel Mahkemelerden Aktarılan Davaların Süreci

Bu tür davaların mutlaka kadastro tespitinin yapılmış olduğu gün itibarıyla derdest bir dava özelliği taşıyor olması gerekmektedir. Davanın mal mülkiyetleri ile ilgili davalar olması şartı da aranmaktadır.

Mahkeme tarafından res’en dikkate alınması söz konusu olan bu davalarda aynı zamanda kesinlik ve aktarma kararları da res’en verilmektedir. (Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz)

Aktarmayla Gelen Davaların Süreci

Yine aynı şekilde sürdürülen süreçte bu türdeki davalarda davaya konu olan taraflar değişiklik göstermektedir.

Bu kişiler kadastro tutanaklarının edinilmesinde gerekçe gösterilmiş olan hak sahibi iddiası bulunan kişiler olmaktadır. Ayrıca tutanak üzerindeki tespit bölümlerinde taşınmaz sahibi olarak eklenmiş kişiler de bu kapsamda değerlendiriliyorlar.

Askı İlan Süresinde Yapılan İtirazlar Sonrası Dava Süreci

Bu davalarda mutlaka 30 gün olarak belirlenmiş askı ilan süreci içinde davaların açılmış olması gerekmektedir.

Genel mahkemeler için ise bu süre 10 yıl olarak belirlenmiştir. Kişilerin bu süreler dışında dava açması durumunda davanın doğrudan reddedilmesi söz konusu olmaktadır. (Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz)

Tapu Kadastro Davaları Tespitine İtiraz | Sıkça Sorulan Sorular

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI - DAVA KONUSU PARSELDE DİĞER HİSSEDARLARIN AÇMIŞ OLDUĞU DAVA BULUNUP BULUNULMADIĞI ARAŞTIRILARAK VARSA TAZMİNAT DAVALARININ FİİLİ VE HUKUKİ BAĞLANTI NEDENİYLE BİRLEŞTİRİLMESİ HUSUSUNUN DÜŞÜNÜLMESİ GEREĞİ - ORMAN İDARESİ ALEYHİNE AÇILAN DAVA HUSUMET YÖNÜNDEN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ OLMAKLA KENDİSİNİ VEKİLLE TEMSİL ETTİREN İDARE LEHİNE VEKALET ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERLERİNE HÜKMEDİLMEMESİNİN USUL VE YASAYA AYKIRI OLDUĞU

ÖZET: Dava konusu parselde diğer hissedarların açmış olduğu dava bulunup bulunulmadığı araştırılarak varsa tazminat davalarının fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle birleştirilmesi hususu düşünülmelidir.

Ayrıca 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesinde Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmayacağı düzenlenmiş olup,

Eldeki dava tazminat davası olması nedeniyle orman idaresi aleyhine açılan dava husumet yönünden reddine karar verilmiş olmakla kendisini vekille temsil ettiren idare lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin yukarıdaki hususlara işaret eden istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden delillerin tamamının yukarıda vurgulanan ilkeler çerçevesinde toplanarak değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor