Atla

Taşınır Rehni Kanunu ve Getirdiği Yenilikler


Taşınır Rehni Kanunu ve Getirdiği Yenilikler

Taşınır Rehni Kanunu ve Getirdiği Yenilikler

Taşınır Rehni Kanunu ve Getirdiği Yenilikler Nelerdir?

Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununda yapılan değişiklikler; küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) dünya ekonomisindeki yerinin küreselleşme ile beraber her geçen gün öneminin artması, KOBİ’lerin ekonomik ve sosyal kalkınmanın önemli elemanları olmaları, KOBİ’lerin finansmana ulaşımının kolaylaştırılması, büyük şirketler karşısında rekabet güçlerinin arttırılması ve ülke ekonomisinin büyümesine katkı sağlaması amacıyla düzenlendiği ifade edilmiştir.

Taşınır rehni kanunu, şirketlerin finansmana ulaşımı kolaylaştırırken teminat olarak kullanabilecekleri alternatif olanakları düzenlemektedir. Şirketler tarafından temin edilmesi planlanan gelecekteki varlıklar ile taşınır mal varlıkların kazançları de rehin edilebilecek değerler arasında sayılmıştır.

Kanun ile beraber meydana getirilen Rehinli Taşınır Sicili ile taşınır rehinlerinin bilinirliği ve takip edilebilirliğini sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca rehnin paraya çevrilmesinde daha hızlı ve etkin bir araca döndürülmesi ön görülmüştür.

Taşınır rehni kanunun, yürürlüğe girmesiyle beraber daha önceki 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu da yürürlükten kalkacaktır.

Taşınır Rehni Kanun Amaç ve Kapsam Nelerdir?

Taşınır rehni kanunu, teslim edilmeyen taşınır mal varlıklarını rehin kapsamında teminat olarak kullanılabilmesini yaygınlaştırılmasını, bu rehne mevzu olan taşınırların içeriğini genişletilmesini, taşınır rehninde bilinirliği sağlanmasını ve rehnin paraya çevrilmesinde farklı alternatif olanaklar sunarak finansmana teminine ve ulaşılmasını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

Taşınır rehni kanunu, bir borca güvence olması amacıyla kurulan ve konusu kanunda sayılan taşınır mal varlıkları olan rehinli işlemlere uygulanacaktır.

Diğer taraftan, sermaye piyasası araçları ile türev piyasası araçlara ilgilli finansal sözleşmeleri konu edilen rehin sözleşmeleri ile mevduat rehnine uygulanma kapsamında olmayacaktır. Ayrıca tapu kütüğüne herhangi bir sebeple tescil edilen taşınır varlıklar da kanun kapsamında olmayacaktır.

Kanunda, rehin hakkı şöyle ifade edilmiştir;

Taşınır mal varlığın çeşidiniden, rehin verenin veya rehinli alacaklının halinden, rehinle güvence altına alınan borcun özelliğinden veya tarafların onu rehin hakkı olarak nitelendirmesinden bağımsız olarak; bir borcun ödenmesini veya ifa edilmesini garanti altına almak amacıyla,

Alacağın devrinde devralanın alacak hakkı da dâhil olmak üzere, taşınır mal varlık üzerinde zilyetliğin devrine gerekmeksizin tesis edilen sınırlı aynî haktır olarak tanımlanmıştır.

Taşınır rehni kanunu, rehinli taşınır siciline tescil edilecek varlıkların, rehin sözleşmesinin noter onaylı, resmi şekilde olmasını veya güvenli elektronik imza ile onaylanmış elektronik şekilde hazırlanmasını öngörmektedir.

Ayrıca taşınır rehin sözleşmesinin, kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, üretici örgütü, serbest meslek erbabı, çiftçi gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılabileceği gibi, tacir veya esnaflar arasında da yapılabileceğini ön görmektedir.

Mevcut durumda bir sebeple tapu kütüğüne tescil edilmiş olan taşınırlar varlıklar, sermaye piyasası araçları ile türev piyasası araçları ilgili finansal sözleşmeler ve mevduat rehni bu kanunun kapsamında değildir.

Taşınır Rehni Kanunun Getirdiği Yenilikler ve Düzenlemeler Nelerdir?

Taşınır rehin kanunun düzenlediği en büyük yenilik; teslimsiz taşınır rehninin, ticari işletme rehni biçimde külli bir rehin olarak kurulmasına ek olarak, taşınır mal varlıkları üzerinde kurulması olanak vermesidir.

Diğer bir ifadeyle, kanun kapsamında rehinli taşınır siciline tesciline kayıt olmak şartıyla taşınır mal varlıkları üzerinde teslimsiz rehin kurulabilmesine imkân sağlanmaktadır.
 

taşınmaz rehin hakları nelerdir

Taşınır rehni kanunu yürürlüğe girmesiyle beraber taşınır rehinlerinin bilinirliği ve takibinin sağlanması ve üçüncü kişilere karşı hukuki sonuç doğurabilmesi için, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından “Rehinli Taşınır Sicili” (“Sicil”) kurulacak olan, bu sicile tescil ettirilmesi şarttı.

Sicilde yapılacak tüm işlemler de elektronik sistem üzerinden online olarak yapılacaktır. Böylece sicil, bir şirketin veya ticaret erbabının rehin durumunun öğrenilebilmesi amacıyla üçüncü kişilere de bilgi alma olanağı tanıyacaktır. Başka bir sicile tescili mecburi olan taşınır rehinleriyle ilgili hükümler saklı tutulmuştur.

Kanunda belirtildiği üzere rehin hakkı, şu mal varlıklar üzerine kurulabilecektir; alacaklar, çok yıllık mahsül veren ağaçlar, tarımsal ürün, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar, kira gelirleri, kiracılık hakkı, fikri ve sınai mülkiyete konu olan haklar, sarf malzemesi, stoklar, hammadde, ticaret unvanı veya işletme adı, ticari işletme veya esnaf işletmesi, ticari plaka ve ticari hat, ticari proje; vagon, makine ve teçhizat, araç, ekipman, iş aleti ve benzeri gibi taşınır işletme tesisatı, başka bir sicile kaydı zorunlu olmayan ve idari izin belgesi özeliğinde olmayan her türlü lisans ve ruhsatlar üzerine taşınır rehni ön görmüştür.

Kanun ile şirketler için, mevcut ve gelecekteki mal varlıklarını da kapsayan özellikte, birçok taşınır mal varlığı üzerine rehin kurulması olanak getirilmiştir.

Ayrıca Kanun kapsamında işlem tesis edilen bir sözleşmeyle, üzerinde rehin kurulan bir taşınır varlık üzerinde ikinci bir rehin kurulması olanağı da sağlanmaktadır.

Bu nedenledir ki kanun, rehinli alacaklar arasında bir derece sistemi de getirmektedir. Rehnin sağladığı güvence, tescilde yazılan miktar ve derecesi ile sınırlı olmaktadır.

Aynı taşınır mal varlığı üzerinde derece düzenlenmesi durumda derece sırası temel alınır, derece sırası belirtilmeden birden fazla rehin işlemi yapılmış ise; öncelik, rehnin kurulma tarihine göre belirlenecektir.

Taşınır rehni kanunu, rehin sözleşmesi taraflarına, rehin hakkı kurulmasından önce rehne konu olan taşınır mal varlığının değerinin tespiti amacıyla değer tespiti (ekspertiz) yapılabilmesi olanak sunmaktadır.

Bu düzenleme ile birlikte, ekspertiz hizmeti veren gerçek ve tüzel kişi işletmelerde aranacak özelliklerin ne olacağının da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yönetmelikle belirlenecektir.

taşınmaz rehni nasıl kurulur

Taşınır Rehini Taraflarının Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Taşınır rehni kanunu, taşınır rehin sözleşmesinin taraflarına bazı hak ve yükümlülükler yüklemiştir. Buna göre taşınır varlığı elinde bulunduran, kullanılan, rehinli taşınırın değerini koruyacak gerekli tedbirleri almakla sorumludur.

Eğer rehinli varlığın değerini düşüren hareketlerde bulunursa, rehin alacaklısı mahkemeye başvurarak bu hareketlerin yasaklanmasını talep edebilecektir. Rehin alacaklısına, rehne konu taşınır mal varlığının denetleme olanağı tanınmıştır.

Rehin veren, rehin konusu taşınır mal varlığının değerinin azalması durumda, rehin alacaklısının uğrayacağı zararı karşılamakla sorumludur. Başka hak ve sorumluluklar da kanuna muhalif olmayacak biçimde rehin sözleşmesi ile kararlaştırılabilir.

Kanun kapsamında rehinle güvence altına alınan borcun zamanında ödenmemesi durumunda alacaklıya taşınır rehinin paraya çevrilmesinde üç farklı yol sunulmaktadır.

a) Birinci derece alacaklılar açısında icra müdürlüğüne başvurularak taşınır mal varlığının mülkiyetinin devri.
b) Rehinli alacağın varlık yönetim şirketine devri.
c) Zilyetliğin devrine konu olmayan taşınır varlıklarda kiralama ve lisans hakkının alacaklı tarafından kullanılması.
Rehinli alacak bu yöntemlerle tahsil edilemezse, genel hükümler çerçevesinde takip yapılabilecektir.

Kanun ayrıca çeşitli durumlarda rehin sözleşmesi taraflarına uygulanacak yaptırımlar öngörür. Rehin alacağının ödenmesi halinde, rehin alacaklısı; alacağın ödendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde sicile rehin kaydının silinmesi için başvurur.

Bu sorumluluğu yerine getirmeyen alacaklıya, rehin borcu miktarının onda biri oranında idari para cezası uygulanacaktır.

Rehin veren veya taşınır varlığı rehinli olarak devralan gerçek veya tüzel kişiler; rehinli taşınırı kanuna muhalif kullanır ise, borcu ödemediği halde rehinli taşınırın mülkiyetini devretmez ise, rehinli taşınıra alacaklıya zarar vermek amacıyla zarar veya yok ederse,

Rehinli taşınır mal varlığının devri ile alacağın devrini sicile tescil ettirmez ise, sicili aldatmaya yönelik hareketlerde bulunursa,

Alacağını tahsil edemeyen rehin alacaklısının şikâyeti üzerine, rehin borçlusuna, borç miktarının yarısına kadar idari para cezası verilecektir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacılar vekili, müvekkillerinden ... 'nın davalı ile kredi sözleşmesi imzaladığını, diğer davacıların da sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalı bankanın müvekkilleri hakkında aynı alacağa dayalı olarak ilamsız takip, 

taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte tüm alacağını aldığını.

Borcun sona ermesine rağmen taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte alacağa mahsuben 13.750,00-TL fazladan tahsilat yaptığını, bunun iadesinin gerektiğini, ayrıca haksız olarak devam edilen genel haciz yolu ile takipte taşınmaz satışının istendiğini belirterek ,

müvekkili ... yönünden icra dosyasında tahsil edilen 13.750,00-TL'nin 23/09/2012 ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faiizi ile birlikte iadesine, bu bedel üzerinden % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına,

müvekkilleri ... ve ... yönünden icra dosyası ile talep edilen 53.717,50-TL' den borçlu olmadıklarının tespitine, bu bedel üzerinden % 20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 

Mahkemece toplanan delillere ve eksper raporuna göre; davacı banka ile dava dışı... arasında, 04.08.2008 tarihli 70.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı,

dava dışı ...ile davacı banka arasında araç rehni sözleşmesi imzalandığı, bahse mevzu aracın 16.04.2009 tarihinde davalı ... tarafından devralındığı, dava ve takip tarihi itibariyle dava dışı ...'ın davalı bankaya rehnin teminatı kapsamında borcu bulunduğunun.

Dava dışı ...tarafından davacı bankaya rehnedilen aracı üzerindeki rehinle birlikte satın alan davalının dava dışı ...ın kredilerinin teminatı olarak bulunan araç dolayısıyla rehinli otomobil bedeliyle sınırlı olmak üzere borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 

İcra takip dosyasının incelenmesinde; Tasfiye Hâlinde ... Bankası ile genel kredi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçlu ve müşterek ve müteselsil kefiller aleyhine 08.05.2000 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiği, dosya kapsamında borçlu ...’e ödeme emri tebliğine rastlanmadığı.

Alacaklı vekilinin yenileme talebinde bulunurken “... vefaat ettiğinden yenileme emri ile dosya aslı arşivden çıktığında ... açısından takip kesinleşmemiş ise ödeme emrinin mirasçılarına tebliğe çıkarılmasını” şeklinde talepte bulunduğu,

borçlu ... mirasçısı ...’e örnek 49 (örnek 7) nolu ödeme emrinin ve yenileme emrinin .. tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...’in ....tarihinde borca ve takibe itiraz ettiği, icra memurluğunca ..... İİK’nun 62/1. maddesi gereğince borçlu ... yönünden takibin durdurulması yönünde işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirti edilen yasal tertip etmeler ışığında bakıldığında,takip desteği genel kredi sözleşmesinin tarihi öneme alındığında,borçlu doğrulusunda uygulanan itirazın satış dışında takip girdilerinin durdurmayacağının kabulü lazım olur.

Somut vakada, ihtiyati haciz talep eden banka ile esas borçlu ... arasında imzalanmış tespit edilen ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin müşterek borçlu ve müteselsil kefili yer aldığı kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları içersinde borçlulara adisyon kat ihtarı gönderilmiştir.

Bu haysiyetle, dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmesi ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefiller olan muterizler ... ve ...'in taşınmazlarının ipotek verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek,
İpoteğin esas borçlunun borcunun temini içersinde mi yoksa kefillerin kefaleti içersinde mi verildiğinin belirlenmesiile ipoteğin esas borçlunun borcunu teminen kuruluş edildiğinin anlaşılması durumunda,

Müteselsil kefiller ile ilgili ihtiyati haciz hükmü verilebileceği konusunazara alınmaksızın, noksan araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin rehinli taşınır siciline tescil edilmesiyle beraberkurulmaktadır. 

Bununla birlikte yasa açık bir ifadeyle rehin hakkının sicile tescil edilmesiyle üçüncü şahıslara başka adli netice doğuracağını da söylemektedir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak