Temlik Sözleşmesinin İptali Davası

Temlik Sözleşmesinin İptali Davası – Bağış Yolu İle Yapılan Temlik

Sözleşmenin ana konusu olan bağışlama yolu ile temlik konusunu anlatmadan önce ana kavramlar üzerinden bir çerçeve çizmek daha makul olacaktır. Bu makalede ana kelimeler temlik ve bağıştır.

Bağışlama sözleşmesini ele almadan önce kısa ve öz olarak temlik kelimesinin anlamını ve hukuki boyutunu ele almak gerekir:

Türk Borçlar Kanunun 183. Maddesinde alacağın devri olarak ele alınan ve hüküm biçilen temlik bir mal varlığının ister taşınır bir mal ister taşınmaz bir mal isterse bir hak bütün hak ve borçları ile birlikte ona sahip olan kişiden diğer kişiye karşılıklı veya karşılıksız ilgili kanundaki hükmüne uygun şekilde geçirilmesine, malikinin ya da hak sahibinin değişmesine denir.  Bizim kanunumuzda devir alacağın devri olarak ele alınmıştır ve alacağın devri yazılı bir sözleşme ile gerçekleşir.

Bağışlama Türk Borçlar Kanununda bir sözleşme olarak yer alır ve kanun koyucu bağışlama sözleşmesini oldukça ayrıntılı ele almıştır. Bağışlama sözleşmesi kanun hükmünde şu şekilde tanımlanır:

Türk Borçlar Kanunu madde 285: Bağışlama Sözleşmesi Nedir

Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlar arası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.

Henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek veya bir mirası reddetmek, bağışlama değildir.

Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz.

Kanunumuza baktığımızda bağışlama sözleşmesi de aslında bir malvarlığının bir başka kişiye ivazsız yani karşılıksız olarak devredilmesine denir.

Türk Borçlar Kanununda en önemli husus sözleşmelerdir. Kanun oyucu her e kadar sözleşme özgürlüğüne ve tarafların iradesinin özgürce hareket etmesine dayansa d a bazı hususlarda tarafları bu sözleşmeyi yaparken biraz daha düşünmeleri gerektiğini ifade etmek için ve bazı durumlarda tarafları da birbirlerine karşı korumak için sözleşmelere birtakım kurallar getirirler. En önemli kurallardan ve en temel kurallardan biri de tarafların ehliyet durumudur. Diğer önemli durumda sözleşmenin geçerlilik şartı içerip içermemesidir. Örneğin bir taşınır mal satın alınırken ya da satarken herhangi bir geçerlilik şartı bulunmazken bir taşınmazın satılması için tapu müdürlüğünde işlem yapılması gerekir. Yani resmi geçerlilik şartı hüküm sürer.

Bağışlama sözleşmesine baktığımızda kanun koyucu tarafların ehliyeti hakkında şunları ifade etmiştir:

Bağışlayan taraf için madde 286’da şu hususlar dile getirilmiştir:

Fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere, bağışlama yapabilir.

Fiil ehliyetine sahip olmak demek tam ehliyetli olmak anlamına gelmektedir. Yani kişinin hem ayırt etme gücüne sahip olması hem de bir reşit olması gerekir bağışlama yapabilmesi için.

Bağışlanan taraf içinse 287. Madde de şunlar dile getirilmiştir:

Fiil ehliyeti bulunmayan kişi ayırt etme gücüne sahipse, bağışlamayı kabul edebilir. Ancak, bağışlananın yasal temsilcisi bu kişinin bağışlamayı kabulünü yasaklar veya bağışlanılan şeyin geri verilmesini emrederse, bağışlama ortadan kalkar.

Bağışlanan da ise fiil ehliyeti aranmaksızın kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Her ne kadar bağışlama sözleşmesi ivazsız yani karşılıksız bir sözleşme olsa da burada bir sözleşme vardır ve bir tarafın icap da bulunurken diğer tarafın icabı kabul etmesi gerekir. Bağışlayan kişinin ben bu malı sana bağışlıyorum sen de kalsın demesi ile bağışlama sözleşmesi gerçekleşmez eğer bağışlanan, bağışlanan malı kabul etmiyorsa.

Tarafların ehliyetleri dışında yukarıda izah da bulunduğumuz bir durumda geçerlilik şartının mevcut olup olmamasıydı. Alacağın temlikine baktığımızda yazılı şekilde yapılması gerekir. Bağışlama sözleşmesinde ise bağışlanacak olan malvarlığının ya da hakkın, alacağın türü önemlidir. Örneğin bir taşınmaz bağışlanacağı zaman malikin sadece tapuyu ifade eden kâğıdı gidip bağışlanana vermesi geçerli bir bağışlama sözleşmesi meydana getirmez. Taşınmazların devrinin gerçekleşebilmesi için kanun koyucu tapu müdürlüğünde resmi yazılı şekil şartını öngörmüştür. Ya da bağışlayan bağışı alacak kişiye markasını bağışlayacaksa marka tescil müdürlüğünde bunu tescil ettirmesi gerekecektir. Bu nedenle bir bağış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için malvarlığının türü ve kanun koyucunun bu malvarlığının devri yapılacağı zaman bir şekil şartı koşmuş mu koşmamış mı buna bakmak gerekir.

Geçerli bir şekilde yapılan bağışlama sözleşmesinin geri alınması ya da iptali mümkün müdür? Kanun koyucu sözleşme özgürlüğüne önem vermiştir. Bu nedenle sözleşmede bireyler kendi kararları ile sözleşmeden dönmeyi ya da sözleşmenin iptaline sebep olabilecek durumları kararlaştırabilirler. Kanun koyucu bağışlama sözleşmesinin iptali için ve bağışlayanın malı geri alabilmesi için kanunda ayrı hükümler koyarak bağışlayan tarafı koruma altına almıştır. Kanun hükümleri şu şekildedir:

Kanun koyucu 286. Maddenin 2. Fıkrasında eğer bağışlayan bir savurganlığa düşmüşse ve kısıtlanmışsa bağışlama sözleşmesi iptal edilir mahkemece demektedir. Lafzını yorumladığımız kanun hükmü şu şekildedir:

Bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonucunda bağışlayanın, savurganlığı yüzünden kısıtlanmasına karar verilirse, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir.

Kanun koyucu bu fıkrada kısıtlanmış bağışlayanın savurganlığı nedeni ile zarara uğramasının önünü kesmektedir.

Kanun koyucu Türk Borçlar Kanunun 295 ve 297. maddelerinde bağışlayanın malını geri alabilmesini ya da ifaden kaçınmasının haklı sebeplere dayanabileceğini ifade etmektedir. Kanun hükümleri şu şekildedir:

Türk Borçlar Kanunu 295. Madde:

Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:

  1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
  2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.
  3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.

Türk Borçlar Kanunu 297. Madde:

Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.

Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler.

Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler.

Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilirler.

  1. ve 297. Maddeleri birlikte değerlendirdiğimizde kanun koyucu bağışlayanın bağışladığı malı hangi süre zarfı içinde hangi sebeplere dayanarak aldığını ifade etmektedir.

Taşınmaz hibesi için gerekli olan belgeler nelerdir?

  • Bağışlanacak taşınmaza ait tapu senedi yoksa ada parsel numarasını gösterir belge veya malikin sözlü beyanı
  • Bağışlayanın ve bağışlanın veya temsilcilerinin fotoğraflı nüfus cüzdanı
  • Taraflardan biri veya ikisinin temsili söz konusu ise temsile ilişkin belge
  • Bağışlayanın bir bağışlananın iki adet fotoğrafı

Türk Dil Kurumunun Sözlüğüne batığımızda hibe ile bağış aynı anlamda kullanılmaktadır. Taşınmaz hibesi de tapu müdürlüğünde ivazsız olarak bağışlayan tarafından bağışlanana herhangi bir bedel talep edilmeksizin taşınmazını devretmesidir.

Yargıtay Kararı – Temlik Sözleşmesinin İptali Davası

Temlik Sözleşmesinin İptali Davası konusu ile ilgili yargıtay kararı eklenecektir.

Temlik Sözleşmesinin İptali Davası – Dava Dilekçesi Örneği

…… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DAVACI                                 :

TC KİMLİK NUMARASI  : 

ADRES                                 :

VEKİLİ                                : Av. İlkay UYAR KABA

ADRES                                 :  

DAVALI                               :

ADRESİ                                :

 KONU                                   : Bağışlama yolu ile yapılan temlik işleminin iptali istemidir.

AÇIKLAMALAR               :

 1-) Müvekkilimiz, ……bulunmamaktadır.

2-) Müvekkilimiz,………sağlanacaktır.

3-) Müvekkilimiz, …………………………. müvekkilimize ihtar etmiştir.

4-) …/ …/ … tarihinde  temlik işleminin iptali istemi ile mahkemenize başvurulması zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER      : 6098 S. K. m. 285, 288, 290, 291, 292, 297, 616

HUKUKİ DELİLLER        :

1-)Tapu kayıtları,

2-)….. Noterliği’nin …/ …/ … tarihli ve … yevmiye numaralı bağışlama sözleşmesi,

3-)… Noterliği’nin …/ …/ … tarihli ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi

SONUÇ VE İSTEM                        : Yukarıda açıkladığımız n……………………….. yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, vekaleten talep ederim. …/ …/

EKLER                                  :

1-)Tapu ………………..

2-… Noterliği’nin …/ …/ … tarihli ve … yevmiye ……………………..

3-)… Noterliği’nin …/ …/ … tarihli ve … yevmiye ………………

4-)Bir adet onaylı vekaletname örneği 

Davacı Vekili      Av. İlkay UYAR KABA