Tenfiz Şartları

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler

Tenfiz Şartları

Tenfiz Şartları

Tenfiz şartları

TENFİZ DAVASI ŞARTLARI NELERDİR?

*Tenfiz davasında yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir.

 *Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

*İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

*Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

*O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.

YARGITAY KARARI: TENFİZ DAVASI

TENFİZ İSTEMİ – YABANCI MAHKEMEDE GÖRÜLEN DAVADA DAVA DİLEKÇESİYLE KARARIN USULÜNE UYGUN DAVALIYA TEBLİĞ EDİLİP EDİLMEDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI – DAVANIN TESPİT DAVASI MAHİYETİNDE KABUL EDİLMESİ NEDENİYLE MAKTU HARÇ VE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine dair olup, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece dava dilekçesinin ve yabancı mahkeme kararının davalıya Lahey sözleşmesine uygun olarak tebliğ edilip edilmediği incelenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece yabancı mahkemede görülen davada dava dilekçesiyle kararın usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilip edilmediği araştırılıp, buna dair tebligat belgeleri dosya içine getirtilip oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

0 Yorum

Yorum Bırak