Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Açılır Görülür?

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Ceza Hukuku  > Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Açılır Görülür?

Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Açılır Görülür?

Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Açılır Görülür?

Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Açılır Görülür

Trafik kazaları günümüzde sıklıkla karşılaştığımız ve bireyin canına mal olabilecek kadar kötü sonuçlara yol açan olaylardandır.

Trafik kazalarının birbirinden farklı birçok sebebi olmakla beraber en büyük sebebi bütün araştırmalarda da görüldüğü üzere insandır. İnsan trafik kazalarının en büyük nedeni olmakla beraber bunu alt başlıklara ayırdığımızda insanın gerçekleştirmiş olduğu onlarca kusurlu davranış trafik kazalarının nedenleri arasında yer almaktadır.

Bu kusurlu davranışlara örnekler verdiğimizde alkollü araç kullanmak, hız sınırını şehir içi ya da şehirlerarası yollarda aşmak, trafik kurallarına riayet etmemek, kırmızı ışıkta geçmek ve buna benzer birçok kusurlu davranış sayılabilmektedir.

Trafik kazaları sadece tazminat hukuku olarak özel hukuk davaları arasında yer almamaktadır. Can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı için ve içerisinde insanların kusurlu davranışlarının yer alması dolayısı ile kamuyu tehlike altına da soktuğu için kamu hukukunu da ilgilendirmektedir.

Bu nedenle yaralanan kişi ya da ölen kişinin yakınları herhangi bir dava açmasalar dahi kamu hukukuna da sirayet etmesinden dolayı Trafik kazası ceza davaları resen açılmaktadır.

Trafik Kazasından sorumlu tutulan kişi bilinçli ya da bilinçsiz taksirden adam yaralama ya da öldürme suçu altında sorumlu tutulmaktadır.

Trafik kazlarında meydana gelen olay sonucu kişi çoğu zaman kasten değil taksirden sorumlu tutulmaktadır. Fakat somut olayın özelliklerine göre de sonuç değişebilmektedir.

Trafik kazasının sonuçlarına göre Trafik kazası ceza davaları görülmektedir. Öncelikle davanın oluşunda sorumlu kolluk kuvveti aracılığı ile c.savcılığı araştırma ve inceleme yapmaktadır.

Trafik kazasında olayın oluşu, olayda kusur gibi etmenler alınacak cezanın derecesini belirlemektedir. C.Savcısı ölümlü kazalarda Ağır Ceza Mahkemesine,  asliye ve sulh ceza mahkemelerinde görülmektedir.

Trafik kazasının ölümle sonuçlanması durumunda, C.savcısı olayın durumuna göre il etapda tutuklama için nöbetçi mahkemelerden tutuklamayı talep edebilir.

Trafik kazası sonucu ilk tutuklamalarda sanığın 7 gün içinde itiraz hakkı bulunmaktadır.

Trafik kazası eğer ölüme sebep olduysa hukuki süreç nasıl işleyecektir?

Trafik Kazasının meydana geldiği yere yakın olan ve o bölgeden sorumlu olan kolluk kuvvetleri kazanın olduğu yere intikal edecekler ve böylece polis soruşturması başlayacaktır.

Trafik Kaza tutanağı polis soruşturması kapsamında tutulan önemli tutanaklardan biridir. Bunun nedeni ise asıl kusurun kimde olacağını belirlemek ve kazanın nasıl meydana geldiği hususunda bilgiler edinmek asıl amaçtır kaza tutanağının tutulmasında.

Polis soruşturması kapsamında yapılan bir diğer inceleme de kazaya karışan araçların ya da aracın tespiti ve incelenmesidir. Burada aracın plaka numarası, aracın hızının tespiti ve sigorta poliçesi gibi durumların tespitinde önemlidir.

Polis soruşturmasında en önemli iki kaynak görgü tanıklarının ifadesi ve mobese kameralarında kaza anının kayıtlarıdır.

Polis soruşturmasının tamamlanmasından sonra kazanın mağduru dava açmasa dahi kamu hukukunu ilgilendirdiğinden dolayı soruşturma kapsamı Cumhuriyet Savcılığına intikal edecektir. Soruşturma tamamlandıktan sonra savcılığa dosya yollanır.

Burada kişi davanın tarafı olmak istemese bile dava kamu hukukunu ilgilendirdiğinden dolayı devam edecektir. Fakat trafik kazalarında önerilen kişinin uğradığı zararların azmin edilmesi ve adaletin yerini bulması için davayı gerek Trafik kazası avukat aracılığı ile gerekse kendisinin takip etmesidir. Genelde yıpratıcı olan bu süreçte kişi hakkını korumak için bütün imkânlarını kullanmaktan çekinmemelidir.

Yol durumu, alkol tespiti gibi birçok konuda bilgi edinmeli kaza anında meydana gelen ve kazaya neden olan ve davalı tarafın aleyhine kendisinin lehine olan bütün delilleri toplamak için ya da mahkemenin toplaması için elinden geleni yapmalıdır.

Mahkemeden bir şey isteyeceği takdirde ya da delil, belge sunacağı takdirde bunu her zaman dilekçe ile gerçekleştirmelidir.

Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Görülür?

Ölüm meydana gelen kazalarda ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Hukuk sistemimiz derecelidir yani önce davalar yerel mahkemede görülür daha sonra istinaf mahkemelerine dava intikal eder eğer taraflar davanın kesinleşmesini istemezler ve yanlış bir karar verildiğini ifade ederler ise ve daha sonra en son olarak dava duruma göre yüksek mahkemeye intikal etmektedir.

Hukuk sistemi içerisinde bulunan hukuk denetim mekanizmalarına göre yüksek mahkemeler ayrılmaktadır. Adli hukukta yüksek mahkeme Yargıtay, İdare Hukukunda yüksek mahkeme Danıştay’dır.

Ceza hukuku adli hukuk kapsamı içerisinde değerlendirilmektedir ve bu nedenle yüksek mahkemesi Yargıtay’dır. Trafik kazalarında taraflar yerel mahkeme de yani ilk derece mahkemesinde verilen karardan hoşnut değillerse bu sefer kararın kesinleşmesine izin vermeyerek üst derece mahkemesine davanın intikal etmesini sağlarlar.

Trafik Kazası Ceza Davalarında Örnek Yargılama Ve Kararlar

Örnek bir yargı kararında,  ceza davası sürecinde karara etki eden konun kusur raporun belirleyici olduğu ve netleşmesi sonucu cezası belirlenmektedir.

Sigorta şirketinin sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetine itirazı üzerine, itiraz hakem heyetince; olayla ilgili olarak görülen ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği,

Tahkim yargılaması sırasında alınan 17/06/2016 günlü kusur raporunda da bu belirlemenin esasen teyit edilmesine rağmen 17/06/2016 günlü raporu düzenleyen bilirkişiden alınan ek rapordaki dosyaya ve oluşa uygun bulunmayan kusur belirlenmesi esas alınmasıyla verilen uyuşmazlık hakem heyeti kararında isabet bulunmadığı görüşünden hareketle itirazın kabulüne, uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına ve başvuranın talebinin reddine karar verilmiştir.

Yine örnek bir davada,  Davalı adına kayıtlı …. plakalı aracın, davacı şirket nezdinde ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sözkonusu aracın 14/01/2011 tarihinde, park halinde bulunan …. plakalı araca çarptığı, ….plakalı aracın da, çarpmanın etkisi ile kayarak kendisinin önünde bulunan …. plakalı araca çarpması neticesinde trafikkazası meydana geldiği,

Davacı sigorta şirketi tarafından, davacıya ait aracın çarpması ile diğer araçlarda meydana gelen hasar tazminatı ödendikten sonra, araç sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz olduğu iddiası ile, sigortalı davalıya karşı ödenen tazminatın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine, iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davalı tarafça, kaza sırasında aracı, davalının kullanmadığı, aracı davacının oğlunun kullandığı, bu hususta delilleri toplanmadan bilirkişi raporu alındığı, kaza tutanağının  2.sulh Ceza Mahkemesinin 2011/77 D.İş. sayılı kararı ile iptal edildiği savunulmuş ise de;

İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, mobese kamerası bulunmadığından, istenilen görüntülere ulaşılamadığının bildirildiği, … …od. A.Ş. tarafından, delil olarak bildirilen kayıtların CD ortamında gönderildiği, bilirkişi raporunda, dosya ve içerisindeki tüm belgelerin incelendiğinin belirtildiği görülmektedir.

Kaza tespit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli olup, 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/77 D.İş. K. sayılı kararı ile, kaza tespit tutanağı değil, trafik ceza tutanağının iptal edildiği, dolayısıyla, mahkemece, karar verebilmek için gerekli olan davacı delilleri toplanmış olup, kaza sırasında aracı davalının kullanmadığı ispat edilememiştir. Kaldı ki bu husus ispatlansa dahi, davacı sigortacı tarafından,

Trafik sigortası poliçesi ve davalının araç maliki/ sigortalı olması nedeniyle dava açılmış olup, kaza sırasında aracı kullananın davalı dışında başka birisi olduğu ispatlansa dahi, sürücünün alkollü olması ve şartlarının oluşması halinde, sigortacı davacı, davalıya yine rücu edebilecektir.

Alkollü araç kullanılması halinde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın, meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir ve zararın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK’nun 1409. maddesi hükmü uyarınca sigortacıya aittir.

Trafik Kazası Ceza Davası Yargıtay’da Nasıl Görülür?

Yargıtay dava konusunun içerisine girmemekle beraber yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olup olmadığını denetlemektedir. Bu nedenle ya bozma kararı ya da onama kararı vermektedir.

Eğer Yargıtay onama kararı verirse yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olduğunu ifade eder ve dava kararının kesinleşmesini ve davalıya verilen cezanın uygulanması yönünde herhangi bir sorun olmadığını ifade der.

Eğer bozma kararı verirse bu durumda da ilk derece mahkemesinin verdiği kararın hukuka uygun olmadığını ifade eder ve kararın değiştirilmesi yönünde karar veriri. Yerel mahkeme eğer kararında ısrar ederse bu durumda Yargıtay ceza dairesinde görülen dava Yargıtay ceza genel kuruluna intikal eder.

Bu durumda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun vermiş olduğu karar kesindir. Genel kurul ya yerel mahkemenin ısrar kararını haklı bularak yerel mahkemenin kararını onar ya da Yargıtay Ceza Dairesinin hukuka uygunluk denetimindeki bozma kararının haklı olduğunu düşünerek yerel mahkemenin kararı bozması gerektiğini ifade eder.

Bu durumda ilk derece mahkemesi kararı bozmakla mükelleftir ve davaya yeniden bakar. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gitmeden Yargıtay Ceza Dairesinin verdiği bozma kararına ilk derece mahkemesi uyarsa davaya yeniden bakar.

Trafik Kazası Ceza Davası Nasıl Açılır Görülür? | Sıkça Sorulan Sorular

TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN TRAFİK KAZASI NEDENİYLE DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI İSTEMİNE İLİŞKİN OLDUĞU - SOMUT OLAYA CEZA ZAMANAŞIMININ UYGULANMASININ ENGEL OLMADIĞI - ZAMANAŞIMININ GERÇEKLEŞMEDİĞİ

ÖZET: Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, TCK 85. madde kapsamında taksirle öldürme suçunun varlığı sabit olduğundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/2. maddesi uyarınca ceza zamanaşımının uygulanması gerekmektedir.

Kazaya neden olan kişi hakkında ölümü nedeniyle bir ceza davasının açılmamış olması, yukarıda açıklanan ilkelere göre ceza zamanaşımının uygulanmasına engel değildir.

Buna göre davacının desteğinin tam kusuru ile neden olduğu ve kendisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda TCK’nın 85/2. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçuyla ilgili ceza davasının TCK’nın 66/1-d maddesi uyarınca on beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden on beş yıl geçmeden açılmış olması karşısında,

Somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır. O halde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMA SUÇU - TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA VE GEREKSE DE İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU TRAFİK İHTİSAS DAİRESİNİN RAPORUNDA SANIĞIN KUSURLU OLDUĞUNUN BELİRTİLDİĞİ - ÖLÜ MUAYENE VE OTOPSİ TUTANAĞI İÇERİĞİNDEN ANLAŞILAN ÖLÜM SEBEBİNE GÖRE SANIĞIN KUSURLU HAREKETİ İLE MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASI EYLEMİ İLE ÖLÜM NETİCESİ ARASINDA İLLİYET BAĞININ OLUŞTUĞUNUN ANLAŞILDIĞI

ÖZET: Gerek … tarihli bilirkişi raporunda ve gerekse de İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporunda sanığın kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya içinde bulunan ölü muayene ve otopsi tutanağı içeriğinden anlaşılan ölüm sebebine göre sanığın kusurlu hareketi ile meydana gelen trafik kazası eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağının oluştuğunun anlaşıldığı,

Dolayısıyla sanığın üzerine atılı olan taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu işlediği anlaşılmasına rağmen, hukuka aykırı gerekçeyle yasaya aykırı olarak sanığın beraatine karar verilmiş olmasından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor