Vasiyetin Yerine Getirilmesi Davası

Vasiyetname Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bireyin yaşadığı süre üzerinde kendi malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisi oldukça geniştir. Birey ölümünden sonra da kanun koyucunun kanunlarda öngördüğü kişiler dışında ölen kişi malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisinde bulunmak isteyebilir. Kanun koyucu da ölüme bağlı olarak kanuna uygun şekilde tasarruf yapabilmesinin önünü açmıştır. Bu makalede ölüme bağlı olara gerçekleştirilen tasarrufların hangi şekillerde yapılabileceğini yani miras sözleşmesi ile vasiyetname kavramından vasiyetnameyi inceleyeceğiz.

Vasiyetname Nedir?

Vasiyetname ölüme bağlı mal varlığı üzerinde gerçekleştirilecek olan tasarrufların geçerli olabilmesi için yapılan işlemlerden biridir. Kanun koyucu Türk Medeni Kanununda 3 şekilde düzenlenmiştir. Yani vasiyetname tek bir tür değil 3 türdür.

Tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşir. Kanuna uygun şekillerde gerçekleştirilmiş vasiyetnamenin geçerli olması için vasiyetnameyi hazırlayan bireyin iradesi yeterlidir. Vasiyetnamede ölüme bağlı tasarruf gerçekleştirilen kişinin iradesine ihtiyaç yoktur. Vasiyetnamenin tek taraflı bir irade beyanı ile gerçekleştirilmesi bireyin vasiyetnamesi üzerinde ölene kadar değişiklik yapmasına ya da yok etmesine olanak sağlamaktadır.

Vasiyetnamenin kanuna uygun hallerde gerçekleştirildiği takdirde geçerli olacağını ifade ettik. Ayrıca bir kanun hükmü olduğundan dolayı bir vasiyetnamenin geçerli olması için kanuna, ahlaka ve adaba aykırılık teşkil de etmemesi gerekir.

Vasiyetname Türleri Nelerdir?

Yukarıda kanun koyucunun vasiyetname hususunda tek bir kural getirmediğini 3 farklı türde vasiyetnameyi kabul ettiğini ifade etmiştik. Bu vasiyetname türleri şunlardır:

  • Resmi vasiyetname
  • El yazılı vasiyetname
  • Sözlü vasiyetname

Bu 3 vasiyetname türünden resmi vasiyetname ile el yazılı vasiyetname olağan vasiyetname türlerinden iken sözlü vasiyetname istisnai bir vasiyetnamedir. Kanun koyucu bu vasiyetnameleri hüküm altına alırken özellik ile resmi vasiyetname üzerinde fazlası ile durarak Türk Medeni Kanunun 532. Maddesi ile 537 maddeleri arasında resmi vasiyetnameyi düzenlemiş, 538. Maddesinde el yazılı vasiyetnameyi hüküm altına almış ve 539. Madde ile 541. Maddeler arasında da istisnai vasiyetname türü olan sözlü vasiyetnameyi düzenlemiştir.

Her bir vasiyetname türünü inceleyerek kanun hükümlerine bakalım:

Resmi Vasiyetname Hakkında

Düzenlenmesi Madde 532 –

Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.

Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.

Memurun işlevi Madde 533 –

Miras bırakan, arzularını resmî memura bildirir.

Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için miras bırakana verir. Vasiyetname, miras bırakan tarafından okunup imzalanır.

Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar.

 Tanıkların katılması Madde 534 –

Vasiyetnameye tarih ve imza konulduktan hemen sonra miras bırakan, vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder.

Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve miras bırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.

Miras bırakan tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın düzenleme  Madde 535-

miras bırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine miras bırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder.

Bu durumda tanıklar, hem miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından miras bırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

Düzenlemeye katılma yasağı Madde 536-

Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.

Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.

Vasiyetnamenin saklanması Madde 537-

Resmî vasiyetnameyi düzenleyen memur, vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür.

Kanun koyucu yukarıda da izah ettiğimiz üzere resmi vasiyetnameyi oldukça geniş bir şekilde hüküm altına alarak her şeyi ortaya koymuştur. Biz de şimdi bu kanun hükmünü yorumlayalım:

Kanun koyucu resmi vasiyetname ile ilgili olan ilk madde de yani 532. Madde de resmi vasiyetnamenin kimler tarafından düzenleneceğine ve bu resmi vasiyetnameyi düzenleyen kişiye ne deneceğini ifade etmiştir. Resmi vasiyetnameyi düzenleyecek olan kişiler resmi memur olmak üzere noterler, sulh hakimleri veya kanun ile kendisine resmi vasiyetname düzenleme yetkisi verilen kişilerdir. Kanun resmi vasiyetnamenin nasıl düzenleneceğine ilişkin de açıklamalar da bulunarak resmi vasiyetname 2 tanık karşısında resmi memur denilen kişi tarafından miras bırakanın arzularını yazarak oluşturulur. Daha sonra miras bırakan kişi ilettiği arzularını yazan memurun yazdıklarını tanıklar önünde okur. Tanıklar bu vasiyetnamenin tanığı oldukları konusunda ehil olduklarını yazarak vasiyetnameyi imzalarlar. Ayrıca mira bırakan ile resmi memur da vasiyetnameyi imzalar. Resmi vasiyetnameyi saklamak ile yükümlü olan vasiyetnameyi düzenleyen resmi memurdur.

Yazılı Vasiyetname Hakkında

El yazılı vasiyetname Madde 538-

 El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek  başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.

El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.

Türk Medeni Kanunu açıkça izah etmiştir.

İstisnai Vasiyetname Olan Sözlü Vasiyetname Hakkında

Son arzuları anlatma Madde 539-

miras bırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.  Bunun için miras bırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.

Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.

Belgeleme Madde 540-

miras bırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve miras bırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler.

Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek miras bırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler. Sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; Ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse, sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.

Hükümden düşme Madde 541-

Miras bırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.

Kanunun lafzını yorumlarsak;

Kanun koyucu sözlü vasiyetnamenin her koşulda yapılmayacağını belirli bazı koşulları yazarak ve bu koşulları olağanüstü hal kavramı altında sınırlandırarak ifade etmiştir. bu koşullar bireyin ölüm tehlikesi ile karşılaştığı olağanüstü hallerdir. Ayrıca sözlü vasiyetnamenin gerçekleştirilebilmesi için daha doğrusu geçerlilik kazanabilmesi için kanun koyucu bunların belgelendirilmesi gerektiğini ve en az 2 tanık tarafından duyulmuş olması gerektiğini kanunda ifade eder. Bu vasiyetnamenin istisnai olmasının sebebi de az önce izah etmiş olduğumuz üzere olağanüstü hallerde yazıya geçirilmeden 2 tanığa aktarılmasındandır.

Vasiyetnameyi Kimler Hazırlayabilir?

Türk Medeni Kanunun 502. Maddesinde vasiyetnamenin hazırlanabilmesi için ve geçerlilik kazanabilmesi için vasiyetnameyi hazırlayacak kişinin sahip olması gereken nitelikler beyan edilmiştir. bu nitelikler şunlardır:

  • Ayırt etme gücüne yani temyiz kudretine sahip olmalıdır.
  • 15 yaşını bitirmiş olmalıdır.

Kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan haklardan biri olan vasiyetname vasi, kanuni temsilci gibi kişiler tarafından hazırlanamamaktadır. Bireyin bizzat kendisi hazırlaması gerekir.

Vasiyetnameden Dönme

Yukarıda da izah ettiğimiz üzere bireyin ölüme bağlı tasarruf haklarından biri olan ve tek taraflı irade beyanına dayanan vasiyetname ölüme kadar vasiyetnameyi hazırlayan birey tarafından yok edilebilir ya da dönülebilir. Kanun koyucu da vasiyetnameden dönme hususunu kanunda düzenlemiştir.

Kanun hükümleri şu şekildedir:

Yeni vasiyetname  ile Madde 542-

miras bırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir.

Vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından dönülebilir.

Yok etme ile Madde 543-

miras bırakan, yok etmek suretiyle de vasiyetnameden dönebilir. Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hükümsüz kalır.

Tazminat isteme hakkı saklıdır.

Sonraki tasarruflar Madde 544-

Miras bırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki vasiyetname onun yerini alır.

Belirli mal bırakma vasiyeti de, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, miras bırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.

Vasiyetnamede Mükkellefiyet ve Şart Bulunması

Öncelikle burada mükellefiyet ve şart kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir. Mükellefiyet vasiyetnamede miras bırakanın mirasçısından yapmasını istedikleri ile yapmamasını istediklerini ileten son arzularıdır. Şart ise henüz gerçekleşmemiş ve gerçekleşeceği tarih de duruma göre belli olmayan olaylar bütünüdür. Örnek vermek gerekirse ölümümden itibaren cenazemde helva yerine baklava dağıtılsın arzusu mükellefiyet durumuna girerken,  üniversiteyi bitirdiğin takdirde gibi durumlarda şart olarak kabul edilmektedir.

Vasiyet edilen ile vasiyet eden arasında bir iç ilişki olan mükellefiyet ve şart durumu tapu tescilindeki memur tarafından dikkate alınmaz, bu durumu dikkate alan kişi vasiyetnameyi açan hakimdir. Bazı durumlarda şart ya da mükellefiyet gerçekleştirilmemiş olsa dahi hakim vasiyetnamenin gerçekleştirilmesine öngörerek tapuya tescilin yapılmasına karar verebilir.

Bu hususlardan farklı olarak değinilmesi gereken en önemli konulardan biri de miras bırakanın ölümüne bağlı olarak gerçekleştirmiş olduğu bu vasiyetnamede yasal mirasçıların kanunda koyulan saklı paylarına halel gelecek şekilde  vasiyetnamesini düzenlemesidir. Bu durumda neler gerçekleşecektir?

Tasarruf Edilebilen Kısım Aşıldığında Ortaya Çıkacak Durumlar

Yukarıda da izah ettiğimiz üzere kanun koyucu ilgili hükümlerde yasal mirasçıların saklı pay haklarını koruyarak hak kaybına uğramalarını engellemektedir. miras bırakan bazı durumlarda kendisine tasarruf etmesi için verilen sınırı isteyerek ya da istemeden aşabilmektedir. Bu durumda da ne tapu tescilinin ne de tapu tenfiz memurunun yapabileceği bir husus vardır. Yasal mirasçılar hak kaybına uğradıklarını öğrendikleri an dava açarak hak kaybının gerçekleşmesinin önüne geçebileceklerdir.

Tenfiz Memuru Kimdir, Görevleri Nelerdir?

Kanun koyucu vasiyetnamenin yerine getirilmesi için atanan memurun kim olduğunu, hangi görev ve yetkilere sahip olduğunu, görevinin ne zaman sona erdiğini açıkça kanun hükümlerinde ifade etmiştir. kanun hükümlerini ifade etmemiz yeterli olacaktır.

Atanma ve ehliyet Madde 550-

miras bırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir.

Vasiyeti yerine getirme görevlisinin, göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

Vasiyeti yerine getirme görevlisine sulh hâkimi tarafından bu görevi bildirilir; bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde kabul edilmediği sulh hâkimine bildirilmezse, görev kabul edilmiş sayılır.

Vasiyeti yerine getirme görevlisi hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir.

Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi Madde 551-

Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmış olması hâlinde, tasarruftan veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça bunlar görevi birlikte yürütürler. Bunlardan biri görevi kabul etmez veya edemez ya da herhangi bir sebeple görevi sona ererse, miras bırakanın tasarrufundan aksi anlaşılmadıkça diğerleri göreve devam eder. Birden çok  vasiyeti yerine getirme görevlisi birlikte hareket etmek üzere atanmış olsa bile acele hâllerde her biri gerekli işlemleri yapabilir.

Görev ve yetkileri Madde 552-

miras bırakan, tasarrufunda aksini öngörmüş veya sınırlı bir görev vermiş olmadıkça vasiyeti yerine getirme görevlisi, miras bırakanın son arzularının yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir. Vasiyeti yerine getirme görevlisi, özellikle;

  1. Göreve başladıktan sonra gecikmeksizin terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenler. Liste düzenlenirken olanak varsa mirasçılar hazır bulundurulur.
  2. Terekeyi yönetir ve yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin kendisine devrini ister.
  3. Tereke alacaklarını tahsil eder, borçlarını öder.
  4. Vasiyetleri yerine getirir.
  5. Terekenin paylaşılması için plân hazırlar.
  6. Tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil eder. Mirasçılar tarafından açılmış davalardan görevi ile ilgili olanlara müdahil olarak katılabilir.
  7. Açtığı veya aleyhine açılan davalar ile yapılan takipleri mirasçılara bildirir.

Tereke malları üzerinde tasarruf  Madde 553-

miras bırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dahil malların, vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından devri veya bunlar üzerinde sınırlı aynî haklar kurulması, sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır.

Hâkim, olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinledikten sonra karar verir.

Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur.

Görevin sona ermesi  Madde 554-

Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevi, ölümü veya atanmasını geçersiz kılan bir sebebin varlığı hâlinde kendiliğinden sona erer. Vasiyeti yerine getirme görevlisi sulh hâkimine yapacağı bir beyanla görevinden ayrılabilir. Görev uygunsuz bir zamanda bırakılamaz.

Denetlenmesi Madde 555-

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevinin yerine getirilmesinde sulh hâkiminin denetimine tâbidir. Hâkim, şikâyet üzerine veya re’sen gereken önlemleri alır. Vasiyeti yerine getirme görevlisinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı veya ağır ihmali tespit edilirse, sulh hâkimi tarafından görevine son verilir. Bu karara karşı tebliğinden başlayarak on beş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

 Sorumluluğu Madde 556-

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevini yerine getirirken özen göstermekle yükümlüdür; ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur.

Belirli Mal Bırakma Vasiyeti Nedir?

Mirasçı belirli mal bırakma vasiyetinde ne yasal mirasçısına ne de atadığı mirasçıya mal bırakır. Burada herhangi bir kişiye yani mirasçı olarak belirlenmeyen bir kişiye mal bırakır. Bunu ifade eden vasiyetnamelere de belirli mal bırakma vasiyetnamesi denir. Ve Türk Medeni Kanunun 517. Maddesinin 1. Fıkrasında hüküm altına alınarak tanımlanmıştır.

Vasiyetname yapılacak olan şey bir kişi olmalıdır. Yani Türk Medeni Kanununda hüküm altına alınarak tabir edilen şekildeki kişiye mal bırakabilir. Hayvanına canlı veya cansız herhangi bir varlığa belirli mal bırakma vasiyeti uygulanamamaktadır.

Belirli mal bırakma vasiyetinde mirasçı sadece bir kişiye değil birden fazla kişiye mal bırakabilir. Bu durumda paylarını belli etmesi gerekir. Eğer paylar vasiyetnamede ifade edilmemişse kanun koyucu payların eşit olacağını ifade eder.

Belirli mal bırakma vasiyetinin geçerli olabilmesi için 2 şeyin tam anlamı ile belirlenebilir olması gerekir. Bunlar:

  1. Mal bıraktığı kişi ya da kişiler tam anlamı ile kim oldukları belirli olması gerekir.
  2. Bırakılan malın tam anlamı ile eşya hukukundaki parsel, ada, pafta gibi tabirler ile belirlenmesi gerekir. miras bırakan bu kadar ayrıntı bir şekilde belirtilmemiş olsa da araştırmalar sonucunda bu şekilde belirlenebilecek bir mal olması gerekir.

Ölüme bağlı tasarruf olan bu vasiyetnamede de bireyin ölmesi ile birlikte sona eren örneğin intifa hakkı gibi haklar vasiyetname ile bir kişiye verilemez. Böyle bir durum olursa vasiyetname geçersiz yok sayılır.

Vasiyetname Nasıl Tenfiz Edilir

Noterlerde vasiyetname düzenlendikten sonra noterler bu vasiyetnameyi kişinin nüfus kütüğüne şer ettirirler, yetkili ve grevli sulh hakimi vasiyetnameden haberdar olduktan sonra tebligat ile ulaşabildiği mirasçılara tebligat ile ulaşamadıklarına ilan yolu ile vasiyetnamenin ne zaman açılacağını bildirir. Mirasçıların vasiyetnamenin açılacağı tarihe itiraz etme hakları bulunmaktadır. belirtilen günde vasiyetname açılır ve vasiyetnamenin okunduğu ve  hangi mirasçı isterse kendisine mirasçılık belgesinin verildiğine karar verir.

Veraset ilamı dene bu mirasçılık belgesi yasal ve atanmış mirasçılara miras bırakanın mirasındaki paylarını gösteren ve murisin mirasçısı olduğunu kanıtlayan bir hukuki belgedir. Yasal mirasçılar bu belgeyi isterken kanun hükmüne dayandıkları için herhangi bir ispat ve delile ihtiyaç duymazlarken atanmış mirasçıların bu durumu yani mirasçı olduklarını hakime, ya da notere yani mirasçılık belgesini veren yere kanıtlamaları gerekir. Bu durumda mirasçılık sözleşmesi ile ya da vasiyetname ile kanıtlanabilecek bir husustur.

Yukarıda bir de mirasçı olarak atanmayan ya da yasal mirasçı olmayan bireye miras bırakan tarafından  vasiyetnamede belirli bir al bırakılacağından bahsetmiştik. Bu kişi ya da kişilere herhangi veraset ilamı verilmez. Bu kişiler murisin mirasçısı konumunda olmadıkları için veraset ilamının verilmesi pek mantıklı olmayacaktır. Bu nedenle bu kişiler kendisine bırakılan malın kendi adlarına tescil edilmesini tenfiz memurundan ya da mirasçılardan isteyebileceklerdir.

Vasiyetnamede Olabilecek Durumlar

Bazı durumlarda vasiyetnamede karışıklık çıkıp bireyin kendi taşınmazı değil bir başkasının taşınmazı üzerinde hüküm vermesi ya da taşınmazın belli olmaması gibi hususlar  ortaya çıkabilmektedir. Bu hususları listeleyip aralarından bazılarını açıklayalım:

  • Mülkiyet dışındaki ayni hakların vasiyet edilmiş olması
  • Vasiyet edilen belli malın iştirak halinde olması
  • Vasiyetnamede vasiyet edilen malın tam tarif edilmemesi
  • Vasiyetin infazının ifrazı gerektirmesi
  • Taraflar arasında protokol bulunması
  • Vasiyet edilen taşınmaz malın ipotekli olması
  • Tescili mümkün olmayan  uygulanamayan vasiyetnameler

 Vasiyetnamede Vasiyet Edilen Malın Tam Tarif Edilmemesi

 Belirli mal vasiyetinde malın belirli olması gerekir demiştik yukarıda. Ama vasiyetnameyi yazan kişilerin tapu ve taşınmaz hususunda bilgileri çoğu zaman olmamaktadır. Bu nedenle bizim eşya hukukunda ifade ettiğimiz gibi pafta, parsel ve ada şeklindeki gibi tam konum veremeyebilirler. Bu durumda vasiyetnamenin açılmasından sonra tescil aşamasından önce malın, taşınmazın yerinin kesinleşmesi gerekmektedir. Hakim bu durumda gerekli kurumlar ile iş birliği halinde taşınmazın yerini bulacaktır.

Tescili Mümkün Olmayan  Uygulanamayan Vasiyetnameler

Mahkemenin tenfiz kararından sonra tapu kütüğünün elinde olmayan sebeplerden dolayı bazı durumlarda tescilin gerçekleşmesi mümkün olamamaktadır. Bu durumda da ilgili beyanlar kısmına taşınmazın vasiyetname ili ilgili olduğu hususu düşünülmelidir. Bu da ret kararı karşılaşılırsa konu dava konusu olabilir.