Vasiyetnamenin Tanınması Ve Tenfizi

Modern hukuk sistemi dahilinde kişinin yaşamı dahilinde edinmiş olduğu menkul ve gayrimenkul mallarının dağıtımı ve hak sahiplerine ilişkin yönlendirmelerinin yetkisinin de yine kendisinde olması vasiyetname aracılığı ile sağlanmaktadır. Bu noktada miras bırakan kişinin vefatı veya gaipliğine karar alınması durumunda açılan Medeni Kanunu’nun 517.maddesi dahilindeki mirasın yasa kapsamında ya da ölüme bağlı hukuksal işlem sonucu miras hukuku kapsamına alınanlara güvenli şekilde geçişinin tamamlanabilmesi amacı ile bazı koruma hedefli önlemlere başvuru gerçekleştirilmesi gerekliliği bulunur.

Bu önlemler arasında kanun kapsamı dahilinde bulunan ve belirli hallerde başvurulmakta olunan terekenin yazımı ve mühürlenmesi, resmi idaresi ve vasiyetnamenin açılması gibi yasal dışında, yetkili sulh yargıcı tarafından karar hakkına bağlanarak, gerekli ve zorunlu görülmesi, alınan diğer tedbirler belirtilebilir.

Vasiyetnamenin Hukuksal Niteliği

Vasiyetnamenin, hukuki bir kavram şeklinde söz konusu maddeler ile belirtilir. Miras bırakan kişinin, malvarlığı üzerinde tek taraflı şekilde gerçekleştirmiş olduğu ve ölümüne dek geri almak hakkına sahip olduğu biçimi ile bir ölüme odaklı işlem türü olduğu belirlenir. Bunun yanı sıra geniş açıdan ölüme odaklı hukuksal işlemler arasında yer alan vasiyetname, miras sözleşmesinden farklı şekilde kişiye bağlı olma, her zaman geri alımın mümkün olduğu ve tek taraflı olma açından miras bırakan kişinin mutlak şekilde iradesi altında kalmaktadır.

Bunun yanı sıra maddi konusu mirastan feragati, vefata dek bakmanın ya da tenfizi bağışlayan kişinin vefatına odaklı bağışlamaların haricinde kalan tasarrufların oluşturulması da en önemli ayrım teşkil eden niteliklerden birisi olarak değerlendirilir.

Vasiyetname Türleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu tarafından diğer hukuk düzenleri içerisinde de bulunduğu şekilde vasiyetnamenin, sağlar arası hukuksal işlemler ile miras sözleşmesine göre daha fazla kesinlik ve netlik yapısı ortaya çıkartıyor olması ve miras bırakan kişinin vasiyet etme özgürlüğünün koruma altına alınması hedefi ile şekle odaklı ve merasim uygulanan bir süreç belirtilmektedir. Söz konusu düzenlemenin yapısal gerekliliklerinin hem fayda sağladığı hem de zarar teşkil ettiği yönünde farklı görüşler hukuk dünyasında öne çıkmaktadır.

Vasiyetçi ile miras bırakan arasındaki iradenin vefatından önce ciddi ve titiz bir şekilde belirlenmesi ve ilerleyen süreç içerisinde mirasçıların vasiyet alacakları ile üçüncü şahısların arasında tereke üzerinde odaklanacak olası miras hukuku anlaşmazlıklarının daha net biçimde çözümüne yol teşkil edecektir. Bu sebep ile vasiyetname türlerinin bu kapsam zorunluluğuna bağlı olacak şekilde iki tanesi normal, bir tanesi normal dışı şekilde olacak biçimde 3 tür vasiyetname gerçekleştirme imkanı bulunmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 478.maddesi çerçevesinde vasiyetname biçimleri;

*Resmi vasiyetname

*Miras bırakanın el yazısı ile vasiyetname

*Sözlü vasiyetname şeklinde belirtilmektedir. Resmi ve el yazısı ile vasiyetname biçimlerinden bir tanesine vasiyetçi ila miras bırakan her durumda kanunda belirtilmiş olan biçimsel şartlar içerisinde yapma olanağına sahip olurken, sözlü vasiyetnameyi sadece istisnai  hallerde ve özellikle diğer 2 vasiyetname türüne başvuru gerçekleştirilebilmesinin mümkün olmadığı durumlarda gerçekleştirilebilmektedir.

Vasiyetnamenin Tanınması Ve Tenfizi yargıtay kararları aşağıda bilgi amaçlı yer verilmiştir. Ayrıca Konuyla bağlantılı olan Vasiyet Nasıl Hazırlanır konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

Yargıtay Kararı – Vasiyetnamenin Tanınması Ve Tenfizi

1.T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2011/17869 Karar: 2011/20270 Karar Tarihi: 12.12.2011

TANIMA VE TENFİZ DAVASI – NÜFUSA KAYITLI BULUNAN YERİN YASAL İKAMETGAH OLDUĞU – DAVADA BELİRTİLEN YER MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞU GÖZETİLEREK MAHKEMECE YETKİSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Dosya kapsamından murisin yerleşim yerinin Frankfurt/Almanya olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, dosyada mevcut nüfus kaydına göre miras bırakan İstanbul nüfusuna kayıtlıdır. Nüfus Yasasının 4 üncü maddesi gereği nüfusa kayıtlı bulunan yer yasal ikametgahtır. O halde davada belirtilen bu yer mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekir.

2. T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2001/12602 Karar: 2001/13913 Karar Tarihi: 15.10.2001

YABANCI MAHKEMEDEN VERİLMİŞ VERASET BELGESİ İLE VASİYETNAMENİN AÇILMASINA İLİŞKİN KARARIN TANINMASI VE TENFİZİNE KARAR VERİLMESİ İSTEMİ – EKSİK HASIMLA HÜKÜM KURULMAMASI GEREĞİ

ÖZET: Tenfiz ve tanıma istekleri evrak üzerinde incelenemez. Husumetin mirasçılara ve lehine vasiyet yapılan kişilere yöneltilmesi, bunlarında gösterdikleri takdirde delillerinin toplanması gerekir. Eksik hasımla yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir. Kabule göre de; yabancı mahkemelerden alınan veraset kararları kesin hüküm özelliğini taşımadığından tanınmasına ve tenfizine karar verilemez. (2675 S. K. m. 37/a)

Bir sonraki makale olan Vasiyetin İptali Davası konulu makaleyi okuyabilirsiniz. Diğer makaleler için Ankara avukat sayfasını ziyaret edebilirsiniz.