Vergi Hukuku Avukatları Avukatı Ankara

Vergi Hukuku Avukatı NeYapr

Vergilerin artık bir kamu geliri olarak görülmesinin ardından vergilerin hem tanımlanması he de toplanması çok daha kompleks bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle içinde yaşadığı değişimler ve gelişmeler sonrasında hukukun en dinamik yapıya sahip olan noktası vergiler oluyor. Bu nedenle çok fazla karışıklık yaşanmakta ve hem vergiler üzerinde yükümlü olan hemen hemen herkesin hem de bu konularda uzmanlaşmaya çalışan avukatların sürekli olarak yeni bilgilerle yüklenmesi ve kendilerini geliştirmesi gerekmektedir. Vergi hukuku olarak adlandırılan hukuk dalında da vergiler üzerinde yapılan değişimlere bağlı olarak yeni kanunların ya da kararların nasıl uygulanacağı konusunda bazı belirlemeler yapılabiliyor. Özellikle vergi idareleri ile uyuşmazlık içine giren kişilerin bu tür sorunları ortadan kaldırabilmek için mutlaka bir avukattan yardım alarak sorunların çözülmesini talep etmeleri gerekmektedir. Çok fazla teknik detay barındırdığı için vergi hukukunda desteği alınan avukatlar mali müşavirlerle iletişimi içinde kalarak sorunların en kısa sürede çözülmesini sağlamaktadırlar.

Vergi hukuku alanında; Vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada “uzlaşma” yoluyla çözümü, Vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada “cezalarda indirim” yoluyla çözümü, Vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada “düzeltme” yoluyla çözümü, Vergi uyuşmalıklarının yargı aşamasında dava yoluyla çözümü, Vergi suç ve cezaları, Özelge başvuruları,Vergi İnceleme Raporları ve vergi/ceza ihbarnameleri hakkında hukuki danışmanlık, Vergi Dairelerince tesis edilen idari işlemler ve para cezaları konularında diğer vergi hukuku uyuşmazlıklarında  avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.

Vergi Hukuku – Vergi Cezasının İptali Davası

Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır,

Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatını almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.  Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir.

Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır. Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun vergi hatalarına ait hükümleri saklıdır.

Danıştay ve Vergi Mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, iddia ve savunmanın gerekli kıldığı hallerde, mahkeme vergi davasına konu olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanları ile, mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali müşaviri veya muhasebecisini de dinler. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur .

Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. İşlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir.Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.

VERGİ DAİRESİ UZLAŞMA

Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da yanılmadan kaynaklandığının veya vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir.

Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.

VERGİ MAHKEMESİ YARGILAMANIN YENİLENMESİ

Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir:

  1.  Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
  2. Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
  3. Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
  4. Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
  5. Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
  6. Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
  7. Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
  8. Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,
  9. Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
Vergi Hukuku Avukatları Avukatı Ankara

Vergi Hukuku Avukatları Avukatı Ankara

Avukat