Yargıtay Hastalığını Gizleyen Eşin Evliliğini İptal Etti | Ankara Avukat

Yargıtay Hastalığını Gizleyen Eşin Evliliğini İptali Etti

evliliğin iptali ve sonuçları

Yargıtay Hastalığını Gizleyen Eşin Evliliğini İptali Etti.Evlilik Kurumunda Hastalıkların Gizlenmesi Hakkında Yargıtay’dan Emsal Niteliğinde Karar!

Evlilik kurumu bilindiği üzere bir ömür boyu beraber yürünecek olan bir yolu temsil etmektedir. Nitekim beraber nikah masasına oturan çiftler; hastalıkta, sağlıkta, iyi günde ve kötü günde birlikte olmak adına söz vererek imza atmaktalar. Ancak evlilik kurumunda çiftler arasında şeffaflığın olması da önemli ve dikkat edilmesi gereken bir husustur.

Zira nikah masasına oturmadan çiftlerin birbirlerinden sakladığı gerçekler, daha sonra evlenmenin iptali davalarına ve nispi butlan davalarına neden olmaktadır. Bu konuyla ilgili olarak son dönemde alınmış Yargıtay kararları, evlilik düşünen çiftleri yakından ilgilendiren emsal niteliğinde hükümler içermektedir.

Evlenmenin iptali, boşanma, ziynet ve takı parası alacağı hakkında açılan davada yerel mahkemenin vermiş olduğu karar, tarafların vekilleri aracılığıyla temyiz edilerek konu Yüksek Mahkemeye taşınmıştır.

Bu konuyla ilgili olarak Yargıtay’ın imza atmış olduğu hüküm ise hem bu şekilde evlilik yaşayanları hem de evlenecek olan çiftleri yakından ilgilendirmektedir.

Yerel Mahkemenin Evliliğini İptali Davasında ki Kararı

Davacı ve aynı zamanda davalı konumunda olan erkeğin dava dilekçesinde belirttiği üzere; evlendiği eşinin şizofreni hastası olduğunu bu sebeple hem kendisini hem de altsoyunun sağlığı açısından ağır tehlike oluşturan bu hastalığın, kendisinden gizlenerek evliliğin gerçekleştirildiğini sabittir.

Bu gelişmenin neticesinde kendisinin aldatılmış olduğunu beyan eden davacı – davalı erkek, Türk Medeni Kanunu’nun 150. maddesinde yer alan hükümler gereği nispi butlan sebebi ile evliliğinin iptal edilmesi yönünde talepte bulunmuştur.

Bunun neticesinde de hem davalı hem de davacı konumunda olan kadınla yapmış olduğu evliliğin, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuki sebebini gerekçe göstererek boşanma talebiyle yetkili Aile Mahkemesi’ne yasal başvuruda bulunmuştur.

Yerel mahkeme tarafından tarafların evliliklerinin mutlak butlan sebebi ile iptaline karar verilmiştir. Mutlak butlan sebebi ile açılmış bir dava bulunmadığı halde talepten farklı olarak Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hükümler uyarınca evliliğin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığına hükmedilmiştir. Mahkemenin almış olduğu bu kararın davalı ve davacı taraflarca temyiz edilmemiş olmasına rağmen yasaya açık aykırılık söz konusu olduğu için hükmün bozulabileceği gündeme gelmiştir.

Dolayısıyla yetkili mahkemeden davacı – davalı erkeğin talepleri doğrultusunda, mahkemeye sunulan delillerin nispi butlan sebebi ile evliliğin iptali açısından değerlendirilerek sonuç kararı verilmesi, davalı – davacı kadın tarafından açılan boşanma davası yönünde de süre kaybı yaşanacağı göz önünde bulundurularak boşanma davasının tefrik edilmesi yönünde karar verilmiştir.

Bununla birlikte yerel mahkeme tarafından davalı – davacı kadının boşanma davası tefrik edilmiş ev erkeğin nispi butlan sebebiyle evliliğin iptali davasının reddine hükmedilmiştir.

“Şizofreni Hastası Olduğu Halde Bu Hastalığı Gizlemiş”

Mahkeme tarafından yapılan yargılamada ve toplanan deliller göz önünde bulundurulduğunda davaya konu olan davalı kadının şizofreni hastalığı olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte kadının şizofreni hastası olduğu halde bu hastalığını eşi olan davacıdan gizleyerek evliliği gerçekleştirdiğine dikkat çekilmiştir.

Davacı erkek tarafından evlenmenin gerçekleştirilmesinden bir süre sonra, kadının bu hastalığının aktif olduğu bir dönemde fark edildiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 150 maddesinin 2. fıkrası uyarınca aldatma sebebiyle evliliğin iptalinin gerçekleştirilebilmesi için, davalı kadında mevcut olan şizofreni hastalığının, davacı erkeğin veya alt soyunun sağlığı için ağır tehlike teşkil edecek derecede olması zorunlu görülmektedir.

Yargıtay’dan Şizofreni Hastalığını Gizleyen Kadın Hakkında Emsal Karar!

Mahkeme tarafından toplatılan deliller arasında, davalı kadının sahip olduğu hastalığın 8 yıllık bir mazisinin olduğu görülmektedir. Nitekim geçmişte zaman zaman yatarak tedavi edilmeye çalışıldığı ve evlilik tarihi itibarıyla davalı kadının bu hastalığının devam ettiği sabittir.

Şizofreni hastalığının doğası gereği evliliğe engel teşkil ettiği, kendisi dahil olmak üzere çevresindekileri de hayati bakımdan tehlike altına tuttuğu görülmektedir.

Öte yandan davalı kadın hakkında hukuken vasi tayini gerektiğinin de altı çizilmiştir. Dolayısıyla davalı kadının sağlık raporu göz önünde bulundurulduğunda kadının mevcut durumda sahip olduğu şizofreni hastalığının, erkek ya da kadın da ileride olması muhtemel altsoyu açısından ağır bir tehlike arz edebileceği ispatlanmıştır.

Bu durumda da yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın iş bu sebeplerden dolayı bozulması gerekmiştir. Temyiz harcının da istek halinde yatırana geri verilmesine hükmedilmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri