Avukat Özkan Karaaslan

Avukat Özkan Karaaslan

İLK-AY Hukuk Bürosuna Katılmadan önce 1996-2008 yılları arasında bir Özel Bankanın Hukuk Müşavirliği yanısıra birçok Holding bünyesinde şirket hukuku konularında aktif görevlerde bulunmuştur.


Avukat Özkan KARAASLAN İcra Hukuku ve Şirket alacakları konusunda İLK-AY HUKUK bürosu olarak avukatlığını yaptığımız  ANKARA ’nın ve ülkemizin önde gelen kurumsal firmaların  avukatlığını ve hukuksal danışmanlığını yapmaktadır.

Avukat Özkan KARAASLAN Hukuk Büromuzda Yoğun olarak, İş Hukuku Davaları olan, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, İş kazası tazminat davası, hizmet tespit davası, işe iade davası, işçi alacakları davalarına yoğunlaşmıştır.

Avukat Özkan Karaaslan'ın yoğun olarak takip ettiği İş hukuku ve tazminat konularında, Hukuk Genel Kurulu Kararlarında bir çok konuda içtihat oluşturmuş dava kararları bulunmaktadır.

1994 yılındaAnkara Barosu'na kaydolan Avukat Özkan KARAASLAN İngilizce bilmektedir.

Avukat Özkan Karaaslan İş hukuku alanı içerisinde görülen davalar olan Kıdem Tazminat , İhbar Tazminatı, İş Kazası Ceza ve Tazminat Davaları, Fazla Mesai Alacak Davaları, İş sözleşmesinin Fesih Sebepleri, İşe İade Davaları ile yoğun olarak ilgilenmiştir.

Avukat Özkan Karaaslan, 2006 yılından beri İş Mahkemelerinde görülen İş hukuku İşçi Alacakları, Kıdem Tazminatları, Fazla Mesai Alacakları, Kötü Niyet Tazminatları, İşe İade Davaları, İş Kazası Tazminat Davaları ile ilgili bir çok dava takibi yapmış sonuçlanan dava kararlarında farklı ve örnek içtihatlar oluşturmuştur.

Ayrıca İş hukuku alanında Avukat İlkay UYAR KABA ile birlikte İşçi Alacakları ve Davaları ile İş Hukuku kararlarında etkili olan Örnek Birlirkişi Raporlarınında olduğu kitap çalışmaları yapmaktadır.

  • Noterlik Belgesi - 1997
  • Ankara Barosu İşçilik Alacakları Hesap Bilirkişiliği Sertifikası
  • Başkent Aktuerya Hesap Bilirkişiliği Eğitimi Sertifikası,
  • Ankara Barosu Adli Yardım Semineri Katılım Sertifikası,
  • Ankara Barosu Cmk Eğitim Semineri Katılım Sertifikası,
  • Türkiye Barolar Birliği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Eğitim Semineri Katılım Sertifikası

Görüşler

Sorular

İşverenin İş kanununa göre fesih hakkı olduğu gibi, işçi de iş sözleşmesini haklı olduğu durumlarda fes etme hakkı bulunmaktadır. İşverenin İş Sözleşmesini Haklı Fesih Konusunda Örnek Yargı Kararı Davacının davalı şirketin genel müdürlüğünde taze gıda uzmanı olarak görev yaptığı, görevi gereği seyahatlere çıkarak davalı şirket müşterileri ile görüşmeler yaptığı, müşteriler için yaptığı yiyecek- içecek ödemelerini davalı şirkete gider olarak bildirdiği, aynı zamanda davacı işçinin günlük 75,00 TL.lik yemek hakkı olduğu tespit edilmiştir. Etik araştırma raporu, yemek fişleri ve diğer belgelerden davacının günlük 75,00 TL.lik yemek hakkı olmasına rağmen, müşterileri için yapmadığı harcamaları onlar için yapmış gibi fiş düzenlettirdiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışları sadakat borcunun açık ihlali olup, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranıştır. Doğruluk ve bağlılığa uyamayan, güveni kötüye kullanan ve sadakat borcunu ihlal eden davacının iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.

İşçinin İşe iade talebi değişen iş kanundaki ilgili maddeler gereği iş mahkemesine dava açmadan önce adliyelerde bulunan arabuluculuk merkezine başvuru yaparak ilk önce arabulucu desteği ile çözüme kavuşturulması gerekmektedir. İşe iade talebi arabulucuda bir hafta içerisinde yada en geç 1 ay içerisinde işverenin kabulü ile olumlu karşılanabilir. İkinci bir durum ise en geç bir aylık sürede işe iade talebini Red eder ve uzlaşma olmaz. Diğer bir durum ise işe iade talebini kabul eder, ama işe çalışmak için davet etmeyerek tazminat miktarı ödenerek sonuçlandırabilir. İşçi eğer arabulucu başvurusu olumsuz sonuçlanmış ise iş mahkemesine almış olduğu toplantı tutanağı ile birlikte iki hafta içinde davayı açması gerekmektedir.

iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren iş göremez durumda kaldığı sürece ödenir. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelirde iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerdeki maddi zararı bu dönemde % 100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüne göre yapılmalıdır. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip ... sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatli dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır. Somut olayda, davacıya Kurum tarafından kaza tarihinden 03.10.2012 tarihine kadar geçici iş göremezlik ödeneği ödediği anlaşılmakla bu sürelerin geçici iş göremezlik dönemi olarak kabulüyle bu dönemde % 100 oranında iş göremez durumda olduğu gözetilerek çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının olduğunun kabulüne göre maddi zararını bilirkişinin hesaplaması ile hesaplanan bu zararından Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu kısmını düşmek kaydı ile çıkacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.